1066’daki Norman Fethi, İnsanların Diyetini Pek Değiştirmedi

Arkeologlar, Norman Fetihleri sırasında İngiltere’deki hayata dair yeni öngörüler sunmak için en son bilimsel metotları birleştirdiler.

Seçkinler ve soylular için her şey kökten değişti. C: Tim Graham / Getty

Şimdiye kadar fetih hakkındaki birincil kaynaklar dönemin elit sınıfına ait kanıtlardan geliyordu. Ancak sıradan insanların hayatlarının nasıl etkilendiği hakkında çok az şeyi biliyorduk.

Bristol Üniversitesi’nden bilim insanlarının da dahil olduğu araştırma grubu, Oxford yakınlarındaki bir sahadan çıkarılan insan ve hayvan kemiklerini, yemek pişirmek için kullanılan çömleklerle birlikte, bir dizi biyoarkeolojik teknik kullanarak karşılaştırdılar. Elde edilen sonuçlar fetihten sonra, yiyecek tedariğinde kısa süreli dalgalanmalar olmakla birlikte, nüfusun genel sağlığını olumsuz yönde etkileyecek herhangi bir sıkıntının yaşanmadığını gösteriyor.

(Vikinglerin Hepsinin İskandinav Olmadığı Ortaya Çıktı)

Norman istilasının daha kontrollü ve standart hale gelmiş toplu tarım uygulamalarına yol açtığına dair deliller var. Domuz eti daha popüler bir besin haline gelirken, süt ürünlerinin tüketiminde bir azalma görülüyor. Ancak genel hatlarıyla sebzeler, tahıllar, sığır ve koyun etinin büyük bir kısmını oluşturduğu beslenme düzeni değişmeden kaldı. 

Sheffield’s Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü’nden Dr. Elizabeth Craig-Atkins,  “Norman fethi sırasında yaşayan sıradan insanların sağlıkları ve beslenmeleriyle alakalı arkeolojik kanıtları incelemek, bize onların günlük deneyimlerinin ve yaşam tarzlarının ayrıntılı bir resmini çiziyor. Yaşanan büyük siyasal ve ekonomik değişimlere rağmen, bizim tezimiz Norman Fethi’nin pek çok insanın beslenme düzeni ve sağlığı üzerinde kısıtlı bir etkisi olduğunu söylüyor.” diyor.

C: Unsplash/CC0

“İnsanların bazı dönemlerde yiyecek sıkıntısı yaşadıklarına dair kesin kanıtlar var. Ancak bunu takiben, çiftçilik üzerinde yaşanan bir yoğunlaşma, insanların daha istikrarlı bir yiyecek tedarikine  ve tutarlı bir diyete sahip oldukları anlamına geliyordu. Domuz etinin daha popüler bir yiyecek haline gelmesini bir kenara bırakacak olursak, yeme alışkanlıkları ve pişirme teknikleri büyük oradan değişmedi.”

Araştırmacılar, Oxford yakınlarında, Oxford Kalesi’nin de dahil olduğu bir sahadan topladıkları, 10. ve 13. yüzyıllar arasında  yaşayan 36 insana ait kemikleri, kararlı izotop analizi olarak bilinen bir teknik kullanarak karşılaştırdı. Tükettiğimiz besinlerden gelen işaretler kemiklerimizde kimyasal izlekler olarak saklanır.

Araştırmacılar bu sayede ölümünün üzerinden çok uzun bir süre geçse bile kişinin beslenme çeşitliliği ve kalitesi hakkında inceleme yapabilir. Araştırma ekibi fetih öncesi ve sonrasında farklı noktalarda yaşayan kişilerin sağlıkları arasında çok büyük bir fark olmadığını tespit etti. İncelenen grubun protein ve karbonhidrat tüketim seviyeleri benzerdi. Aynı zamanda raşitizm ve iskorbüt gibi yetersiz beslenmeyle ilgili kemik sorunlarına ilişkin kanıtlar da nadirdi. Ancak, dişler üzerinde yapılan yüksek çözünürlüklü analizlerde, geçiş dönemi olarak adlandırılan süreçte, erken yaşlarda beslenme rejimi ve sağlık durumuyla alakalı kısa süreli değişikliklerin olduğu görüldü. 

Nasıl yetiştirildiklerini anlamak için aynı sahadan elde edilen altmış hayvanın buluntuları üzerinde de izotop analizi gerçekleştirildi. Sahadan alınan domuz kemikleri üzerinde yapılan incelemelerde, fetihten sonra buluntuların daha istikrarlı ve zengin hale geldiği görüldü. Bu aynı zamanda Norman yönetimi altında, domuz yetiştiriciliğinde yoğunlaşma olduğunu gösteriyor. Muhtemelen kasabalarda yetiştiriliyorlardı ve sebze yerine artıklarla besleniyorlardı.

Çömlek parçaları, organik kalıntı analizi kullanılarak incelendi. Yemek pişmiş toprak tencerede pişerken salınan yağlar kap tarafından emilir ve daha sonra araştırmacıların onları kaptan ayırıp çıkarmasına olanak sağlar. Analizler, fetih süresince çanakların lahana gibi sebzelerin yanı sıra kuzu, koyun veya keçi gibi yiyecekleri pişirmek için de kullanıldığını gösterdi. Araştırmacılar, fetihten sonra sütten gelen yağların kullanımının azaldığını, domuz ve tavuğun daha popüler hale geldiğini söylüyor. 

Cardiff Üniversitesi Tarih, Arkeoloji ve İnanç Okulu’ndan Dr. Richard Madgwick, “Bildiğimiz kadarıyla, insan osteolojisi (kemik bilimi), organik kalıntı analizi ve artımlı diş ve kemik izotop analizi ilk defa aynı çalışmada birleştirildi. Fethin, marjinalleştirilmiş bir grup olarak sıradan insanların beslenme ve sağlığını nasıl etkilediğinin hikayesini ancak bu yenilikçi ve farklı yöntemlerle anlatabildik.” diyor.


Cardiff University. 6 Temmuz 2020.

Makale: Craig-Atkins, E., Jervis, B., Cramp, L., Hammann, S., Nederbragt, A. J., Nicholson, E., … & Madgwick, R. (2020). The dietary impact of the Norman Conquest: A multiproxy archaeological investigation of Oxford, UK. PloS one, 15(7), e0235005.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi Eski Çağ Anabilim Dalı yüksek lisans öğrencisi.

You must be logged in to post a comment Login