Batı Afrika’da 3.500 Yıllık Bal Toplayıcılığının Kanıtları Bulundu

Araştırmacılar Batı Afrika’da yaklaşık 3.500 yıl öncesine ait çömlek parçalarının içinde kalmış eski bal tüketimine ilişkin ilk kanıtları buldular.

Nok halkına ait pişmiş toprak figürinler C: Goethe Üniversitesi

Bal arıları, dünyanın en önemli polen taşıyıcıları olarak ikonik türlerdir. Hem gıda hem de tıbbi amaçlar için kullanılan bal mumu, bal ve polen gibi bal arısı kovanı ürünleri, hem arıcılık hem de yabani hasat yoluyla Afrika’nın büyük bir kısmında yerel toplulukların geçim kaynaklarını oluşturur. 

Günümüzde birçok Afrika ülkesindeki yabani arı yuvalarından bal toplanmakta. Batı Afrika tropikal yağmur ormanlarında, ağaç gövdelerindeki doğal oluklarda ve kalın dalların altında bulunan yabani bal arayışı yaygın bir geçim faaliyeti.

İnsanların arı ürünlerini ne kadar süredir kullandıkları bilinmiyor. Bal, eski insanlar için kesinlikle nadir bir tatlı kaynağıydı ve muhtemelen çok aranıyordu. Bununla birlikte, çoğu Afrika’da bulunan 40.000 ila 8.000 yıl önce arıları ve petekleri gösteren Paleolitik dönem kaya sanatı dışında, bal arısının eski insan sömürüsüne dair hayatta kalan çok az kanıt var.

(6.000 Yıl Önce İnsanlar Sindiremedikleri Halde Süt İçiyordu)

Afrika’nın dört bir yanından gelen tarihi ve etnografik literatür, arı ürünlerinin bal ve larvaların hem besin kaynağı olarak hem de bira ve şarap gibi bal bazlı içeceklerin yapımında kullanıldığını gösteriyor.

Araştırmacılar, kaplarında hangi yemeği pişirdiklerini araştırmak için Orta Nijerya’nın Nok kültüründen 450’den fazla tarih öncesi çanak çömlek parçasının kimyasal analizini yürüttü. Nok halkı, MÖ 1. bin yıl civarında Batı Afrika’daki olağanüstü büyük pişmiş toprak figürinleri ve erken demir üretimleri ile tanınıyorlar. Nok arkeolojik bölgelerindeki asidik topraklar, hayvan kemikleri ve bitkiler gibi organik kalıntıların çok iyi korunamamasına neden olduğu için, Nok insanlarının tükettikleri besinler bir sır olarak kalmıştı.

Nok çanak çömlekleri Janjala araştırma bölgesinde temizleniyor ve fotoğrafları çekiliyor. C: Peter Breunig

Ekibin büyük sürprizine göre, Nature Communications dergisinde yayınlanan bulgular eski Nok halkı tarafından kullanılan çömleklerin yaklaşık üçte birinin bal mumu işlemek ya da depolamak için kullanıldığı ortaya çıkardı. Eski çömleklerde bal mumunun varlığı, karmaşık bir dizi lipit, doğal katı yağlar, sıvı yağlar ve mumlar ile tanımlanır. Balmumu muhtemelen, balmumu peteklerinin hafif ısıtılması yoluyla işlenmesinin (eritilmesinin) bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bu da kabın iç yüzeyi tarafından emilmesini sağlar. Alternatif olarak bal mumunun, balın kendisinin pişirilmesi veya depolanması için bir aracı görevi gördüğü varsayılır. 

Bal, genellikle avcı toplayıcılar için önemli bir besin kaynağıdır. Afrika’da ana besin kaynağı olarak bal kullanan Doğu Zaire, Ituri Ormanı’ndaki Efe toplayıcıları gibi birkaç grup vardır. Bal, polen ve arı larvaları da dahil olmak üzere kovanın tüm kısımlarını yerden 30 metre yükseklikte olabilen ağaç oyuklarından toplayarak ve sokabilecek arıların dikkatini duman kullanarak dağıtarak bunu gerçekleştirirler.

