İmparator Nero, Kayıtların Önerdiği Kadar Acımasız Mıydı?

British Museum’un yeni açtığı İmparator Nero Sergisi, Nero hakkındaki iddiaların efsaneden ibaret olduğunu gözler önüne seriyor.

C: Musei Capitolini, Sala Imperatori, Rome

British Museum’un Roma İmparatoru Nero hakkındaki yeni sergisi, antik dünyadan günümüze gelen bazı söylenceleri de beraberinde getiriyor.

Ziyaretçiler, Peter Ustinov’un Nero’yu canlandırdığı “Quo Vadis” filminden, Roma yanarken sergilediği umursamaz tavırlarıyla bilinen kötü şöhretli zalim imparatorun lirini acemice çaldığı bir sahneyle karşılanıyorlar.

(Bir Strateji Ustası: Roma İmparatoriçesi Agrippina Kimdi?)

Ancak sergi, bu resimdeki sahnenin bir efsaneden ibaret olduğunu gözler önüne seriyor. Zira böylesi bir karşılama, hikayesi ölümünden sonra düşmanları tarafından yazılan, küratör Francesca Bologna’nın “Nefret etmeyi sevdiğimiz Nero” olarak bahsettiği bir imparator için çok da yerinde doğrusu. 

Serginin ön gösterimi sırasında açıklama yapan Bologna, “Buradaki hedefimiz, ne yazık ki oldukça popüler olan bu imajın esasında epey taraflı kayıtlara dayandığını, dolayısıyla bu söylentilerle mücadele etmemiz gerektiğini göstermek.” diyor.

Roma imparatoru Nero’ya ait olan bronz heykelden kopan parçanın yanında poz veren bir müze çalışan. MS 54 ila 61 yıllarına tarihlenen bronz büst Doğu İngiltere’de Suffolk Kontluğu’nun Rendham Köyü’nde bulundu. C: AP Photo/Matt Dunham

“Nero hikayesi bilgiye nasıl yaklaşmamız gerektiğini, kaynakları nasıl kuşkuyla sorgulamamızın gerektiğini bize hatırlatıyor. Bu yaklaşım Nero’yu, tarihçileri, arkeologları, hayatın meşgalesiyle boğuşan her bir insanı ilgilendiriyor.”

“Nero: The Man Behind the Myth” (Nero: Efsanenin Arkasındaki Adam) 27 Mayıs Perşembe günü, pandemi sebebiyle planlanan asıl tarihten altı ay sonra açılıyor. Ekim ayına kadar devam edecek olan sergi Birleşik Krallık’ta kısıtlamalar kaldırıldıktan ve Londra’daki müzeler belli bir ziyaretçi limiti ile tekrar açıldıktan bir hafta sonra başlıyor.

British Museum’un zengin Roma eserleri koleksiyonu etrafında şekillenen sergide İtalya, Fransa Almanya ve diğer ülkelerden pandemi sebepli kısıtlamalara rağmen getirilen eserler sergileniyor.

“Gerek Avrupa’dan gerek Birleşik Krallık’tan imdadımıza yetiştiler.” diyor Bologna. “Taleplerimize gerçekten anlayışla yaklaştılar. Bize işlem sırasında yardımcı oldular, hatta sokağa çıkamayan ve evden çalışmak zorunda kalan meslektaşlarımız bile inanılmaz bir emek ortaya koydular.”

Bir müze çalışanı Sardinya adasında bulunan MS 54 ila 59 yılları arasına tarihlenmiş olan Nero büstünün yanında poz veriyor. C: AP Photo/Matt Dunham

Heykeller, miğferler, silahlar, mücevherat ve antik grafitiler dahil olmaz üzere 200’ün üzerinde tarihi eser, köklü bir imparatorluk soyundan gelen genç imparatoru ziyaretçilere tanıtıyor. Nero, Roma’nın ilk imparatoru Augustus’un torununun torunuydu. Nero’nun MS 54 yılında, daha 16 yaşındayken tahtına geçtiği Roma İmparatorluğu rakipsiz ancak çeşitli sorunlarla boğuşan bir güçtü. Roma, Doğu’da İranlı Part İmparatorluğu ile savaşıyor, Batı’da ise yeni fethedilmiş olan Britanya’da Kelt kraliçesi Boudica’nın liderlik ettiği bir isyanı bastırmaya çalışıyordu. 

