İnsan Evrimi Devam Ediyor: Kızıl Saçlılar Artıyor, Kellik Azalıyor

Kapsamlı bir DNA çalışması, doğal seçilimin daha fazla kızıl saçlı ve daha az erkek tipi kellik oluşmasına yol açtığını ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, doğal seçilimin kızıl saç ve erkek tipi kellik genleri üzerinde etkili olduğunu buldu. C: KaLisa Veer/Unsplash

Yeni bir araştırmaya göre, son 10.000 yıl boyunca Batı Avrasya’daki evrimsel süreçler; açık ten rengi, kızıl saçlılık ile HIV ve cüzzama karşı direnç yönünde bir seçilim izliyor.

Bilim dünyasında yankı uyandıran bu çalışma, doğal seçilimin Batı Avrasyalıların DNA’sındaki yaklaşık 500 genin evrimine katkıda bulunarak hem dış görünüşlerini hem de hastalıklara karşı yatkınlıklarını şekillendirdiğini gösteriyor.

16.000 genom üzerinde yapılan bu kapsamlı inceleme, Batı Avrasya popülasyonunda açık ten rengi ve kızıl saçlılık gibi özelliklerin yanı sıra HIV ve cüzzam (Hansen hastalığı) direncinde artış saptadı. Buna karşın, erkek tipi kellik ve romatoid artrit yatkınlığı sıklığının azaldığı görüldü. Bu bulgular, yakın dönem insan evriminin sınırlı kaldığına dair geleneksel akademik görüşle doğrudan çelişiyor.

(İlgili: 10.000 Yıldır Hepimiz Aynı Yönde Evrimleşiyoruz)

Harvard Üniversitesi’nden araştırmacı ve çalışmanın başyazarı Ali Akbari, “İnsan evrimi yavaşlamadı; biz sadece doğru sinyali yakalayamıyorduk” diyor.

Evrimsel değişim; mutasyonlar, hayatta kalma açısından avantajlı özelliklerin aktarıldığı doğal seçilim, popülasyonlar arası gen akışı ve bir popülasyondaki bir genin sıklığının rastgele şans nedeniyle değişmesi olan genetik sürüklenme gibi mekanizmalarla ilerler.

Nature dergisinde yayımlanan çalışmada Akbari ve ekibi, Avrupa’dan Türkiye’ye kadar uzanan Batı Avrasya hattında yaşamış binlerce bireye ait antik ve modern genomları inceleyerek 18.000 yıllık bir süre boyunca doğal seçilimi belirlemek için yeni bir istatistiksel yöntem geliştirdi.

Akbari, “Günümüz genomlarına dayanan eski çalışmalar, yönlü seçilimin nadir olduğu izlenimini veriyordu” diyor. Ancak devasa veri setleri ve doğal seçilim sinyalini diğer süreçlerden ayıran yeni metotlar sayesinde artık zaman içindeki o küçük ama istikrarlı değişimler tespit edilebiliyor.

Araştırmacılar, incelenen veri setindeki 479 gen varyantında doğal seçilim kanıtı buldular. Bu varyantların %60’ı günümüz insanlarındaki bilinen özelliklerle örtüşüyor. Güçlü bir şekilde pozitif seçilime uğrayan gen varyantlarından bazıları, açık ten rengi, kızıl saç, HIV ve cüzzam enfeksiyonlarına direnç ve B kan grubu gibi özelliklerin ifadesinde rol oynuyor. Ayrıca, erkek tipi kellik olasılığının azalması ve romatoid artrit riskinin azalmasıyla ilgili genler de bulunuyor.

Sonuçlar, bu varyantların tümünün modern Batı Avrasya halkının evriminde faydalı olduğunu gösteriyor; ancak DNA, bu özelliklerin neden faydalı olduğunu tam olarak açıklamaya yardımcı olmuyor. Özellikle açık ten pigmentasyonundaki artışın, güneş ışığının az olduğu bölgelerde D vitamini sentezini kolaylaştırmak için seçildiği düşünülüyor. Ancak kızıl saçlılıktaki artış hala tam olarak açıklanamıyor; bu özelliğin doğrudan bir fayda sağlamasından ziyade, hayati bir adaptasyonla ilişkili başka genlerle birlikte taşınması muhtemel görünüyor.

Çalışma, bazı genetik özelliklerin farklı zamanlarda olumlu veya olumsuz seçilime uğradığını da gösteriyor. Örneğin, tüberküloz duyarlılığı genleri birkaç bin yıl boyunca artış gösterdikten sonra yaklaşık 3.500 yıl önce azalmaya başladı. Benzer şekilde, multipl skleroz (MS) yatkınlığı da 2.000 yıl öncesine kadar yükselip sonra düşüşe geçti.

Akbari, bu dalgalanmaların yeni patojenlerin ortaya çıkışı gibi çevresel değişiklikleri veya değişen seçilim baskılarını yansıttığını belirtiyor. Araştırma ekibi, AGES (Antik Genom Seçilimi) adını verdikleri bu verileri tüm bilim dünyasının erişimine açtı.

Şu an Doğu Avrasya popülasyonlarını da kapsayacak şekilde küresel bir inceleme yürüten ekip, benzer evrimsel modellerin dünyanın her yerinde işlediğini öngörüyor.

Akbari’ye göre bölgeler arasında değişen şey seçilimin varlığı değil; diyet, iklim ve salgın hastalıklar gibi yerel çevresel faktörlerin bu süreci nasıl yönettiği.

Akbari, bu yaklaşımı daha geniş bir alana yaymanın, farklı tarihsel baskıların farklı ortamlarda insan biyolojisini nasıl etkilediğini anlamamıza yardımcı olacağını belirtiyor.


Live Science. 15 Nisan 2026.

Makale: Akbari, A., Perry, A., Barton, A. R., vd. (2026). Ancient DNA reveals pervasive directional selection across West Eurasia. Nature.

You must be logged in to post a comment Login