Kalp Hastalığı, Binlerce Yıldır Önemli Bir Sorundu

Binlerce yıllık mumyaların atar damarlarına yapılan görüntüleme çalışması, damarların düşünülenden daha tıkalı olduğunu ortaya koydu.

Araştırmanın baş yazarı Mohammad Madjid, “Kalp hastalığının modern bir problem olup olmadığını görmek istedim. Çok uzun zamandır yaşanan sorunmuş gibi görünüyor.” diyor.

Geçmişte araştırmacılar mumya kalplerini ve damarlarını analiz ederken, kan damarlarının, organların ve kemiklerin titiz görüntülerini oluşturan bilgisayarlı tomografi (BT taraması) adı verilen bir görüntüleme tekniği kullanıyordu. Ancak bu taramalar, kolesterol birikmesini değil, sadece atar damarlarda birikmiş kalsiyumu tespit ediyordu.

(4700 Yıl Önceki Mısır Firavununda Bilinen En Eski Dev Hastalığı Çıktı)

Madjid, araştırma ekibinin, dünyanın farklı bölgelerinden mumyalanmış atar damar kalıntılarında kolesterolü tespit eden bir görüntüleme tekniği kullanarak inceleyen ilk takım olduğunu söyledi. Bu tekniğe yakın kızılötesi spektroskopisi deniyor.

Bu teknikte numune üzerine bir sonda yerleştirilir ve sinyalleri gönderir. Sinyaller dokuya sıçrar ve geri döner. Her biri parmak izi gibi benzersiz bir moleküler imzaya sahip olduğu için çeşitli doku bileşenleri arasındaki farkı ortaya koyar.

Madjid’in örnekleri arasında 18 ila 55-60 yaş arasında değişen üç erkek ve iki kadının mumyalanmış atar damar dokusu vardı. Bunlardan üçü muhtemelen zatürreeden ve biri böbrek yetmezliğinden ölmüştü. Beşinci kişinin ölüm sebebi bilinmiyor. Dördü Güney Amerika’da, biri Orta Doğu’da yaşamıştı. Bu insanlar, MÖ 2000 yılındaki Chinchorro döneminden, MS 350-1000 arası Cabuza dönemine kadar olan arada yaşamıştı.

(Antik Mısır Mezarlığındaki İskeletlerde Kanser Bulundu)

Tespit edilen arteriyel hastalık tipi, arterlerde kolesterol plak birikiminin sonucuydu ve ateroskleroz olarak adlandırılıyor. Bu durum, oksijen bakımından zengin kanın vücudun çeşitli bölgelerine akışını sınırlıyor ve kalp krizine yol açabiliyor.

Kolesterol birikimi çok erken evrelerde aterosklerozun bir özelliğidir, kalsiyum birikimi ise hastalığın geç dönemlerinin bir işaretidir. Bu nedenle, sadece BT taraması ile ortaya çıkan kalsiyum sonucuna güvenmek hastalığın gerçek durumunu yansıtmıyor.

Araştırmacıların dediğine göre ateş ocaklarından çıkan dumana maruz kalma, viral enfeksiyonlar, bakteriyel enfeksiyonlar ve kötü genler gibi faktörler, yüzyıllar önce yaşayan insanlarda plak birikimine katkıda bulunmuş olabilir.

Bu birikme, nispeten genç yaştaki insanlarda da mevcuttu.

Bu çalışma, aterosklerozun erken patolojik evrelerine dair yeni bir fikir veriyor ve eski zamanlarda bile kolesterol yönünden zengin plakların yaygınlığını gösteriyor.

Araştırmacılar, arteriyel sorunların ne kadar yaygın olduğunu görmek için mumyalanmış başka kalıntıları incelemeyi planlıyor.


Science Daily. 23 Eylül 2019.

Makale: Madjid, M., Safavi-Naeini, P., & Lodder, R. (2019). High prevalence of cholesterol-rich atherosclerotic lesions in ancient mummies: A near-infrared spectroscopy study. American heart journal, 216, 113-116.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login