2019 Ekim Ayının En Önemli 10 Arkeoloji Haberi

2019 yılının Ekim ayında Türkiye’de ve dünyada yapılmış en ilginç ve önemli arkeolojik keşifleri derledik.

(2019 Eylül Ayının En Önemli 10 Arkeoloji Haberi)

10- Bulgaristan’da 1.800 Yıllık Spor Hayranının İskeleti Bulundu

Yaklaşık 1.800 yıl öncesine dayanan pirinç balsamaryum, kedi derisinden yapılmış bir başlık giyen adamın başını gösteriyor. C: Daniela Agre

Burnu kırık bir güreşçi veya boksörün suratı gibi şekillendirilmiş 1.800 yıllık bir çömleğin yanında spor fanatiğinin iskeleti keşfedildi.

Bu muhteşem balsamaryum (merhem veya parfüm gibi sıvıları depolamak için kullanılan bir kavanoz) güneydoğu Bulgaristan’da (antik Trakya) bir mezarda bulundu. Mezar, Roma İmparatorluğu’nun Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’yi kapsayan antik bir bölge olan Trakya’yı kontrol ettiği bir zamana kadar uzanıyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

9- Avrupa’nın Altına Gömülü ‘Kayıp Kıta’ Keşfedildi

Yaklaşık 140 milyon yıl önce Güney Avrupa’nın altına gömülen Büyük Adria, kıtanın güneyinde, Grönland büyüklüğünde bir kara kütlesiydi (soluk yeşil renkle gösterilen kısım). C: Van Hinsbergen et al. Gondwana Araştırması. 2019.

Kayıp kıta Atlantis efsanesini unutun. Jeologlar, Güney Avrupa kıtasının altına gömülü bir kara kütlesinin neredeyse çeyrek milyar yıllık tarihini yeniden yazdı.

Büyük Adria olarak da bilinen kıtadan geriye kalanlar yalnızca kireçtaşları ve Güney Avrupa’nın dağlık bölgelerinde bulunan diğer kayalar. Bilim insanları, bu kayaların başlangıçta denizel çökelti olarak başladığını ve daha sonra kara kütlelerinin arasından sıyrılarak, tektonik levhaların çarpışmasıyla yukarı doğru çıktığını düşünüyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

8- Antik Çin Mezarında Gizemli ‘Ölümsüzlük İksiri’ Bulundu

Çin imparatorları ölümsüzlük iksirine takıntılıydı. C: Institute of Cultural Relics and Archaeology

Binlerce yıl öncesine ait bir bronz kapta gizemli bir sıvı tespit edildi ve bunun Çin efsanesinde ‘ölümsüzlük iksiri’ olduğu ortaya çıktı.

Arkeologlara göre, Çin’in Henan eyaletinde geçen yılın sonlarında yapılan kazılar sırasında bulunan garip sarımsı sıvı, bir zamanlar onu içene ölümsüz yaşam bahşettiği düşünülen eski bir ‘ölümsüzlük iksiri’.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

7- Mısır’da Rahip Mumyaları Olan 30 Tabut Keşfedildi

Luksor yakınlarındaki antik nekropolis El Assasif’te içlerinde mumya bulunan 30 tabut keşfedildi. Tabutlar günümüzden yaklaşık 3.000 yıl öncesine tarihleniyor.

Mısır’daki Luksor yakınlarında yer alan antik nekropol El Assasif’te içlerinde rahip mumyaları olan 30 ahşap tabut keşfedildi.

İçlerindeki mumyaların antik Mısır rahiplerine benzetildiği bu tabutlar yaklaşık 3.000 yıl öncesine tarihlendiriliyor. Tabutlar üzerindeki renkli çizimler öylesine iyi korunmuş ki karmaşık desenleri, Mısır tanrılarını ve hiyeroglifleri açıkça görmek mümkün.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

6- İnsan Ayak Yapısı Yerde Yürüyebilen Bir Atadan Geliyor

C: Prof. Lee Berger

Afrikalı kuyruksuz maymunların ve 4.4 milyon yıllık Ardipithecus ramidus fosilinin ayak yapısını karşılaştırmalı olarak inceleyen bir çalışma, insanların ağaçlarla kısıtlanmamış ve yerdeki yaşama adapte olmuş bir atadan evrildiğini gösteriyor.

