Peru'da İnka öncesi Chimu uygarlığına ait, en az 38 kişiyi ve zengin cenaze hediyeleri barındıran, 600 yıldır mühürlü bir mozole bulundu.
Üzüm tohumlarının DNA'sı, İspanya'da bağcılığın Romalılardan yüzyıllar önce, yaklaşık 3.000 yıl önce Fenikelilerle başladığını gösteriyor.
Avustralya'da bir kaya sığınağındaki fosiller, Tazmanya şeytanlarının 45.000 yıl önce insanların çevresinde leş yiyerek yaşadığını gösteriyor.
Britanya'nın en yüksek tarihöncesi taş dizisi Devil's Arrows'un 25 tonluk taşları, Brimham Rocks'tan en az 18 kilometre taşınmış.
Helsinki'nin kuzeyinde 4,5 kilogram sikke ve takı içeren, Finlandiya'da bulunmuş en büyük Viking Çağı gümüş koleksiyonu ortaya çıkarıldı.
Araştırmacılar, 5.300 yıl önce yaşayan Buz Adam Ötzi'nin ultra yüksek çözünürlüklü bir dijital ikizini oluşturdu.
Levant'taki büyük orman yangınları, doğal olarak pişmiş kili açığa çıkararak Neolitik toplulukları çömleğin icadına yöneltmiş olabilir.
Hadrianus Villası'nda bulunan bir yazıt, Romalıların düşen yıldırımları tanrı Summanus'a bağlayıp kutsal sayarak gömdüğü ritüeli belgeledi.
Ankara Gölbaşı'ndaki Külhöyük'te, 4.000 yıllık bir Hitit kabında endemik Sevgi Çiçeği'nin bilinen en eski tohumları bulundu.
Çin'deki bir Song hanedanı limanında bulunan tohumların DNA'sı, antik kavunların Güney Asya'dan geldiğini ve tatlı olmadığını ortaya koyuyor.
Endonezya'da iki avcı-toplayıcının dişlerindeki oyuklar, buzul çağında diş ağrısı için betel cevizi çiğnediklerini gösteriyor.
Çin'deki mağarada Denisovalılara ait ilk doğrulanmış kol kemiği bulundu. Burası, Sibirya dışındaki en zengin Denisovalı fosilini barındırıyor.
Orta Çağ el yazmalarının parşömeninden çıkarılan DNA, koyun çiçeği virüsünün en az 3.500 yıldır Avrasya sürülerini etkilediğini gösteriyor.
Üç mağaradan çıkan kemikler, Neolitik yamyamlığın katliamdan ritüele uzanan, 1.500 yıla yayılmış farklı olaylar olduğunu ortaya koyuyor.
Danimarka'da bir mezarda bulunan 3.400 yıllık katlanır sandalye, Tunç Çağı Avrupası'ndan günümüze ulaşan tek eksiksiz ahşap sandalye.