Antik DNA, soyu tükenmiş bir türde daha önce hiç görülmemiş cinsiyet kromozomu kombinasyonuna sahip bir yünlü mamut ortaya çıkardı.
Zimbabve'de yeni keşfedilen 210 milyon yıllık bir dinozor, bu hayvanların bölgede nasıl çeşitlendiğine dair yeni ipuçları sunuyor.
Neredeyse tamamen korunmuş bir dinozor kafatası, Doğu Asya'dan daha önce bilinmeyen bir sauropod türünü ortaya çıkardı.
Çin'deki yeni bulunan fosillere göre bu Velociraptor kuzeni, ağaçlardan avlanan dört uzuvlu bir ejderhayı andırıyordu.
Bilim insanları, tesadüfen on yıllardır bir çekmecenin içinde saklı duran bir fosilin, Antarktika'dan bir dinozor olduğunu keşfetti.
Müzedeki 150 yıllık bir fosil üzerinde yapılan analizler, Sölekant türünün evrim tarihindeki 50 milyon yıllık kritik boşluğu doldurdu.
Etçil dinozorlardaki minik kolların evrimi, büyük olasılıkla saldırmak için kullanılan güçlü kafaların gelişiminin tetiklediği bir süreçti.
Yapılan bir çalışmada, bugüne dek Güneydoğu Asya'da bulunan en büyük dinozor olan yeni bir uzun boyunlu otçul dinozor türü tanıtıldı.
Avustralya'da jilet gibi keskin dişleri ve tenis topu büyüklüğünde gözleri olan "aldatıcı şirinlikteki" eski bir balina fosili keşfedildi.
Gobi Çölü'nde bulunan bu yeni therizinosaur, bilinenlerin aksine sadece iki parmaklı yapısıyla şaşırtıcı bir evrimsel fark sunuyor.
500 milyon yıllık kıskaçlı bir yırtıcı fosili, örümceklerin ve at nalı yengeçlerinin kökenini yeniden yazıyor.
Kelebek fosilleri nadirdir. İnce anatomik ayrıntıları ve kanat desenlerini koruyan örnekler ise tam anlamıyla istisnai.
250 milyon yıllık bir Lystrosaurus embriyosu fosili, memeli evriminde yumurtlama dönemine dair benzersiz ve somut bir kanıt sunuyor.
Yeni bir çalışmada uluslararası bir ekip, teruzorların güçlü uçuş için gerekli nörolojik yapıları nasıl evrimleştirdiğini ortaya koyuyor.
Oklahoma'da bulunan 300 milyon yıllık bir fosil, amniyot grubunun bugün kullandığımız solunum sistemine dair en eski kanıtları sunuyor.