Covid-19 ile İlişkili DNA’yı Neandertallerden Miras Almışız

Yeni bir araştırmaya göre, Covid-19’a bağlı bir DNA dizisi, 60.000 yıl önce Neandertallerden bize geçmiş.

Modern kıyafetler giydirilmiş bir Neandertal canlandırması.

Bilim insanları bu özel DNA dizisinin neden koronavirüsten ciddi hastalık riskini artırdığını henüz bilmiyorlar. Ancak Cuma günü çevrimiçi olarak yayınlanan ve henüz bilimsel bir dergide yayınlanmayan yeni bulgular, modern sağlığa ilişkin bazı ipuçlarının nasıl geçmişten kaynaklandığını gösteriyor.

Bu yeni çalışmaya dahil olmayan genetikçi Joshua Akey, “60.000 yıl önce meydana gelen bu melezlenmenin etkisi bugün hâlâ etkili.” diyor.

Çalışmada, Kromozom 3’te altı gene yayılan bu genom parçasının insanlık tarihi boyunca şaşırtıcı bir yolculuğa çıktığı bulundu.

(Neandertaller ile Birçok Yerde Birçok Kez Çiftleştik)

Çalışmada, Kromozom 3’te altı gene yayılan bu genom parçasının insanlık tarihi boyunca şaşırtıcı bir yolculuğa çıktığı bulundu.

Bu varyant şimdi insanların yüzde 63’ünün en az bir kopya taşıdığı Bangladeş’te oldukça yaygın. Tüm Güney Asya’da, insanların neredeyse üçte biri bu segmenti miras aldı.

Bununla birlikte, başka yerlerde, segment çok daha az yaygın. Avrupalıların sadece yüzde 8’i ve Doğu Asya’dakilerin sadece yüzde 4’ü taşıyor. Afrika’da ise neredeyse hiç yok.

Son 60.000 yılda bu dağılıma hangi evrimsel kalıbın neden olduğu net değil. Araştırmanın yazarlarından biri olan Hugo Zeberg, “Bu 10.000 dolarlık ödül değerinde bir soru.” diyor.

Bir Neandertal iskeletini ortaya çıkaran bir araştırmacı. C: Gailan Haji

Bir olasılık, Neandertal versiyonunun zararlı olması ve zaman içinde her şeyden daha nadir hale gelmesi. Segmentin Güney Asya’daki insanların sağlığını iyileştirmesi ve belki de bölgedeki virüslere karşı güçlü bir bağışıklık tepkisi sağlaması da mümkün.

Çalışmanın ortak yazarı Svante Paabo, “Bu noktada bunun salt bir spekülasyon olduğunu vurgulamak gerekir.” diyor.

Araştırmacılar Covid-19’un neden bazı insanlar için diğerlerinden daha tehlikeli olduğunu anlamaya başlıyor. Yaşlı insanların genç hastalardan daha ağır hasta olma olasılığı daha yüksek. Erkekler kadınlardan daha fazla risk altında.

Sosyal eşitsizlik de önemli. Amerika Birleşik Devletleri’nde, siyah insanların, muhtemelen ülkenin kısmen sistemik ırkçılık geçmişinden dolayı, koronavirüsten ciddi şekilde hasta olma olasılığı çok daha yüksek. Bu durum siyah insanların, diyabet gibi kronik hastalıkların yanı sıra yaşam koşulları ve virüse maruz kalmayı artırabilecek işlerde çalışmasına neden oldu.

Genler de önemli bir rol oynuyor. Geçen ay araştırmacılar, İtalya ve İspanya’da Covid-19 ile ağır hasta olan insanları sadece hafif enfeksiyonları olanlarla karşılaştırdı. Genomda daha büyük bir riskle ilişkili iki yer buldular. Biri Kromozom 9 üzerindeydi ve kan tipini belirleyen bir gen olan ABO’yu içeriyordu. Diğeri, Kromozom 3’teki Neandertal segmentiydi.

