Homo erectus İki Farklı Taş Alet Teknolojisi Kullanmış

Etiyopya’da kafatası parçalarının, birbirinden farklı taş aletlerin yanında bulunması, Homo erectus’un yaşam tarzına yeni bir ışık tutuyor.

Etiyopya’da bulunan homo erectus kafatası parçaları. C: Michael J. Rogers

Bulgular, bir insan türünün sadece bir tür alet teknolojisi kullandığı fikrini ortadan kaldırıyor, bu da insan atalarının davranışsal olarak düşünülenden daha esnek olduğunu gösteriyor.

Sileshi Semaw ve meslektaşları, Etiyopya’nın Gona bölgesinde iki Homo erectus kafatası buldular. Biri 1.26 milyon yıl, diğeri ise en az 1.5 milyon yıl öncesine aitti. Alışılmadık şekilde, kafatasları doğrudan çeşitli taş aletlerin yanında bulundu.

(Etiyopya’daki Yanardağlar İnsanın Evrimini Etkilemiş Olabilir)

Keşfi yapan ekibin bir parçası olan Michael Rogers, “Bu, bulunan homininlerin bu eserlerin yaratıcısı olduğuna dair iyi bir kanıt. Bu, gerçekten ne tür aletler kullandıklarını daha iyi ele alabileceğimiz anlamına gelir.” diyor.

Homo erectus yaklaşık 2 milyon yıl önce Afrika’da evrim geçirdi ve bizim cinsimiz olan Homo’nun ilk türlerinden biriydi. Daha önceki homininlerle karşılaştırıldığında, bu türün üyeleri nispeten büyük beyinlere sahipti ve usta alet yapımcılarıydı. Eski ve daha basit Oldowan aletlerinin yerini alan gözyaşı şeklindeki el baltaları gibi Aşölyen aletleri icat ettiler.

(Homo Erectus Endonezya’ya 1.3 Milyon Yıl Önce Ulaşmış)

El baltaları çok amaçlı aletlerdi, bir tür Taş Devri İsviçre çakısı da denebilir. Bu sofistike aletler icat edildiğinde, Homo erectus’un keskin kenarlı taş yongaları olan daha ilkel Oldowan aletleri kullanmayı bıraktığı düşünülüyordu.

Ancak Gona’daki keşifler bu görüşü ortadan kaldırıyor ve her iki aletin de aynı anda kullanıldığını gösteriyor.

Semaw, “Uygun gördükleri zamanlarda her iki teknolojiyi de kullanıyorlardı.” diyor.

Bulunan iskelet kalıntıları ise bu homininler hakkında başka bilgiler ortaya koydu. Eski kafatası, daha yeni olandan daha küçüktü. Homo erectus için şimdiye kadar bulunan en küçük kafatası kapasitesine sahipti ve muhtemelen kadındı. Diğer kafatası, büyük kaş kemeri ile daha büyük ve daha sağlamdı ve muhtemelen erkekti. Bu durum, Homo erectus cinsiyetleri arasında büyük fiziksel farklılıklar olduğuna işaret ediyor.

Gona Homo erectus popülasyonunun yaşam tarzıyla ilgili diğer ipuçları, dişlerdeki izotopların analizinden geliyor. Bu da muhtemelen yumurta, böcek, ormanlık bitki ve otlayan hayvanlardan oluşan çeşitli bir diyete sahip olduklarını gösteriyor.

Rogers, “Sadece fiziksel olarak oldukça değişken değil, aynı zamanda alet kullanım davranışları da oldukça değişkendi. Bu, yerel ortama inanılmaz derecede adapte olduklarını vurguluyor. Biyolojik, ekolojik ve davranışsal olmak üzere tüm kanıtlarımız daha fazla değişkenlik ve daha fazla esneklik gösteriyor.” diyor.


New Scientist. 5 Mart 2020.

Makale: Sileshi Semaw & Michael J. Rogers et al. 2020. Co-occurrence of Acheulian and Oldowan artifacts with Homo erectus cranial fossils from Gona, Afar, Ethiopia. Science Advances

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login