Homo floresiensis'in kalça kemikleri, hobbit lakablı bu insan türünün insana benzer biçimde yürüdüğünü gösterdi.
Polonya'da boynunda orak ve ayağında asma kilitle bulunan genç kadının mezarı, 17. yüzyılın vampir korkularına dair çarpıcı ipuçları sunuyor.
Danimarka'da bulunan 3.400 yıllık meşe tabuttaki "Egtved Kızı", Tunç Çağı yaşamına dair eşsiz bir bakış sunuyor.
Antik DNA'ya göre, Roma'nın çöküşünden sonra Küçük Macar Ovası'na gelen topluluklar yerel nüfuslarla karışarak karmaşık bir toplum kurmuş.
Viyana'da bir futbol sahasının altında bulunan Roma dönemine ait toplu mezar, en az 129 genç erkeğin iskeletini barındırıyor.
Hırvatistan'daki bir Roma kuyusunda bulunan 43 iskeletin, MS 3. yüzyıldaki Kıbrianus Vebası'nın kurbanları olabileceği düşünülüyor.
Tayvan ile Penghu Adası arasındaki deniz tabanından yıllar önce çıkarılan iki bacak kemiğinin Denisovalılara ait olduğu anlaşıldı.
İtalya'nın Lamen Vadisi'nde bulunan Neolitik döneme ait bir yenidoğan kalıntısı, doğuma müdahale edildiğine dair bilinen en eski kanıt oldu.
Kesildiğine dair izler taşıyan 55.000 yıllık Neandertal kemikleri, defalarca tekrarlanan yamyamlık olaylarına işaret ediyor.
Atina yakınlarındaki bir toplu mezarda bulunan zincirli erkeklerin analizi, bu kişilerin yabancı değil Atinalı olduğunu ortaya çıkardı.
Fare hücrelerine yerleştirilen Neandertal geni büyümeyi hızlandırdı. Aynı varyantı taşıyan modern insanlar da daha fazla kas kütlesine sahip.
Modern insanlarda erkekler uzun mesafeli yürüyüşe uygun bir pelvis evrimleştirirken, kadınlar Neandertallere benzeyen atasal biçimi korumuş.
Keltler eski dünyada savaşçı olarak büyük saygı görüyordu ama tüm savaşçılar erkek miydi, yoksa Kelt kadınları da savaşta çarpışıyor muydu?
Kenya'da bulunan 1,4 milyon yıllık ayak izleri, soyu tükenmiş bir insan akrabasının beden büyüklüğünü ve grup olarak yaşadığını gösteriyor.
Şili'deki İnka mumyalarından elde edilen Antik DNA, çiçek hastalığını Avrupalı kolonicilerin getirdiğine dair ilk moleküler kanıtı sunuyor.