Bilim insanları, bünyemizdeki Neandertal gen mirasının neden tamamının doğal seçilim yoluyla elenmediğini anlamaya çalışıyor.
Fransa'daki bir Neolitik mezar alanında saptanan genetik kopuş, 5.000 yıl önce yaşanan dramatik bir nüfus çöküşünü ve değişimini kanıtlıyor.
Bilinen en iyi korunmuş Neandertal bebek iskeletinin analizi, Neandertallerin küçük çocukken çok daha hızlı büyüdüğünü düşündürüyor.
Yaklaşık 1.500 yıl önce Kore'de yaşamış onlarca insana ait iskeletin genomik analizi, özel bir kurban kastının varlığını ortaya koydu.
İnsanlar 5.000 yıl önce megalitik mezar inşa etmeyi bıraktıktan sonra bunları, güneyden gelen başka topluluklar kullanmaya devam etti.
Eldeki para, mezarlığın terk edilmesinden çok sonra, 1858 ile 1862 yılları arasına tarihleniyor. Ama asıl soru şuydu: El neden yeşil?
İspanya'da Neolitik dönem anıtına gömülen bir Orta Çağ adamının genetik kökeni çözüldü fakat dini inancı hâlâ gizemini koruyor.
Neandertaller ölülerini gömmek için ilk kez Orta Doğu'da bu pratiği uyguladı; fakat bu gelenek Avrupa'ya çok daha sonra ulaştı.
Kuzey Doğu Asya'daki avcı-toplayıcılar, çiftçiler tarafından hızla yerinden edilmek yerine ısınan dünyaya uyum sağlayarak varlığını sürdürmüş.
Vietnam'daki Neolitik dönemde yaşamış üç çocuğun kalıntıları, frenginin kökeni hakkındaki uzun süredir kabul gören fikirleri sorguluyor.
Modern insan DNA'sının yaklaşık yüzde 20'si, bir milyon yıldan daha önce soyumuzdan ayrılmış gizemli bir hominin türünden geliyor.
Denisova Mağarası'nda bulunan 110.000 yıllık bir kemik parçası, on bin yıl arayla yaşayan iki Neandertalin uzak akraba olduğunu kanıtlıyor.
Homo erectus dişileri, yavrularını şempanzelerden daha erken sütten kesiyordu ve bu strateji ancak iş birliğiyle mümkün olabilirdi.
Yeni analizler, Sümerlerin metinlerinde yazan balık ziyafetlerinin sıradan halkın sofrasında pek de yeri olmadığını ortaya çıkardı.
Geniş mesafelere yayılmış küçük ve izole gruplar halinde yaşayan Neandertaller, sıklıkla soy için üremek zorunda kalıyordu.
Eski toplumların vücutları üzerinde yaptığı değişiklik türleri, binlerce yıllık güzellik ve aidiyet arayışını tüm çıplaklığıyla yansıtıyor.
Eski iskeletlerde yaşlanma izleri ile hastalık izlerini birbirinden ayırt etmek, ölüm yaşı tahminlerini doğrudan etkiliyor.
Bilim insanları, Galya'lıların ölülerinin bir kısmını neden yüzü batıya dönük oturur pozisyonda gömmeyi seçtiğini anlamaya çalışıyor.
Kenya'da bulunan Homo habilis iskeleti, bu türün Homo cinsine değil başka bir gruba ait olabileceği tartışmasını yeniden alevlendirdi.
Üç iskeletin göğsüne yerleştirilmiş küçük demir çiviler, antik Roma gömme pratiklerine dair sıra dışı bir ayrıntıyı koruyor.