Antik DNA, Arjantin’de neredeyse 8.500 yıl yaşamış, fakat başkalarıyla nadiren etkileşime girmiş gizemli bir yerli soy hattını ortaya koydu.
Rapa Nui’deki felaket düzeyindeki ormansızlaşmanın suçlusu yalnızca insanlar olmayabilir, istilacı sıçanlar de bunda pay sahibi.
Arkeologlar, Caral'da geride bırakılan eserlerin, nüfusun şiddete başvurmadan kuraklıktan nasıl kurtulduğunu gösterdiğini ortaya koydu.
Meksika’da yaklaşık 3.000 yıllık bir Maya yerleşiminin, kilometrelerce uzanan bir kozmogram biçiminde inşa edildiği anlaşıldı.
Araştırmacılar, Maya takvimi ve bu takvimin özellikle de tutulmaları öngörebilme yeteneği hakkında yeni bilgiler elde etti.
Kana susamış bir Güney Amerika tanrısını betimleyen 1.500 yıllık bu altın takı, Moche'ler tarafından burun süsü olarak kullanılıyordu.
Maya dili uzmanları, geçen yıl keşfedilen taş bir yazıtta daha önce bilinmeyen güçlü bir Maya kraliçesinin adını çözdü.
Yeni bir analiz, Amerika kıtasına giren ilk insanların yaklaşık 20.000 yıl önce Japonya’dan deniz yoluyla gelmiş olabileceğini öne sürüyor.
1.300 yıllık dışkı, Meksika’daki ‘Ölü Çocuklar Mağarası’nda tarihöncesi insanların patojenlerle boğuştuğunu ortaya koyuyor.
Klasik Maya kentleri; iklim, çatışma ve tarımsal yatırımların kesişimiyle yükselip kırsal yeniden cazip olduğunda çözülerek terk edilmiş.
Meksika’nın Zimapán bölgesinde bulunan ve 1.000 yıl önce yaşamış genç bir erkeğin bağırsak florasına dair bilgiler çıkarıldı.
Bir arkeolog, Andlar'da bazıları 150 metreyi bulan V-şeklindeki taş yapıların ne amaçla kullanıldığına dair ipuçlarını bir araya getiriyor.
Psikedelik karışımlı biralar, Peru’daki İnkalar öncesi imparatorluğun elitlerle yakınlık kurmasına ve gücü pekiştirmesine yardımcı olmuş.
Yıllar boyunca araştırmacılar, Rapa Nui’nin (Paskalya Adası) eski halkının ikonik moai heykellerini nasıl hareket ettirdiğini merak etti.
1715’te İspanyol gemileri, Amerika kıyısında fırtınaya yakalanıp parçalandı ve çok sayıda altın, gümüş ve mücevher Atlantik’in dibine gömüldü.