Türk arkeolojisinin öncülerinden Halet Çambel’in Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışladığı arşivin bir kısmı müzayede evinde satışa çıkarıldı!

Türk arkeolojisinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Halet Çambel’in Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışladığı arşivden mektuplar, kartpostallar ve çeşitli evrakların yer aldığı lotlar, Phebus Müzayede tarafından satışa çıkarıldı. Bu durum hem hukuki hem de etik açıdan ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Cumhuriyet gazetesinden Öznur Oğraş Çolak’ın haberine göre, Prof. Dr. Halet Çambel’in Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlanan arşivinden parçalar müzayedede satışa çıkarıldı.
Halet Çambel kimdir?
1916’da Berlin’de doğan Halet Çambel, Türk arkeolojisini şekillendiren en önemli isimlerden biri. Türkiye’nin Hititler üzerine ilk uzmanlarından olan Çambel, yalnızca bir arkeolog değil, aynı zamanda eğitimci, dilbilimci, çevreci ve etnograftı. 1936 Berlin Olimpiyatları’nda eskrim dalında Türkiye’yi temsil eden ilk Türk kadın sporculardan biri oldu.
(İlgili: Halet Çambel: “Halkın içinde bir büyü”)
Karatepe’de başladığı kazıları ekip dağıldıktan sonra bizzat sürdüren Çambel, Hitit hiyeroglifleriyle Fenike yazısının bir arada kullanıldığı ikidilli yazıtları gün yüzüne çıkardı. Bu keşif Hitit hiyerogliflerinin çözülmesini sağladı. Türkiye’nin ilk açık hava arkeoloji müzesini kuran, Karatepe bölgesinde kız çocuklarını okutmaya çalışan, köylülerin sağlığıyla bizzat ilgilenen Çambel için Yaşar Kemal şöyle yazmıştı: “Halkın içinde o bir büyüydü.” 2014’te hayatını kaybeden Çambel, Arnavutköy’deki “Kırmızı Yalı”sını ve tüm arşivini Boğaziçi Üniversitesi’ne bağışlamıştı.
Bağıştan Satışa
Şimdi ise o bağışın bir bölümü müzayede kataloğunda. Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Serhat Şahin, satışı fark ettikten sonra Phebus Müzayede yetkililerini arayarak acil durdurulmasını talep ettiğini ancak yanıt alamadığını belirtiyor.
Şahin’in dikkat çektiği tablonun boyutları yalnızca bu satışla sınırlı değil. Sayıştay raporlarına göre, Halet Çambel’e ait 1.376 taşınırı kayıt altına alan komisyon nadir eserler konusunda uzman değildi. Yapılan kayıt hatalıydı ve sonraki komisyon da bu hatayı sürdürdü. Bunun yanı sıra beş koleksiyon ve bir arşivin (Abdullah Kuran, Aziz Oğan, Feza Gürsey, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Robert Kolej ve diğerleri) taşınır girişlerinin hiç yapılmadığı da raporlarda yer alıyor.
Maddi tabloya bakıldığında rakamlar dikkat çekiyor: 2022’de 3.000 tarihi eserin Kandilli’den Kırmızı Yalı’ya taşınması için 519.200 TL harcanmış; 2023’te yalı için 672.000 TL tadilat bedeli ödenmiş; 2024’te çatı onarımı için ise üniversite bütçesinden 1.446.936 TL çıkmış. Tüm bu harcamalara karşın belgeler hâlâ tasnif edilmemiş, bazıları müzayede salonlarına düşmüş.
Şahin, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü, üniversite vakfı yönetim kurulu ve Çambel arşivinden sorumlu akademisyenlerin kamuoyunu aydınlatmakla yükümlü olduğunu vurguluyor. “Halet Çambel’in ve eşi Nail Çakırhan’ın bu kadim ülke için yaptıklarının unutulmaması adına bu süreci sonuna kadar takip edeceğim” diyor.
Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Serhat Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:
“Ocak 2025’de Halet Çambel’in Boğaziçi Ünv. Vakfı’na bağışladığı yalısının satışının yapılacağı, vakfa bağışladığı eşsiz terekesinin müzayedelerde satıldığını uyarmıştık. Bunun son üzücü satışı da @phebusmuzayede tarafından yapılmakta maalesef. phebusmuzayede tarafından “Arkeolog Halet Çambel terekesinden çok sayıda mektuplu kartpostal ve evrak lotu” şeklinde yapılmakta maalesef. Yetkilileri aradım satışın acil durdurulması gerektiğini istedim. Maalesef bugüne kadar tarafıma bir geri dönüş olmadı. Ayrıca Halet Çambel’in üniversiteye bağışladığı değerli tefrikadaki Sayıştay’ca belirlenen eksiklikler ve söz konusu belgelerin uzmanlar tarafından tasniflerinin yapılmamış olması ve müzayedelerde satışa çıkarılıp satılması da başka bir hukuki takip süreci. @muratagirel
“YAĞMA” kitabı ve Sayıştay raporunda taşınır girişleri dahi yapılmamış 5 koleksiyon,1 arşiv (Abdullah Kuran, Aziz Oğan,Feza Gürsey,İsmail Hakkı Baltacıoğlu,Robert Kolej,Amerikan Kız Koleji, Boğaziçi Üniversitesi Arşivi, Scott Aile Koleksiyonu) daha var. Sayıştay raporlarında kayda giren Halet Çambel’e ait 1376 adet taşınırın kayda alma işlemini yapan komisyonun nadir eserler konusunda uzman olmadıkları ve yapılan kaydın hatalı olduğu ve yeni oluşturulan komisyonun da hatalı işlemi devam ettirdiğini de belirtmek isterim. Yine Sayıştay raporunda “Halet Çambel Yalısına ait 3000 Adet Tarihi Eserin Uygun Koruma Önlemleri Alınarak Kandilli Rasathanesi Depolarından Halet Çambel Yalısı’na Taşınması İşi”için 2022 yılında 519.200 TL harcanan paraya karşılık bu eşsiz evraklar boş duran yalıya taşındı mı? Yalının Restorasyonu’nu Kalkınma Bankası yapmasına rağmen Tadilat İşi” için 2023 yılında 672.000 TL ve “Halet Çambel Yalısı ve Müze Binası Çatı Onarım İşi” için de 2024 yılında 1.446.936 TL üniversite bütçesinden harcama yapılmış bulunmaktadır.” tespitleri neyi ifade ediyor? Acil cevap bekleyen bu bilgiler ışığında Halet Çambel Terekesi ve bu garabet durumlar hakkında hem @phebusmuzayede hem de @buvakif @MNaciinci kamuoyunu aydınlatmakla yükümlüdürler. Arkeolog Halet Çambel’in, eşi Nail Çakırhan’ın aziz hatıralarına ve aziz Türk milleti adına.”
Boğaziçi Üniversitesi Medya Merkezi ise sosyal medyadan iddialara böyle cevap verdi:
“Bugün çeşitli basın yayın organlarında çıkan, merhume “Halet Çambel’in Üniversitemize bağışladığı arşivin müzayedede satışa çıkarıldığı”na ilişkin haberler üzerine kamuoyunu bilgilendirme gereği doğmuştur.
Söz konusu haberde yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Boğaziçi Üniversitesi envanterinde bulunan, tarihi ve kültürel değeri haiz herhangi bir arşivin satılması, devredilmesi veya elden çıkarılması kesinlikle söz konusu değildir. Üniversitemiz, kendisine emanet edilen tüm akademik ve kültürel mirası titizlikle korumakta ve gelecek kuşaklara aktarılması için gerekli tüm sorumluluğu yerine getirmektedir.
Ayrıca, merhume Halet Çambel’e ait kültürel mirasın korunması ve zenginleştirilmesi amacıyla, mevcut koleksiyonumuzu tamamlayacak nitelikteki diğer eserlerin de temin edilerek Üniversitemiz bünyesindeki koleksiyona kazandırılması yönünde gerekli girişimler başlatılmıştır.
Doğruluğu Üniversitemize teyit ettirilmeden yayımlanan bu tür yanıltıcı haberlerin gazetecilik etik ilkeleriyle bağdaşmadığını önemle vurgular; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına gerekli hassasiyetin gösterilmesini beklediğimizi ifade ederiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Cumhuriyet gazetesi. Öznur Oğraş Çolak. 1 Mayıs 2026.
You must be logged in to post a comment Login