Bal ayrıca diğer ürünleri saklamak için de kullanılmış olabilir. Çok çeşitli av hayvanlarının tuzağa düşürülmesine ve avlanmasına bel bağlayan Kenya’nın Okiek halkı, füme etleri bal ile koruyor ve üç yıla kadar bu şekilde saklayabiliyor. Nok çömleklerinin bir kısmı da hem balmumu hem de et ürünlerinin varlığına dair kimyasal kanıtlar içeriyordu. 

Bal bir gıda kaynağı olarak kullanılmanın yanı sıra, günümüzde Afrika’da yaygın olan bal bazlı şarap, bira ve alkolsüz içeceklerin yapımında da kullanılmış olabilir. Bununla birlikte, eski fermantasyonun kimyasal olarak tanımlanmasının zor olduğu unutulmamalı. Eski kaşiflerin yazıları, bu uygulamarın antik dönemlerde nasıl olduğuna dair bazı fikirler veriyor. Örneğin Müslüman Berberi alimi ve kaşif İbn Battuta, 1352’de Moritanya’yı ziyaret ederken bal ve ekşi sütle karıştırılmış darıdan yapılan ekşi bir içecekten bahseder. Baldan şarabın hazırlanmasına ilişkin başka bir açıklama, Portekiz’in Afrika’nın batı kıyılarına yaptığı bir ziyaret kaydında bulunur. 

Bal ve bal mumu, tıbbi ve kozmetik amaçlarla da kullanılmış olabilir. Balmumu, tarih öncesi çağlardan beri, Kuzey Avrupa’daki Erken Neolitik yakalı kaplarda bir dolgu veya su geçirmezlik maddesi olarak, Minos’ta bir aydınlatıcı olarak ve Northamptonshire’daki Ortaçağ kaplarında muhtemelen mum yapma amacıyla yağ ile karıştırılarak çeşitli şekillerde kullanılmıştı.

Araştırmanın baş yazarı Dr. Julie Dunne, ‘’Bu çalışma, tarih öncesi çanak çömleklerden elde edilen biyomoleküler bilginin, etnografik verilerle birleştiğinde 3.500 yıl önce Batı Afrika’daki eski bal tüketimine ilişkin ilk görüşleri sağladığının dikkate değer bir örneği.’’ diyor. 

Bristol Organik Jeokimya Birimi başkanı ve çalışmanın ortak yazarı olan Prof. Richard Evershed, ‘’Tarih öncesi insanların bal arısıyla ilişkilendirilmesi, antik dünyada yinelenen bir temadır. Ancak Nok halkının çanak çömleklerindeki balmumunun kimyasal bileşenlerinin keşfi, diğer tüm kanıt kaynakları açısından benzersiz bir bakış açısı sağlıyor.’’ diyor. 

Nok projesinin arkeoloji direktörü ve çalışmanın ortak yazarı olan Goethe Üniversitesi’nden Profesör Peter Breunig, ‘’Başlangıçta, Nok bölgelerinde hayvan kemiklerinin bulunmaması nedeniyle çömlek parçalarındaki kimyasal kalıntılarla ilgili çalışmalara başladık. Çömleklerde et işlemeye dair kanıt bulma umudunu taşıyorduk. Nok halkının 3.500 yıl önce balı kullandığını bulmak beklenmedik bir sonuçtu.’’ diyor. 

Nok projesinin arkeobotanik direktörü ve çalışmanın ortak yazarı olan Frankfurt Goethe Üniversitesi’nden Profesör Katharina Neumann, ‘’Arkeolojik alanlardan gelen bitki ve hayvan kalıntıları, genellikle tarih öncesi insanların yediklerinin yalnızca küçük bir bölümünü ortaya çıkarıyor. Çanak çömlek parçalarındaki kimyasal balmumu kalıntıları, eski beslenme tarihi için tamamen yeni perspektifler sunuyor.’’ diyor. 


University of Bristol. 14 Nisan 2021. 

Makale: Dunne, J., Höhn, A., Franke, G., Neumann, K., Breunig, P., Gillard, T., … & Evershed, R. P. (2021). Honey-collecting in prehistoric West Africa from 3500 years ago. Nature Communications, 12(1), 1-11.

Yorumlar
İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi mezunu. Aynı okulda Tarihöncesi Arkeolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login