Serginin etkileyici bir bölümü, Roma kontrolü altındaki Britanya’da hayatın ne kadar sert ve acımasız olduğunu gözler önüne seriyor. Bölümde yer alan kurşun külçeleri ve onları Galler’deki madenlerde zor şartlar altında çıkaran kölelerin bağlandığı zincirler bir arada sergileniyor. Bu bölümde ayrıca isyan sırasında devrilip parçalanan bronz Nero heykelinin kopup daha sonra bir İngiliz nehrinde bulunan kafası ile söz konusu kanlı olaylar sırasında mallarını güvende tutmak isteyen bir ailenin sakladıkları, 2014 yılında Doğu İngiltere’deki Colchester kasabasındaki bir dükkânın zemininin altında bulunan altın ve mücevheratları sergileniyor.

Müze çalışanları MÖ 100 ila MS 78 yılları arasında tarihlenen prangaların yanında poz veriyor. Kölelerin ya da esirlerin kaçmasını engellemek için kullanılmış olan bu prangalar Kuzeybatı Galler’deki Mona Adası’nda yer alan bir gölde bulundu. C: AP Photo/Matt Dunham

Bulgular, büyük kamu projeleri yönetip yiyecek tedariğini sağlama almak için şehir ile liman arasındaki bağları güçlendiren, bir halk pazarı ve göz alıcı hamamlar inşa ettiren Nero’nun yönetimi sırasında halkın sevdiği bir imparator olduğuna işaret ediyor. Hiçbir masraftan kaçınmayıp, gladyatörler, aslan güreşleri ve savaş arabası yarışları eşliğinde halka açık göz alıcı eğlenceler düzenleyen Nero, Roma’daki Circus Maximus’ta düzenlenen yarışlara katıldı, hatta sahneye çıkıp performans sergileyen ilk imparator oldu.

Genç imparator aynı zamanda bir moda simgesiydi, sergide “cesur ancak zarif” olarak betimlenen havalı saç şeklinin Romalılar arasında popülerleşmesini sağladı.

Nero, ne Roma şehrini MS 64 yılında yerle bir eden yangını başlattı ne de söylendiği gibi yangın sırasında umursamaz tavırlar sergiledi. Genç İmparator aslında bu olay sırasında Roma’da bile değildi.

MS 54 ila 61 yıllarına tarihlenen bronz bir Nero büstü. C: AP Photo/Matt Dunham

Yangın sonrasında Nero şehri yeniden inşa etti, daha sıkı imar kuralları koydu ve kendine Domus Aurea, yani Altın Ev olarak bilinen şaşaalı bir saray inşa ettirdi.

Etrafı komplocularla sarılmış olan Nero 30 yaşında intihar etti. Nero’nun ölümü ilk önce bir iç savaşın, ardından da yeni bir hanedanın başlangıcı oldu. Kendilerinden sonraki politikacıların da yapacağı gibi yeni yöneticiler Roma’nın sorunlarından önceki İmparatorları sorumlu tuttular.

Neredeyse 2.000 yıl sonra, Nero kötü devlet yönetimini temsil eden bir metafor haline geldi. Klasikçi Mary Beard’ın yakın zamanda Daily Telegraph’ta yazdığı gibi: “modern yöneticilerden birini günümüz krizleriyle ciddi bir biçimde alakadar olmadığını ima etmek için bir toga, defne tacı ve lir ile dumanlar içerisindeki bir harabenin önünde resmetmeyen bir siyasi karikatürist yok denecek kadar azdır. 

C: Museo Archeologico Nazionale di Cagliari

Nero’nun yönetimi şüpheye mahal bırakmayacak derecede sertti. Genç imparator annesini, eşlerinden birini -muhtemelen bir diğerini de- öldürttü. Ancak, Nero diğer Romalı yöneticilerden daha mı zalimdi?

“Pek sayılmaz.” diyor Bologna. “Her imparator insanları suçladı ve idamlarını emretti. Hatta, iyi bir imparator dendiğinde aklımıza gelen Augustus bile tahtı gerçekten de kanlı yöntemlere başvurarak ele geçirdi.”


The Associated Press. 24 Mayıs 2021.

Yorumlar

You must be logged in to post a comment Login