Devekuşu tüyü yelpazesiyle gömülen seçkin kadının 4.000 yıllık mezarı, baş kayışlarının bilinen en eski kanıtını ortaya çıkardı.

Yeni bir çalışmaya göre 4.000 yıllık iskeletler üzerindeki izler, Tunç Çağı Nubiası’ndaki kadınların sepet taşıyabilen bir baş kayışı türü olan tumpline kullanarak eşya ve küçük çocukları başlarında taşıdığını ortaya koyuyor. Keşif, dünyada bilinen en eski baş kayışı kullanımını gözler önüne seriyor.
Araştırmacılar bu bulguya, Sudan’da bir Nubia Tunç Çağı mezarlığına gömülmüş 30 kişinin (14 kadın ve 16 erkek) kalıntılarını analiz ettikten sonra ulaştı. Öldüğünde yaklaşık 50 yaşında olan seçkin bir kadın, baş kayışı kullanımına işaret eden en belirgin izlere sahipti.
Çalışmanın baş yazarı ve biyoarkeoloji araştırmacısı Jared Carballo-Pérez, “Bu, kadınların Tunç Çağı kadar erken bir dönemde yük taşımak için baş kayışları (tumpline) kullandığına dair ilk net kanıt” diyor.
(İlgili: 1.400 Yıl Önce Nubialılar Çocukların Yüzüne Dövme Yapıyordu)
Carballo-Pérez ve meslektaşları, antik Kuş Krallığı topraklarında Nil Nehri’nin üçüncü çağlayanı yakınında yer alan bir mezarlıktan oluşan Abu Fatima arkeolojik alanında araştırma yaptı.
Ekip, Abu Fatima mezarlığındaki 30 kişiyi analiz ettikten sonra kadınların baş ve boyun bölgelerinde erkek iskeletlerine kıyasla daha fazla yıpranma olduğunu buldu. Bu durum, kadınların baş kayışlarıyla yük taşıdığına işaret ediyor.
Ekip bir açıklamada, “Kadınlar, ağırlığı alından üst sırta aktaran tumpline’ların uzun süreli kullanımıyla ilişkili servikal omurlar ve kafatası bölgelerinde belirgin dejeneratif değişiklikler sergiliyordu” diyor.

Mezarlık, Kuş Krallığı’nın başkenti Kerma’nın yalnızca 10 kilometre kuzeyindeydi. Araştırmacılar, yeni yayımlanan çalışmada, “Kerma’daki başkent, depo binaları, ritüel yapıları, bira fabrikaları, fırınlar ve savunma duvarları gibi çeşitli tesislere sahip yoğun nüfuslu bir kent merkeziydi” diyor.
İskelet analizlerine dayanarak yeni araştırma, Kerma ve çevresindeki kadınların eşya ve küçük çocukları baş kayışlarıyla taşımış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu öne sürüyor.
Ekip ayrıca bu dönemde yaşayan Nubialıları betimleyen Mısır kaynaklı antik sanat eserlerini de inceledi. Bazı Nubialıların baş kayışları kullanarak çocuk taşır şekilde betimlendiğini fark ettiler.
“Alın kayışları sepete bağlanıyor ve başın üstüne yerleştiriliyordu. Bu durum, 18. Hanedan dönemi Thebes mezarlarındaki sahnelerde bulunan çeşitli Nubialı kadın betimlemeleriyle destekleniyor.”

Devekuşu Tüyü Yelpazesiyle Gömülen Kadın
Ekip açıklamada, seçkin kadının kalıntılarının baş kayışı kullanımının “en belirgin izlerini” gösterdiğini belirtiyor. Abu Fatima’daki kazıları birlikte yöneten çalışma yazarlarından Sarah Schrader, kadının MÖ 2.600 ile 2.000 arasında bir dönemde yaşadığını söylüyor. Kalıntıları bir devekuşu tüyü yelpazesi ve deri bir yastıkla birlikte gömülmüştü.
Schrader, seçkin kadının kimliğinin bilinmediğini ancak yanına konulan lüks eşyaların topluluk içinde farklı bir statüye sahip olduğunu düşündürdüğünü belirtiyor. Statüsünün tam olarak ne olduğu belirsiz; ancak yıpranma izleri başında ağır yükler taşımak zorunda kaldığını gösteriyor. Ayrıca kalıntıları üzerinde yapılan izotop analizi, kadının bölge dışından, muhtemelen Nil’in ikinci çağlayanı civarından geldiğini düşündürüyor. Bu konum mezarlığın kuzeyinde yer alsa da hâlâ Kuş Krallığı sınırları içinde yer alıyordu.
Günümüzde de insanlar tumpline kullanmaya devam ediyor. Ekip açıklamada, bu pratiğin “Afrika, Asya ve Latin Amerika’nın kırsal bölgelerinde hâlâ yaşadığını” belirtiyor.
Live Science. 6 Nisan 2025.
Makale: Carballo-Pérez, J., Matić, U., Hall, R., Smith, S. T., & Schrader, S. A. (2025). Tumplines, baskets, and heavy burden? Interdisciplinary approach to load carrying in Bronze Age Abu Fatima, Sudan. Journal of Anthropological Archaeology, 77, 101652.
You must be logged in to post a comment Login