Etiyopya’da bulunan 100.000 yıllık kemikler, çok yüksek sıcaklıklarda yandıklarına dair izler taşıyor. Bu bilinen en eski kremasyon olabilir.

Araştırmacılar, 100.000 yıl öncesine tarihlenen ve insan kremasyonuna dair bilinen en eski kanıtları keşfetti. Yeni bulgular, erken Homo sapiens’in nasıl yaşadığına, nasıl hareket ettiğine ve çevresine nasıl uyum sağladığına dair ayrıntılı bir bakış sunuyor.
Ekip, Etiyopya’nın Afar’daki Orta Awash sit alanını 1980’lerin başından bu yana inceliyor. Ülkenin kuzeydoğusunda yer alan bu alan, Homo sapiens ve yakın akrabalarımıza ait olanlar dahil iyi korunmuş pek çok fosil için bir merkez konumunda.
Orta Awash çalışma alanının değerli olmasının nedeni, Miyosen’den (23-5,3 milyon yıl önce) Holosen’e (11.700 yıl öncesinden günümüze) kadar bölgedeki yaşamın bir kaydı işlevini gören bir kilometreyi aşkın tortu katmanı barındırması.
Bu son çalışmaya göre alan, yüksek sıcaklıklarda yakılmış Homo sapiens kemikleri içeriyor. Araştırmacılar bunun bilinen en eski kremasyon kanıtı olabileceğini düşünüyor. Eğer doğrulanırsa, on binlerce yıl farkla en eski olacak. Kemiklerde ayrıca büyük olasılıkla yırtıcılar tarafından açılmış ısırık izleri de görülüyor. Kalıntılar bunun ardından hızla gömülmüş gibi duruyor.
(İlgili: Afrika’nın Bilinen En Eski Ölü Yakma Alanı Keşfedildi)
Ekip, “Hem azı dişi hem de yüzeyde bulunan diğer parçalar; yaygın çatlama, kömürleşme, renk değişimi ve parçalanma biçiminde yüksek sıcaklıkta yanmaya dair kanıtlar gösteriyor” diyor.
Yüzey kazıma ve eleme teknikleri kullanan araştırmacılar, başka hominin parçaları ve iki taş yonga daha buldu. Bu da yanmış kalıntıların aynı noktada bulunduğuna işaret ediyor.
Ekip, “Modern adli bağlamlarda, bu kısmi insan iskeletinde görülenlerle eşleşen kemik ve diş değişiklikleri büyük olasılıkla, çoğu kır yangınında gözlemlenenden daha yüksek ateş şiddetlerini içeren bilinçli bir kremasyon olarak sınıflandırılırdı” diyor.
“Burada da durum böyleyse, bu dünyanın bilinen en eski kremasyonu ve Orta Paleolitik’te daha önce bilinmeyen bir ölü gömme uygulaması olur.”
Yine de ekip temkinli olmaya çağırıyor. Alanda yoğun yanma kanıtlarının bulunduğunu, bunların büyük olasılıkla kremasyon dışındaki kaynaklardan da gelebileceğini belirtiyorlar. Bu yüzden de doğrulayıcı kanıtlar elde edilene kadar kesin bir sonuca varmıyorlar.
Araştırmacılar yanmış kalıntıların yanı sıra, çevredeki daha geniş bölgeye dair bilgi birikimine de katkı sundu. Özellikle yerel hidrolojik etkenlerin, yani eski Awash Nehri’nin taşkın döngülerinin, bölgedeki insan yaşamını iklim dalgalanmalarından daha büyük ölçüde etkilediğini savunuyorlar.
Geçtiğimiz on yıllarda alandan binlerce taş alet toplandı. Obsidyen nesneleri de içeren bu eserler, neredeyse hiç bozulmamış katmanlarda kalmış. Bu da araştırmacılara nesneler ile fosiller arasındaki uzamsal ilişkiye dair olağandışı bir kesinlikle bilgi sağlıyor. Bulgular bir arada, erken insanların mevsimlik taşkınlara bağlı olarak bölgeye kısa süreliğine ve tekrar tekrar döndüğünü düşündürüyor.
Finlandiya’daki Oulu Üniversitesi’nden Ferhat Kaya, “Bu araştırma, erken Homo sapiens’in çevresiyle nasıl etkileşime girdiğine dair kapsamlı bir kavrayış oluşturmamıza yardımcı oluyor. Bulgularımız, yerel su kaynaklı etken ve değişimlerin küresel iklim dalgalanmalarından daha belirleyici olduğunu gösteriyor” diyor.
3.000’den fazla hayvan fosili üzerinde yapılan analiz; maymunlar, kemirgenler ve büyük memelilerden oluşan çeşitli bir ekosistemi ortaya koyuyor. Bu kalıntılar üzerinde yapılan çalışmalar bilim insanlarına, erken insanların Doğu Afrika yarığındaki değişen çevre koşullarına nasıl uyum sağladığını yeniden kurgulama olanağı veriyor.
Bu özellikle önemli, çünkü Afrika’daki kökenlerimize dair bilgilerin büyük çoğunluğu, erken insan etkinliğinin çarpık bir tablosunu sunan mağara birikintilerinden geliyor. Orta Awash çalışma alanı gibi iyi korunmuş açık hava buluntuları son derece nadir, bu da onları paha biçilmez kılıyor.
IFL Science. 25 Mayıs 2026.
Makale: Y. Beyene, et al. 2026. Halibee member archaeology: Middle Stone Age environment, technology, and postmortem modifications, Proc. Natl. Acad. Sci. U.S.A. 123 (17).
You must be logged in to post a comment Login