Teos antik kentinde bulunan yeni yazıtlar, MÖ 1. yüzyılda yaşamış Romalı tüccarların yerel ekonomiyle kurduğu bağı gün ışığına çıkarıyor.

Arkeologların Seferihisar yakınlarındaki Teos antik kentinde yürüttüğü çalışmalar, Roma İmparatorluğu’nun ekonomik ağlarının Anadolu’nun kıyılarına nasıl kök saldığını gösteren yeni kanıtlar sundu.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerince yürütülen kazılarda 2021 yılında Dionysos Kutsal Alanı’nda keşfedilen iki mermer yazıt, sadece taş üzerine kazınmış isimler değil, aynı zamanda iki bin yıl önceki bir iş birliğinin ve minnetin de belgesi niteliğinde. Kentin pazar yerindeki düzenden sorumlu bir yöneticinin yabancı iş insanları tarafından ödüllendirilmesi, antik çağın küresel ticaret ağlarına dair bize neler söylüyor? Bulguları analiz eden araştırmacı Tolga Uzun, sonuçlarını Belleten dergisinin Nisan 2026 sayısında yayımladı.
Teos, Hellenistik Dönem boyunca ekonomik açıdan oldukça güçlü ve canlı bir merkez olarak dikkat çekiyordu. Kentin gelir kalemleri arasında tahıl üretimi, kaliteli şaraplar, zeytinyağı, kereste ve yün dokumacılığı gibi stratejik ürünler başı çekiyordu.
(İlgili: İzmir’de Sanatçılara Kucak Açan Bir Antik Kent: Teos)
Ancak kenti sadece bir tarım merkezi olarak görmek eksik olur; zira dünyaca ünlü Dionysos Tapınağı, burada düzenlenen görkemli festivaller ve Dionysos Sanatçılar Birliği kenti bir cazibe merkezi haline getirmişti.
Bu ticari canlılık, Roma’nın sınırlarını genişlettiği MÖ 2. yüzyıldan itibaren İtalya’dan gelen girişimcileri de bölgeye çekti. Özellikle Teos çevresindeki mermer ocaklarından çıkarılan ve Roma’daki kamu binalarında sıkça kullanılan “Lucullus Mermeri” (Africano), bu ilginin en önemli sebeplerinden biriydi.
Arkeologların son yıllarda agorada bulduğu Tanrıça Roma ve Augustus Tapınağı’na ait yapı yazıtı da Romalıların bu kentte sadece misafir değil, sosyal ve mimari hayata finansal destek sunan aktif bir topluluk olduğunu kanıtlıyor.

Pazar denetçisine Romalı tüccarlardan altın çelenk
2021’deki kazılarda bulunan ilk yazıt, Apollonides’in oğlu Menophantos adındaki bir yerel yöneticiyi konu alıyor. Yazıtta, kentte ticaretle uğraşan Romalıların, görevini başarıyla yürüten bu agoranomosu (pazar denetçisi) altın bir çelenkle onurlandırdıkları yazıyor.
Agoranomosluk, antik Yunan kentlerinde pazarın düzeninden, fiyatların denetlenmesinden ve ticaretin sorunsuz ilerlemesinden sorumlu olan kritik bir makamdı.
Aynı alanda bulunan ikinci yazıt ise bu onurlandırma eyleminin sadece yabancı tüccarların bir teşekkürü olmadığını, kentin halk meclisinin (demos) de aynı yöneticiyi takdir ettiğini gösteriyor.
İki mermer levhanın da benzer boyutlarda olması ve aynı usta elinden çıkmış gibi görünmesi, bu ödül törenlerinin eş zamanlı yapılmış olabileceğine işaret ediyor. Yazıtlardaki harf karakterleri, bu taşların MÖ 1. yüzyılın sonlarına, yani Roma’nın bölgedeki etkisinin zirveye çıktığı bir döneme ait olduğunu gösteriyor.
Bu “Romalı Tüccarlar” kimdi ve nasıl örgütlenmişlerdi?
Bu bulgularda geçen “pragmateuomenoi” terimi, araştırmacılar için oldukça değerli bir ipucu sunuyor. Latince “negotiatores” kelimesinin Yunanca karşılığı olan bu terim, sıradan perakendecileri değil; büyük sermaye sahibi, bankacılık ve finans işleriyle uğraşan üst düzey iş insanlarını tanımlıyordu.
Cicero gibi antik yazarların metinlerinden anladığımız kadarıyla, bu kişiler Roma Devleti’ni eyaletlerde ekonomik anlamda temsil eden, siyasi nüfuza sahip figürlerdi.
Araştırmacılar, Menophantos’un bu tüccarlar için tam olarak ne yaptığını henüz kesin olarak belirleyememiş olsa da bazı güçlü tahminler yürütüyorlar. Muhtemelen kentin ünlü mermerlerinin sevkiyatı sırasında yaşanan nakliye sorunlarını çözmüş, gümrük anlaşmazlıklarını gidermiş ya da ticaretin güvenliğini sağlayacak kararlar almıştı. Menophantos’un sağladığı bu kolaylıklar, Romalı iş insanlarının bölgedeki kârlarını ve operasyonlarını doğrudan etkilemiş olmalıydı.
Antik bir “Ticaret Odası”: Conventus
Teos’taki bu bulgular, “conventus” adı verilen ticari birliklerin yapısını anlamak açısından da büyük önem taşıyor. Romalı tüccarlar, gittikleri yabancı kentlerde bireysel hareket etmek yerine, bir nevi ticaret odası gibi işlev gören bu gayri resmi birlikler çatısı altında toplanıyorlardı.
Conventuslar, üyelerine hem hukuki hem de ticari bir koruma kalkanı sağlıyor, yerel yöneticilerle olan ilişkileri kurumsal bir düzeyde yürütmelerine imkan tanıyordu.
Teos’ta bulunan bu yeni belgeler, daha önce sadece Efes, Bergama veya İzmir gibi devasa metropollerde yoğunlaştığı düşünülen bu ticari örgütlenmelerin, aslında Ege kıyısındaki daha küçük ama stratejik liman kentlerinde de ne kadar sistematik çalıştığını kanıtlıyor.
Uzun’a göre, Romalı kimliğinin sadece askeri seferlerle değil, bu tür ekonomik etkileşimler ve kurulan dostluk köprüleri üzerinden yerel toplumlara nasıl nüfuz ettiğini bu taş levhalar sayesinde daha net görebiliyoruz. Tüccarların bir agoranomosa sunduğu altın çelenk, antik ekonominin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, güven ve prestij üzerine kurulu bir dünya olduğunu hatırlatıyor.
Peki, Teos’un mermer ocakları ve pazar yerleri daha ne gibi ayrıntılar barındırıyor? Romalı tüccarların bu kentteki sosyal hayata tam olarak ne kadar entegre olduğu ve yerel halkla başka hangi alanlarda iş birliği yaptığı sorusu, gelecekteki kazıların getireceği yeni bilgilerle daha da derinleşmeyi bekliyor.
10 Mayıs 2026.
Makale: Uzun, T. (2026). Teos’taki Romalı Tüccarlar. BELLETEN, 90(317), 99-126.
You must be logged in to post a comment Login