Tanrı Bes’in Takipçileri, Korkunç Bir Sıvı Tüketiyordu

Antik Mısır’da Tanrı Bes’e tapanlar, halüsinojenik maddeler, insan kanı ve çeşitli vücut sıvılarının bir karışımından oluşan içecek tüketiyordu. İçecek ayrıca vajinal mukoza gibi birkaç gizli bileşen de içeriyordu.

Tanrı Bes heykeli. MÖ 7. ila 6. yüzyıl. Amathus, Kıbrıs. İstanbul Arkeoloji Müzeleri.

2.000 yıllık bir kabın içeriği üzerinde yapılan yeni bir analizine göre, kokteyl yapma sanatı, eski Mısırlıların içecekleri karıştırmayı denemelerinden bu yana uzun bir yol kat etti. Kediye benzeyen garip bir tanrıya tapan bir tarikatın üyeleri tarafından içildiği düşünülen karışımın, çeşitli halüsinojenik bitkilerin yanı sıra içki, bal ve çeşitli insan vücut sıvıları içerdiği tespit edildi.

Henüz hakem tarafından incelenmemiş bir çalışmada keşiflerini açıklayan araştırmacılar, sert içeceğin muhtemelen Bes adlı bir tanrıyla ilişkili “ritüel uygulamalar için” tüketildiğini açıklıyor. “Yarı cüce, yarı kedi” olarak tanımlanan Bes’in takipçileri, onun tehlikeden korurken aynı zamanda zararı önleyebileceğine ve gücüyle kötülüğü engelleyebileceğine inanıyorlardı.

(İlgili: 1000 Yıllık Şaman Kesesinde Halüsinojenler Bulundu)

Tüm tarikatlarda olduğu gibi, bu kült üyelerinin de bazı acayip şeyler içmeleri gerekiyordu. Ancak bu tarikatın üyeleri, “Bes kapları” olarak bilinen “Bes’in büstü veya başıyla süslenmiş seramik kaplardan” gizemli bir sıvı içiyorlardı.

Bahsedilen korkunç karışım, tanrı Bes’e tapan bir tarikat tarafından tüketildi.

Araştırmacılar, “Bes figürü koruyucu bir dahi olarak saygı gördüğünden, bu kaplardan içilen sıvının faydalı olduğu düşünülmüş olabilir” diyor. Araştırmacılar söz konusu sıvının niteliğini belirlemek için, Tampa Sanat Müzesi’nde bulunan MÖ 2. yüzyıla ait bir Bes kabındaki organik kalıntıları analiz ettiler.

Sonuçlar, içeceğin Peganum harmala adı verilen ve daha yaygın olarak Üzerlik Otu olarak bilinen psikoaktif bir bitki içerdiğini gösterdi. Çalışmanın yazarları “Bu bitkinin tohumları, yüksek miktarlarda harmin ve harmalin alkaloidleri üretir ve bu da rüya benzeri vizyonlara neden olur.” diye açıklıyor.

Günümüzde Üzerlik Otu bazen mimoza gibi diğer bitkilerle birleştirilerek ayahuska’nın psikedelik etkilerini taklit eden bir karışım elde ediliyor.

Bes kabında Nymphaea caerulea, yani mavi nilüfer adı verilen ikinci bir psikoaktif bitkinin izleri de tespit edildi. Araştırmacılar, “Tüm bu verileri bir araya getirdiğimizde, Üzerlik otu ve Mavi lotus bitkilerinin ritüel amaçlı psikoaktif madde kaynağı olarak kasıtlı bir şekilde kullanıldığı sonucuna varabiliriz.” diyor.

Ancak Bes’in takipçileri, bu kafa yapan içeriklerle yetinmeyip iksirlerine bir dizi başka bileşen de katmışlardı. Örneğin, araştırmacılar fermente meyvelerden elde edilen alkollü bir sıvının yanı sıra bal veya arı sütü izleri de tespit ettiler.

Bu eski karışım “yüksek miktarda insan proteini” de içeriyordu ve bunların hepsi görünüşe göre ritüel amaçlar için eklenmişti. Yazarlar, “Buna anne sütü, mukoza sıvıları (oral veya vajinal) ve kan gibi sıvılar da dahil.” diyor.


IFL Science. 5 Haziran 2023.

Makale: Tanasi, D., de Ruiter, B. V. O., Florian, F., Pavlovic, R., Chiesa, L., Fochi, I., … & Greco, E. (2023). Ritual revealed: psychotropic substances in a Ptolemaic Egyptian vase.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Tarih bölümü mezunu. Antik Çağ Tarihinde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login