2021 Kasım Ayının En Önemli 10 Arkeoloji Haberi

Kasım ayında Türkiye’de ve dünyada yapılmış en ilginç ve önemli arkeolojik keşifleri bu listede derledik.

10- Peru’da Bulunan 1.000 Yıllık Maske, İnsan Kanıyla Boyanmış

Yeni bir araştırmaya göre, eski bir iskeletin başında bulunan 1.000 yıllık bir maske, insan kanı kullanılarak boyanmış.

Kanla boyanmış maske, seçkin bir lider gibi görünen bir adamın kopmuş kafatasının üzerinde bulundu. C: Journal of Proteome Research

Arkeologlar, 1990’ların başında Peru’da eski bir mezarı kazarken altın maskeyi ortaya çıkardılar. MS 1.000 yılına tarihlenen mezar, 9. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar Peru’nun kuzey kıyılarında yaşayan Sicán kültüründen orta yaşlı seçkin bir adama aitti. Parlak kırmızıya boyanmış olan iskelet, 12 metre derinliğindeki bir mezarın ortasında başsız ve baş aşağı otururken keşfedildi. Kasten iskeletten ayrılan kafatası, sağ tarafa gelecek şekilde yerleştirilmiş ve kırmızıya boyalı maske ile kapatılmıştı. Bilim insanları, maskedeki kırmızı pigmenti, cıva ve kükürtten yapılmış parlak kırmızı bir mineral olan zinober olarak tanımladılar. Ancak şimdi yapılan analizler, kırmızı boyanın insan kanında bulunan altı proteini içerdiğini gösterdi.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

9- İsrail Kıyılarında, Haçlılara Ait 900 Yıllık Kılıç Keşfedildi

İsrail kıyılarında, evinden çok uzak olmayan bir yerde dalış yapan kişi, Haçlı seferleri zamanına tarihlenen 900 yıllık bir kılıca rastladı.

Kılıç, kabuklar ve deniz organizmaları ile kaplanmıştır. C: Shlomi Katzin / Israel Antiquities Authority

Bir metre uzunluğundaki kılıç, deniz canlılarıyla kaplı olmasının dışında “mükemmel durumda”. Araştırmacılar,  “Mükemmel durumda olan kılıç, güzel ve nadir bir bulgu. Kuşkusuz bir Haçlı şövalyesine aitti. Kılıç, deniz canlılarıyla kaplı bulundu ancak anlaşılan demirden yapılmış. Böyle kişisel bir nesneyle karşılaşmak oldukça heyecan verici.” diyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

8- Firavun II. Ramses’in Hazinedarının Mezarı Keşfedildi

Sakkara’da Mısır’ın en güçlü firavunlarından biri olan II. Ramses’in üst düzey bir yetkilisi için inşa edilmiş 3.200 yıllık bir mezar bulundu.

Mezarda bulunan duvar resimlerinden en iyi korunmuş olanı, sığırların ve diğer hayvanların kesime götürüldüğünü gösteriyor. C: Ministry of Tourism and Antiquities

Mezarda bulunan yazıtlar, oraya gömülen kişi olan Ptah-M-Wia’nın, Mısır’ın imparatorluğunu günümüz Suriye’sine kadar genişleten kişi olan firavun II. Ramses döneminde (saltanat MÖ 1279-1213) hazine başkanı ve hayvancılık denetçisi de dahil olmak üzere bir dizi görevde bulunduğunu söylüyor. Ptah-M-Wia, darp edilmiş sikkelerin icadından yüzyıllar önce hazinenin başıydı; o zamanlar insanlar mal, tayın veya kıymetli madenlerle ödeme yapıyorlardı.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

7- Meksika’da En Az 1.000 Yıllık Ahşap Bir Maya Kanosu Bulundu

Mayalar tarafından kullanılan ve 1.000 yıllık olduğuna inanılan ahşap bir kano, güney Meksika’da neredeyse tamamen bozulmamış halde bulundu.

