İmparator Carus, Pers topraklarındaki bir askeri sefer sırasında öldü. Peki ölüm sebebi cinayet miydi, hastalık mı, yoksa yıldırım mı?

Roma imparatorlarının zamansız ölümlerle hayattan ayrılmak gibi bir alışkanlığı vardı fakat özellikle bir hükümdarın çok ani biçimde görevden ayrıldığı söyleniyor. MS Eylül 282’den itibaren bir yıl boyunca imparatorluğu yöneten Carus’un, Pers topraklarında kazandığı görkemli bir askeri zaferin ardından yıldırım çarpması sonucu öldüğü anlatılıyor. Ancak bütün tarihçiler bu olası görünmeyen anlatıya ikna olmuş değil.
Bugünkü Fransa topraklarında doğduğu düşünülen Carus iktidara biraz şüpheli koşullarda gelmişti. Bazı kaynaklar onu, kendisinden önceki imparator Probus’un öldürülmesinde suçlu gösterirken bazıları onu bu suçsuz buluyor. Tahta çıktıktan sonra Carus, Roma ordusunu Pers topraklarının derinliklerine kadar götürdü ve başkent Ctesiphon’un ötesine geçtiği ünlü ilerleyişiyle MS 283’te “Pers Topraklarında Büyük Galip” anlamına gelen Persicus Maximus unvanını kazandı.
Ne var ki Carus, tam da bu zafer anında Dicle Nehri kıyısında aniden öldü. Maalesef son anlarına dair bildiğimiz her şey, olayın yaşandığı dönemde henüz hayatta bile olmayan antik tarihçilerden geliyor. Bu da herhangi bir anlatıya güvenmeyi oldukça zorlaştırıyor.
(İlgili: Roma İmparatorlarının En Tuhaf Takıntıları ve Alışılmadık Sonları)
Carus’un ölümüne dair en sık atıfta bulunulan anlatı, oldukça tartışmalı bir kaynak olan Historia Augusta’da yer alıyor. Bu eser pek çok Roma imparatorunun yaşamını anlatmasına rağmen genel anlamda güvenilmez sayılıyor ve süslemeler ile yanlışlıklarla dolu. Yine de Carus’un ölümünden yaklaşık bir yüzyıl sonra bilinmeyen bir yazar tarafından kaleme alınan bu antik kaynak, “ölümü sırasında o kadar şiddetli bir gök gürültüsü koptu ki söylendiğine göre pek çok kişi yalnızca korkudan öldü… ve bu sırada o da son nefesini verdi” ifadesini içeriyor.
Ne var ki aynı metin şüphe uyandıracak biçimde, “Kader”in hiçbir Roma hükümdarının Ctesiphon’u fethetmesine izin vermediğini ve dolayısıyla bu ölümcül darbenin, tanrıların iradesine itaatsizlik eden Carus’a bir tanrısal ceza olarak indirildiğini ileri sürüyor. Bu nedenle bazı tarihçiler, yıldırım hikayesinin Pers topraklarını uğursuzluk diyarı olarak gören batıl inançlı Romalılar tarafından uydurulmuş olabileceğinden şüpheleniyor.
Bir başka dikkat çekici nokta da şu: Historia Augusta aslında Carus’un bilinmeyen bir hastalıktan öldüğü fakat son nefesinin tesadüfen büyük bir yıldırım fırtınasına denk geldiği şeklinde çelişen bir anlatıya da değiniyor. Aslında çoğu tarihçi, Carus’un bir hastalığa kurban gittiği fikrine yatkın. Gelgelelim ölümüne eşlik ettiği söylenen efsanevi fırtınanın yankısı birden çok kuşak antik Roma yazarına ulaşmış görünüyor.
Örneğin MS 283’te henüz doğmamış olan Eutropius ve Aurelius Victor, Carus’un bir “yıldırımla” öldüğünü yazıyor. Yine de modern akademisyenler bu açıklamayı kabul etmekte isteksiz ve buna karşı pek çok başka argüman ileri sürülmüş durumda.
Bu argümanlardan biri, Carus’un aslında rakibi Diocletianus ya da onun destekçileri tarafından öldürüldüğü fikri. Bu teoriyi göz ardı etmek özellikle zor. Çünkü Carus’un her iki oğlu da kısa süre sonra öldürüldü. Bu da Diocletianus’un kendisinin tahta çıkabilmesi için imparatoru ve mirasçılarını ortadan kaldırmak istediğine işaret ediyor.
Bu fikri daha da güçlü kılan şey, Roma imparatorlarının büyük çoğunluğunun aslında suikaste kurban gitmiş olması. Doğal sebeplerle ölenlerin oranı dörtte birden de az. İstatistiksel olarak bakıldığında, Carus’un yıldırım çarpmasına maruz kalmaktan çok suikaste uğramış olması çok daha olası görünüyor.
Maalesef güvenilir birinci el kaynak eksikliği nedeniyle Carus’un gerçekten yıldırım çarpmasıyla ölüp ölmediğini muhtemelen hiçbir zaman kesin olarak öğrenemeyeceğiz. Eğer durum gerçekten buysa, yıldırım çarpma olasılığının yaklaşık 15.300’de bir olduğu düşünüldüğünde, yaşlı imparatorun kendisini akıl almaz biçimde şanssız sayması gerekiyor.
Yine de bu olasılık tamamen göz ardı edilemez, çünkü daha da tuhaf şeyler yaşandığını biliyoruz. Bunlardan biri, yedi farklı seferde yıldırım çarpmasına maruz kalarak dünya rekoru kıran eski ABD park korucusu Roy Sullivan.
IFL Science. 29 Mayıs 2026.
You must be logged in to post a comment Login