Makalenin yazarı Thomas Prang, “Bizim eşsiz yapıdaki hareket kabiliyetimiz, günümüz Afrikalı kuyruksuz maymunlarına (şempanzeler, bonobolar, goriller) benzer bir şekilde yürüyen bir atadan evrildi” şeklinde açıklıyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

5- Pompeii’de Kanlı Gladyatör Savaşının Freski Bulundu

Freskte bir gladyatör savaşının sonu gösteriliyor. Biri galip, diğeri mağlup. C: Ministry of Cultural Heritage and Activities

Pompeii’de açığa çıkarılan freskteki zengin ve canlı tonlar, iki gladyatör arasındaki şiddetli bir savaşın acımasız finalini gösteriyor.

Bilinmeyen sanatçı kırmızı renk kullanırken cömert davranmış; dövüşü kazanan gladyatörün birkaç yarasından kanlar akıyor ve kaybeden savaşçının kolundaki ve üst gövdesindeki birden fazla yaradan kanlar akıyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

4- Antik Yunan Yazıtlarını Çözen Yapay Zeka Geliştirildi

Delphi’deki bir kayanın üzerinde yazan bir Grekçe metin. C: Getty

Yeni geliştirilen bir yapay zeka, tahrip olmuş ya da eksik Antik Yunan yazıtlarını başarıyla deşifre edebiliyor.

Yapay zeka, Antik Yunan yazıtlarında eksik kelimeleri doldurmakta insanlardan daha iyi görünüyor. Geliştirilen yapay zekanın, araştırmacıların seçenekleri daraltmasında ortak bir araç olarak kullanılması hedefleniyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

3- 4.000 Yıl Önce Avrupa’da Yatılı Kölelik Vardı

Almanya’daki Tunç Çağı yerleşimi. C: Alamy

Antik DNA, tarih öncesi Almanya’daki varlıklı ailelerin bir zamanlar ilişkili olmadıkları fakir insanlarla yaşadığını, yani yatılı köleliğin düşünülenden 1300 yıl daha önce başladığını gösteriyor.

Arkeologlar, İlk Tunç Çağı’ndaki eşitsizliklerin (MÖ 2.200’den itibaren) çoğunlukla köylülerin olduğu topluluklarda yaşayan az sayıdaki güçlü seçkinler tarafından şekillendiğine inanıyorlardı. Bu üst sınıf muhtemelen zengin çiftçilerden ya da ilkel liderlerden ve ailelerinden oluşmaktaydı, ancak bu elitlerin sosyal yapılarını yalnızca arkeolojik nesnelerle anlamak oldukça zor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

2- Eğitimli Köpekler Arkeolojik Mezarları Bulabiliyor

Köpekler, mezarların yerini belirlerken son derece hassas olduklarını ispatladılar. C: Zlatko Bala/Department of Archaeology/University of Zadar

Eğitimli köpeklerin koku izleme yetenekleri, arkeologların Hırvatistan’da yaklaşık 3.000 yıl öncesine dayanan Demir çağı mezarlarını keşfetmelerine yardımcı oldu.

Köpekler, Adriyatik kıyısı boyunca Velebit dağlarında bir tepe noktasında insan kemikleri ve eserler içeren mezar sandıklarını kokladılar. Uzmanlar, köpek kullanmanın arkeolojik bölgeleri tanımlamak için iyi bir yol olabileceğini, çünkü birçok geleneksel yöntemden daha az tahrip edici olduğunu söylüyor.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

1- Asur Tabletlerinde En Eski Kutup Işıkları Kaydı Bulundu

Kutup ışıkları, Finlandiya Körfezi üzerinde gökyüzünü aydınlatıyor. C: Shutterstock

2.700 yıllık Asur taş tabletlerinde, kutup ışıklarının bilinen en eski kayıtları bulundu: “kırmızı parıltı”, “kırmızı bulut” ve “kırmızı gökyüzü”.

Çivi yazısı ile yazılmış açıklamalar, MÖ 655 ila MÖ 679 arasına tarihlenen üç taş tablet üzerinde bulundu. Araştırmacıların yeni çalışmada belirttiğine göre bu tabletler, kutup ışıklarına dair bilinen en eski kayıtlardan yaklaşık bir yüzyıl daha öncesine ait.

Haber hakkında detaylı bilgi için tıklayın.

BONUS

Arkeolojik Kazılara Ayrılan Bütçe Giderek Azalıyor

Bütçe yetersizliği nedeniyle Türkiye’deki arkeolojik kazılar durma noktasına geldi.
Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login