Antik Maya tarafından kullanılan ahşap bir kano, cenote olarak bilinen bir tatlı su göletinde bulundu. C: İNAH

Son derece nadir bir buluntu olan bu kano, bir zamanlar özenle oyulmuş tapınakları ve yükselen piramitleri olan büyük bir Maya şehri olan Chichén Itzá’nın harabelerinin yakınında, Yucatán yarımadasına özel cenote olarak bilinen bir tatlı su göletinde batık olarak bulundu. 1,6 metreden biraz daha uzun ve 80 cm genişliğinde olan kano, muhtemelen cenote’tan su taşımak veya ritüel adakları sunmak için kullanılıyordu.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

6- Pompeii’de Kölelerin Kaldığı 16 Metrekarelik Oda Bulundu

Pompeii’de ortaya çıkartılan dar bir oda, köle ailenin güvencesiz varlığında kullanılan yatakları, çömlekleri ve diğer eşyaları içeriyor.

Villa Giuliana’daki iyi korunmuş odada yataklar, çömlekler ve diğer eşyalar.

Antik Roma kenti Pompeii’nin bir banliyösünde, kölelerin yaşadığı ve günümüze kadar kusursuz bir şekilde sağlam kalmış bir oda keşfedildi. Pompeii şehir surlarının yaklaşık 700 metre kuzeybatısındaki Civita Giuliana’da geniş bir villanın dar yaşam alanlarında bulunan nesneler arasında üç ahşap yatak, bir çömlek ve metal ve kumaş eşyalar içeren ahşap bir sandık vardı. 16 metrekarelik alanda tek doğal ışık küçük bir üst pencereden geliyordu ve herhangi bir duvar süslemesine dair bir kanıt yok.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

5- Çatalhöyük İnsanlarının Kıyafetlerini Hangi Malzemeden Yaptıkları Anlaşıldı

Analizler, 8.500 yıl önce Çatalhöyük’te yapılan tekstilin ithal ketenden değil, yerel meşe ağaçlarının iç kabuğundan yapıldığını gösteriyor.

Bu parça Neolitik döneme ait. 60 yıldır akademisyenler yünden mi yoksa ketenden mi yapıldığını tartışıyorlar. C: Antoinette Rast-Eicher, University of Bern

Bulgular, Neolitik dönemdeki erken tekstil üretimine yeni bir ışık tutuyor ve ağaç kabuğunun önceden bilinenden daha önemli bir rol oynadığını düşündürüyor. Bast lifi, söğüt, meşe veya ıhlamur gibi ağaçlarda ağaç kabuğu ile ağaç arasında bulunur. Çatalhöyüklüler meşe kabuğunu kullanarak çevrelerinde buldukları ağaçların kabuklarından kıyafetlerini şekillendirmişlerdi. Ayrıca evleri için bir yapı malzemesi olarak meşe kerestesi kullandılar ve insanlar şüphesiz ağaçlar kesildiğinde bu bast liflerini topladılar.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

4- Çin’de Bulunan Binlerce Yıllık Mumyaların Kökenleri Keşfedildi

DNA analizine göre, bir zamanlar Batı Asya’dan gelen göçmenler olduğu düşünülen insanlar, aslında yerel bir Buz Devri popülasyonunun doğrudan torunlarıydı.

Doğal olarak mumyalanmış kalıntılar, kıyafetleri ve saçlarıyla birlikte oldukça iyi korunmuş. C: Wenying Li / Xinjiang Institute of Cultural Relics and Archaeology

Onlarca yıl önce araştırmacılar, Çin’in kuzeybatısındaki bir çölde teknelere gömülmüş yüzlerce doğal olarak mumyalanmış kalıntılar keşfettiler. 4.000 yıl öncesine kadar tarihlenen mumyaların kıyafetleri ve mezar eşyaları, bu insanların Batı Asya’dan gelen göçmenler olduklarını düşündürdü. Ancak yayınlanan yeni DNA kanıtları, Tarim mumyaları adı verilen mumyaların aslında doğrudan Buz Devri sırasında bölgede yaşayan bir popülasyondan geldiğini gösteriyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

3- Bu Hançer, Romalı Asker Tarafından Savaşırken Kullanılmış

İsviçre’de, 2.000 yıl önce bir Roma askerinin Rhaetianlar ile savaşırken kullandığı süslü bir hançer keşfedildi.

