Rönesans dönemi Medici ailesinin iki üyesinin kemikleri üzerinde yapılan bir antik DNA analizi, öldüklerinde sıtma taşıdıklarını doğruladı.
Avrupa'nın en büyük Kalkolitik Çağ mezarlığında bulunan çocuk kemikleri, 5.000 yıllık bir sağlık krizini gözler önüne seriyor.
Veba kurbanlarının bilinen en eski kanıtı Sibirya'da bulundu ve bu kanıt, özellikle çocuklar için ölümcül olabilecek bir gen taşıyordu.
Küresel hastalıkların taşıyıcısı olan sivrisinek türlerini biyoteknolojiyle yok etmek ekosistem için ne kadar büyük bir risk taşır?
Kuzey Kutbu'nda bulunan balina avcıları, denizcilerin ağır iş yükü, tütün kullanımı ve iskorbüt hastalığıyla mücadele ettiğini gösteriyor.
Yapılan analizlere göre 19. yüzyıl Fransa'sında raşitizm ve iskorbüt geçiren bir çocuk cıva ile tedavi edilmeye çalışılmış.
Antik Mısır katiplerinin kalça, çene ve başparmaklarında görülen hasarlar, sürekli yazı yazmanın bedeni olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.
Bolivya'da bulunan 700 yıllık bir mumyanın DNA analizi, Streptokok bakterisinin Avrupalılardan önce Amerika kıtasında var olduğunu kanıtladı.
Güneydoğu Balkanlar'daki Antik Roma lazımlıklarından alınan dışkı kalıntılarının analizi, 1.800 yıl önceki insanlara dair yeni bulgular sundu
Arkeologlar, kemik ve dokuları birer arşive dönüştüren paleopatoloji sayesinde tarihöncesi hastalıkları tanımlayabiliyorlar.
Sessiz bir katil, 74.000 yıl boyunca erken insanların Afrika'nın hangi bölgesinde hayatta kalabileceğini belirlemiş.
İnsanlar 5.000 yıl önce megalitik mezar inşa etmeyi bıraktıktan sonra bunları, güneyden gelen başka topluluklar kullanmaya devam etti.
Vietnam'daki Neolitik dönemde yaşamış üç çocuğun kalıntıları, frenginin kökeni hakkındaki uzun süredir kabul gören fikirleri sorguluyor.
Antik DNA, herpes virüsünün Demir Çağı'ndan bu yana insan kromozomlarına entegre olarak nesilden nesile aktarıldığını gösteriyor.
Eski iskeletlerde yaşlanma izleri ile hastalık izlerini birbirinden ayırt etmek, ölüm yaşı tahminlerini doğrudan etkiliyor.
Roma kalesi Vindolanda’daki tuvalet çökeltilerinin analizi, en az üç parazitin Roma askerleri arasında yaygın olduğunu ortaya koydu.
Kolombiya'da keşfedilen 5.500 yıllık iskelet, frenginin Amerika kökenli olduğuna dair en eski kanıtı sunuyor.
Araştırmacılar, Bizans İmparatorluğu’nda milyonlarca insanı öldüren Jüstinyen Vebası sırasında yaşanan krize dair Ürdün'de kanıtlar buldu.
Antik Mezopotamya tıp metinleri, kulak ve dalak rahatsızlıklarının tedavisinde kutsal mekânların rolünü ortaya koyuyor.
Arkaim yerleşiminden 4.000 yıllık bir koyun kemiğinde Yersinia pestis DNA’sı bulunması, Tunç Çağı vebasının nasıl yayıldığını gösteriyor.