2021 Şubat Ayının En Önemli 10 Arkeoloji Haberi

Şubat ayında Türkiye’de ve dünyada yapılmış en ilginç ve önemli arkeolojik keşifleri bu listede derledik.

10- Mısır’da 2.000 Yıllık Altın Dilli Mumya Bulundu

Arkeologlar, Taposiris Magna adlı antik bir Mısır yerleşim yerinde, 2.000 yıllık altın dilli bir mumya buldular.

Bu 2.000 yaşındaki mumya, muhtemelen ölen kişinin öbür dünyada konuşmasına yardımcı olması için altın bir dille gömülmüş. C: Egyptian antiquities ministry

Mısır Eski Eserler Bakanlığı, mumya yapan kişilerin, ölen kişinin öbür dünyada konuşabilmesini sağlamak için mumyaya altın dil yerleştirdiğini söylüyor. Örneğin, altın dilli mumya öbür dünyada yeraltı tanrısı Osiris ile karşılaşırsa, tanrı ile konuşabilmesi gerekirdi. Mumyanın hayattayken konuşma engeli olup olmadığı belli değil. Dilin neden özellikle altından yapıldığı da belli değil.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

9- Cengiz Han’ın Ölüm Nedeni Bulunmuş Olabilir

Yeni bir araştırmaya göre Cengiz Han, kan kaybından veya diğer nedenlerden değil, hıyarcıklı vebadan ölmüş olabilir.

Cengiz Han portresi, şu anda Taipei’deki Ulusal Saray Müzesi’nde bulunan birkaç Yuan imparatorunu (Yuandjai di banshenxiang) gösteren bir albümün sayfasından.

Cengiz Han’ın dünya üzerindeki etkisi iyi bilinirken, ölümü gizemlerle dolu. Cengiz Han’ın ailesi ve takipçilerine, ölümünü en gizli sır olarak tutmaları talimatı verildi. Çünkü bu ölüm, Moğolların 20 yıldan uzun süredir savaştığı bir imparatorluk olan Batı Xia’ya karşı savaşlarının hayati bir aşamasında gerçekleşti. Bilim insanları, Cengiz Han’ı sadece klinik belirtilerine bakarak değil, aynı zamanda Moğol birliklerinin ve düşmanlarının o sırada muzdarip olduğu hastalıklar hakkındaki bilgileri kullanarak teşhis ettiler ve semptomlarının o dönemde yaygın olan hıyarcıklı veba ile eşleştiğini gördüler.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

8- Bu Gravür, Bilinen En Eski Sembolik Kullanım Olabilir

120.000 yıllık bir yaban öküzü kemiği üzerindeki altı paralel çizgi, doğal yollarla değil, bir insan tarafından kasıtlı olarak yapılmıştı.

Levant’ta şimdiye kadar bilinen en eski gravür: C: Dr. Yossi Zaidner

Bilim insanları ve tarihçiler uzun zamandır taşlar ve kemikler üzerindeki gravürlerin, Orta Paleolitik Dönem’e (MÖ 250.000-45.000) kadar uzanan bir sembolizm biçimi olarak kullanıldığını tahmin ederken, bu teoriyi destekleyen bulgular oldukça nadirdi. Şimdi ise arkeologların yaptığı bir keşif, sembollerin bilinen en eski kullanımının ne olabileceğine dair kanıtlar ortaya çıkardı. Semboller, İsrail’in merkezindeki Ramle bölgesinde bir kemik parçasında bulundu ve yaklaşık 120.000 yaşında olduğuna inanılıyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

7- Bilinen En Eski Bira Fabrikası Mısır’da Ortaya Çıkarıldı

Arkeologlar, eski Mısır’ın en önemli arkeolojik alanlarından birinde bilinen en eski bira fabrikasına ait kalıntıları ortaya çıkardılar.

Arkeologlar, her biri 20 metre uzunluğunda ve 2,5 metre genişliğinde sekiz büyük birim buldu. C: Mısır Eski Eserler Bakanlığı

Eski Eserler Yüksek Konseyi genel sekreteri Mostafa Waziri, “bira fabrikasının”, Kahire’nin 450 km’den fazla güneyinde Nil Nehri’nin batısındaki çölde bulunan eski bir mezarlık olan Abydos’ta bulunduğunu söylüyor. Fabrika, ilk hanedan döneminin (MÖ 3150 – 2613) başında, eski Mısır’ı birleştirmesiyle tanınan Kral Narmer bölgesine ait. Arkeologlar, her biri 20 metre uzunluğunda ve 2,5 metre genişliğinde sekiz büyük birim buldu. Her birim, bira üretmek için tahıl ve su karışımını ısıtmakta kullanılan iki sıra halinde yaklaşık 40 çömlek kabı içeriyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

6- Antik DNA, Amerika’daki En Eski Evcil Köpeği Ortaya Çıkardı

Bulgular, köpeklerin bu kıtaya ayak basan ilk insanlara eşlik ettiği ve her ikisinin de oraya Pasifik kıyısından geldiği fikrini destekliyor.