Bir Roma lejyonerine aitti ve savaşta kazanılan bir zaferden sonra bir teşekkür nişanesi olarak kasten gömülmüş olabilir. C: University of Basel

Hançerin keşfedildiği alan, Roma İmparatorluğu, bölgedeki gücünü pekiştirmeye çalışırken Roma lejyonerlerinin, Rhaetian savaşçılarıyla savaştığı kayıp bir savaş alanıydı. Arkeologlar, bu lejyonerlerden birinin yeni bulunan hançeri savaştan sonra zafer için teşekkür olarak bilerek gömmüş olabileceğini düşünüyorlar. Bugüne kadar eski Roma topraklarında – haç şeklindeki sapı gibi ayırt edici özelliklere sahip – sadece dört benzer hançer bulundu. Tesadüfen keşfedilen hançerden sonra alanda yapılan araştırmalarda, mızrak uçları, kurşun sapanlar, kalkan parçaları, sikkeler ve lejyonerlerin giydiği ağır tabanlı sandaletlere (Latince’de “caligae”) ait iribaşlı çiviler bulundu.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

2- Peru’da İplerle Bağlanmış En Az 800 Yıllık Mumya Keşfedildi

Peru’daki arkeologlar, bir yeraltı yapısının içinde, iplerle bağlanmış ve elleriyle yüzünü kapatan en az 800 yıllık bir mumya keşfettiler.

Mumya, cenin pozisyonunda bulundu ve muhtemelen yerel bir cenaze töreninin parçası olarak iplerle bağlanmıştı. Bu da, sitenin hem kıyıdan hem de dağlık bölgelerden insanlar tarafından iskan edilmiş olabileceğini ve her iki bölgenin sakinleri arasında ticari alışveriş için stratejik bir konumda yer aldığını düşündürüyor. Mumyalanmış kalıntılar, Güney Amerika ülkesinin kıyıları ve dağları arasında gelişen kültürden bir kişiye aitti.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

1- İngiltere’de İlyada’dan Sahneleri Betimleyen Mozaik Bulundu

İngiltere’de bir çiftçinin tarlasının altında, Homeros’un İlyada’sından sahneler betimleyen nadir bir mozaik içeren Roma villası bulundu.

Mozaikli villanın havadan bir görünümü. Bu oda muhtemelen villanın salonuydu. C: University of Leicester Archaeological Services

Rutland’da bulunan mozaik, türünün İngiltere’deki ilk örneği olarak tanımlanıyor. Mozaik ve çevresindeki villa kompleksinin, geç Roma döneminden zengin bir kişiye ait olduğu düşünülüyor. Villanın yemek ya da eğlence alanı olduğu düşünülen tabanını oluşturan mozaik, 11 metreye 7 metre ölçülerinde. Mozaikler, Roma İmparatorluğu’ndaki özel ve kamu binalarında düzenli olarak kullanıldı ve genellikle mitolojiden ünlü figürleri içeriyordu. Ancak Rutland mozaiğinin, Achilleus’u ve Troya Savaşı’nın sonunda Hector ile olan savaşını içerdiği için Birleşik Krallık’ta benzersiz olduğu düşünülüyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

BONUS

Kütahya’da Dua Edilip Adak Adanan Taş, Antik Agoraya Ait Çıktı

İnsanlar uzun yıllardır bu taşı ziyaret ederek, adak adıyorlardı.
Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login