Ancak bu genetik bulgular, koronavirüs ile enfekte olan daha fazla insan incelendiğinde hızla güncelleniyor. Geçen hafta, Covid-19 Taşıyıcı Genetik Girişimi adı verilen uluslararası bir bilim insanı grubu, kan grubuna göre riskin değişmediğini gösteren yeni bir veri seti yayınladı.

Yeni veriler, hastalık ile Kromozom 3 segmenti arasında daha da güçlü bir bağlantı olduğunu gösterdi. Varyantın iki kopyasını taşıyan kişilerin, ağır hastalıktan muzdarip olma olasılığı, olmayanlara göre üç kat daha fazlaydı.

Pazartesi günü yeni veri grubunun yayınlanmasından sonra, Dr. Zeberg, Kromozom 3 segmentinin Neandertallerden aktarılıp aktarılmadığını öğrenmeye karar verdi.

Yaklaşık 60.000 yıl önce, modern insanların bazı ataları Afrika’dan çıktı ve Avrupa, Asya ve Avustralya’yı ulaştı. Bu insanlar Neandertallerle karşılaştı ve melezleşti. Neandertal DNA’sı gen havuzumuza girdikten sonra, Neandertallerin neslinin tükenmesinden çok sonra bile nesiller boyunca yayıldı.

Çoğu Neandertal geninin modern insanlar için zararlı olduğu ortaya çıktı. İnsanların sağlığı üzerinde yük olmuş olabilirler veya çocuk sahibi olmayı zorlaştırmış olabilirlerdi. Sonuç olarak, Neandertal genleri daha nadir hale geldi ve birçoğu gen havuzumuzdan kayboldu.

Ancak bazı genler evrimsel bir üstünlük sağlamış ve oldukça yaygın hale gelmişti. Mayıs ayında, Max Planck Enstitüsü’nden Dr. Zeberg, Dr. Paabo ve Dr. Janet Kelso, Avrupa’daki kadınların üçte birinin Neandertal hormon reseptörü olduğunu keşfetti. Bu reseptör, artan doğurganlık ve daha az düşük yapma ile ilişkili çıktı.

(Neandertal Geni Taşıyan Kadınlar Daha Doğurgan)

Dr. Zeberg bugün yaygın olan diğer Neandertal genlerinin virüslerle savaşmamıza yardımcı olduğunu biliyordu. Modern insanlar Asya ve Avrupa’ya yayıldığında, Neandertallerin zaten savunma geliştirdikleri yeni virüslerle karşılaşmış olabilirlerdi. O zamandan beri bu genlere sahibiz.

Dr. Zeberg, Neandertal genomlarının çevrimiçi veritabanında Kromozom 3’e baktı. İnsanların ciddi Covid-19 riskini artıran versiyonun, 50.000 yıl önce Hırvatistan’da yaşayan bir Neandertal’de bulunan versiyonla aynı olduğunu buldu.

Vanderbilt Üniversitesi’nde çalışmaya dahil olmayan bir genetikçi olan Tony Capra, Neandertallerden aldığımız bir yığın DNA’nın aslında belki de diğer virüslere karşı bir fayda sağlamamış olmasının makul olduğunu düşündü. “Ama bu 40.000 yıl önceydi ve işte şimdi bu noktadayız” diyor.

Eski virüslere karşı çalışan bir bağışıklık tepkisinin, yeni koronavirüse karşı aşırı tepki göstermesi mümkün. Ciddi Covid-19 vakaları geliştiren insanlar genellikle bunu yapar, çünkü bağışıklık sistemleri akciğerlerini yaralayan ve iltihaplanmaya neden olan kontrolsüz saldırılar başlatır.

Dr. Zeberg ve diğer araştırmacılar daha fazla hasta üzerinde inceleme yaptıklarında, bu Neandertal segmentinin Covid-19 ile güçlü bir bağlantı kurmaya devam edip etmediği açık bir soru.


The New York Times. Carl Zimmer. 4 Haziran 2020.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login