PP-00128 etiketli bir kemik parçasının DNA analizi, bir köpekten geldiğini ortaya çıkarana kadar bir ayıya ait olduğu düşünülüyordu. C: Douglas Levere / Buffalo Üniversitesi

Araştırmacılar 1998’de Alaska’nın batı kıyısında tünel benzeri bir mağara kazmaya başladıklarında, eski ayıların kalıntılarını keşfetmeyi umuyorlardı. Bunun yerine, daha da ilgi çekici bir şey ortaya çıkardılar: Amerika’da bilinen ilk köpeğe ait küçük bir kemik parçası. Bulgular, köpeklerin bu kıtalara ayak basan ilk insanlara eşlik ettiği ve her ikisinin de oraya Pasifik kıyısı boyunca seyahat ettiği fikrini destekliyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

5- İspanya’da Bir Bar Yenilenirken İslami Hamam Bulundu

Muvahhidler döneminden kalma göz kamaştırıcı geometrik motifler, şehir barının yenilenmesi sırasında keşfedildi.

Hamam, Sevilla’nın kalbindeki popüler bir tapas barda keşfedildi. C: Paco Puentes / El Pais

Göz kamaştırıcı geometrik motifler ve sekiz köşeli yıldız şeklindeki çatı pencereleriyle dolu, muhteşem bir şekilde dekore edilmiş 12. yüzyıl İslami hamamı, güney İspanya’nın kalbindeki Sevilla’da, popüler bir tapas barın duvarlarından ve tonozlu tavanlarından beklenmedik bir şekilde ortaya çıktı. Restorasyon çalışmaları, Muvahhid halifeliğinin şu anda İspanya ve Portekiz’in büyük bir kısmının yanı sıra, kuzey Afrika’nın büyük bir bölümünü yönettiği 12. yüzyıla dayanan zarif bir tasarımı ortaya çıkardı.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

4- Antik Mısır Firavunu, Savaş Alanında Vahşice Öldürülmüş

Antik Mısır firavunu Seqenenre Taa II, savaş alanında hançer, balta ve mızraklı saldırganlar tarafından alt edilerek ölmüş olabilir.

Seqenenre Taa II’nin mumyası ilk olarak 1880’lerde keşfedildi. O zaman bile, arkeologlar firavunun yüzünde birkaç belirgin yara fark ettiler. C: Sahar Saleem

Bu keşif, firavunun zarar görmüş mumyasının yeni bir bilgisayarlı tomografi (BT) çalışmasına göre, eski mumyacıların gizlemeye çalıştığı yeni yüz yaralarını ortaya çıkardı. Firavunun alnında kocaman bir yarık, gözlerinin ve yanaklarının çevresinde kesikler ve kafatasının tabanında beyin sapına ulaşmış olabilecek bir bıçak yarası vardı. Görünüşe göre saldırganlar mağlup hükümdarı her taraftan kuşatmıştı.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

3- Avustralya’daki Bilinen En Eski Kaya Sanatı Bir Kanguru Çıktı

Yaklaşık 17.300 yıl önce kırmızı aşı boyasıyla boyanmış gerçek boyutlu bir kanguru, Avustralya’nın bilinen en eski kaya sanatı olarak belirlendi. 

Antik kanguru sanat eserinin renklendirilmiş bir görüntüsü. C: Damien Finch

Bu, Avustralya’daki en eski kaya sanatı tarzının, Endonezya ve Avrupa’da bulunan erken mağara sanatına benzer şekilde hayvanlara odaklandığını gösteriyor. Avustralya’nın her yerinde binlerce kaya sanatı sitesi bulunuyor. Özellikle Batı Avustralya’nın Kimberley bölgesi bu konuda oldukça zengin. Ancak, bu sanat eserlerinin ne zaman yapıldığını belirlemek için gereken mineraller ve organik materyaller bulmak zor olduğundan, tasvirlerin tarihlenmesi çok zor. Şimdi ise araştırmacılar, sanat eserlerinin altında ve üstünde bulunan eski yaban arısı yuvalarından gelen radyokarbon sinyalini ölçerek resimleri tarihlendirdiler.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

2- Pompeii’de Benzersiz Bir Tören Arabası Bulundu

Arkeologlar, MS 79 yılında volkanik patlamayla gömülen Pompeii’nin hemen dışındaki bir villada benzersiz bir tören arabası ortaya çıkardılar.

Demir, bronz ve kalaydan yapılmış, neredeyse mükemmel şekilde korunmuş dört tekerlekli araba, antik Pompeii duvarlarının yaklaşık 700 metre kuzeyinde, Civita Giuliana’daki eski bir villanın ahırlarının yakınında bulundu. Pompeii arkeoloji sahasının eski müdürü Massimo Osanna, arabanın bölgede keşfedilen türünün ilk örneği olduğunu söylüyor. Şimdiye kadar Pompeii’de ulaşım ve iş için kullanılan işlevsel araçlar bulunmuştu ancak tören arabası hiç bulunmamıştı.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

1- 17.000 Yıllık Deniz Kabuğu Borusunu Dinleyin

Fransa’da duvar resimleriyle dolu bir mağarada bulunan bilinen en eski deniz kabuğu borusundan, 17.000 yıl sonra ilk defa ses çıkarıldı.

Modern teknolojiyi kullanan yeni bir inceleme, kabuğun müzik yapmak için modifiye edildiğini buldu. C: GEORGES GOBET AFP

Fransa’daki bir müzede 17.000 yıldan fazla süren sessizliğin ardından yayınlanan yeni araştırma sonucunda tarih öncesi atalarımız tarafından boruya dönüştürülen bir kabuk tekrar çalındı. Bilim insanları, Atlantik ve Kuzey Denizi’nde hala mevcut olan bir büyük deniz salyangozu türüne ait olan bu eski deniz kabuğunun, türünün şimdiye kadar bulunan en eski nefesli çalgısı olduğuna inanıyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

BONUS

Defineciler Manisa’daki 2.700 Yıllık Tümülüsleri Kazdı

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login