Djoser Basamak Piramidi: Mısır’ın İlk Piramidi

Yaklaşık 4.700 yıl önce Sakkara’da inşa edilen Djoser Basamak Piramidi, Antik Mısırlıların inşa ettiği ilk piramitti.

Djoser Basamaklı Piramit. Mısır’daki en eski piramidi.

Djoser Basamak Piramidi, yaklaşık 4.700 yıl önce, yer üstünde altı katman ve yer altında bir dizi tünel ile inşa edildi.

Piramide adını veren eski Mısır firavunu Djoser (aslında Netjerykhet olarak adlandırılıyor) Mısır’ın üçüncü Hanedanı döneminde hüküm sürdü. Bilim insanları, piramidin planlanmasını, daha sonra başarılarından dolayı tanrılaştırılacak olan bir vezir olan İmhotep’e bağlıyorlar.

Mısıbilimci Mark Lehner, “The Complete Pyramids: Solving The Ancient Mysteries” (Thames & Hudson, 2008) adlı kitabında, “Djoser, bu krala bin yıl sonra Yeni Krallık ziyaretçileri tarafından verilen isimdi.” diyor.

(İlgili: Eski Mısır’ın Firavunları Piramitlerin İçine Ne Sakladı?)

Piramit bir mastaba mezarı – eğimli kenarları olan düz çatılı bir yapı – olarak inşa edilmeye başlandı ve bir dizi genişleme yoluyla, biri diğerinin üzerine inşa edilmiş altı katmandan oluşan 60 metrelik bir piramide dönüştü. Söz konusu piramit, 330.400 metreküp taş ve kil kullanılarak inşa edildi. Piramidin altındaki tüneller, yaklaşık 5.5 kilometre uzunluğunda bir labirent oluşturuyor. Piramit, bugün çoğu yok olan kireçtaşı ile kaplanmıştı.

Daha iyi bir koruma?

Bir Mısırbilimci olan Reg Clark, “Securing Eternity: Ancient Egypt Tomb Protection from Prehistory to the Pyramids” adlı kitabında, “Eski zamanlarda firavunlar, soyguncuların tepeden kazarak ulaşabilecekleri daha küçük mastaba mezarlarına gömülürdü.” diyor.

Clark, Djoser Basamak Piramidi’nin, bir soyguncunun üstten kazarak mezar odasına ulaşmasını neredeyse imkansız hale getireceğini, mezar soyguncularından korunmanın eski Mısırlıların basamaklı piramidi inşa etmesinin bir nedeni olabileceğini söylüyor.

Basamak piramidi gelişmiş bir koruma sistemi sunmuş olsa da, soyguncular en nihayetinde bu piramide girdi ve bugün Djoser’in mumyası da dahil olmak üzere mezar eşyalarının çoğu kaçırıldı.

Bununla birlikte, mezardaki her mumya yağmalanmamıştı. Arap Arkeologlar Genel Birliği Dergisi’nde 2021’de yayımlanan bir makaleye göre, yakın tarihli arkeolojik çalışmalar, Djoser’in mezar odasına gömülen geç döneme (yaklaşık MÖ 712–332) tarihlenen üç mumya ortaya çıkardı. Bu, geç dönemde insanların sadece kralın mezar odasına girmediği, aynı zamanda içine daha fazla mumya gömdüğü anlamına geliyor.

Sakkara’daki Firavun Djoser’in cenaze kompleksinde bir yapı.

Djoser kompleksi

Piramit, 15 hektarlık bir kompleksin merkezinde yer alıyor. Kompleksi çevreleyen girintili bir kireçtaşı duvar; Sahte kapılar ve gerçek revak girişleri güneydoğu cephesine yerleştirilmiş.

Piramidin kuzey tarafında bir kral heykeli ile birlikte bir tapınak yer alıyor. “Serdab” olarak bilinen küçük bir taş yapı heykeli çevreliyor ve kralın gözleri serdabdaki bir delikten dışarı bakıyor. Piramidin güneyinde, bir sunak ve sınır işaretleri olarak tanımlanan taşlarla büyük bir avlu yer alıyor.

İnşaatçılar, güneydoğudaki bir dizi şapel ile piramidin doğu tarafındaki kuzey ve güney binaları da dahil olmak üzere kompleksin içine bir dizi cephe “kukla” bina yerleştirdiler. Lehner, bu yapıların ritüel amaçlara hizmet edeceklerini ve kısmen inşaatçılar tarafından gömülmüş gibi göründüklerini söylüyor. Kompleksin güneydoğu tarafında, sahte şapellerin yanında, kralın muhtemelen öbür dünyada Heb-Sed jübile festivalini düzenleyebileceği bir alan yer alıyor.

Kompleksin güney ucunda, bir şapel ile esrarengiz “güney mezar” yer alıyor. Bu mezar, piramidin altında bulunanları taklit eden bir dizi tünel içeriyor.

Aidan Dodson ve Salima Ikram, “The Tomb in Ancient Egypt” (Thames & Hudson 2008) adlı kitabında, “Güneydeki mezardaki bir oda, heb-sed festivalini yöneten firavunu tasvir eden duvarlara oyulmuş kireçtaşı panellere sahipti.” diyor.

Heb-sed festivali krallığı kutluyordu ve festival sırasında kral, açık bir alanda koşuyordu. Bristol Üniversitesi’nde Mısırbilim profesörü olan Dodson ve Kahire’deki Amerikan Üniversitesi’nde Mısırbilim profesörü olan Ikram, güneydeki mezarın herhangi bir beden barındırmıyor olabileceğini ve amacının net olmadığını söylüyor.

2015 yılında Archaeological Prospection dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kompleks, değişen derinlikte ve yaklaşık 40 metre genişliğinde kuru bir “hendek” ile çevriliydi. Hendek üzerinde yapılan bir araştırma, bunun Basamak Piramidi’nin yapımında kullanılan malzeme için büyük bir taş ocağı olarak hizmet ettiğini ortaya çıkardı.

Djoser Piramidinde kim gömülü?

Basamak piramidinin altında, merkezinde Kral Djoser’in mezar odasını içeren 28 metrelik bir kuyu olan şaşırtıcı bir dizi tünel ve odalar var. Kral Djoser’in mumyası gitti, ancak mezar odasındaki koruma çalışmaları, Mısır’ın eski eserler bakanı Zahi Hawass’ın makalesinde, kralın granit lahitinin 32 parçasını ortaya çıkardı. Arkeologlar, kalıntılardan, kralın lahdinin başlangıçta 1,6 metrik ton ağırlığında olduğunu tahmin ediyorlar.

Mezarı inşa edenler başlangıçta tavanı, yıldızlarla dolu bir gökyüzü yanılsaması yaratarak beş köşeli yıldızlarla oyulmuş kireçtaşı bloklarla süslemeyi planladılar. Hawass’a göre, arkeologlar koruma çalışmaları sırasında bu planlanmış tavandan bloklar buldular, ancak bilinmeyen nedenlerle, inşaatçılar bu dekorasyonu hurdaya çıkardılar ve düz bir granit tavan bıraktılar.

Imhotep tarafından Kral Djoser için tasarlanan Mısır’daki en eski ayakta duran basamaklı piramit, günümüz Kahire’sinin 30 kilometre güneyindeki eski bir mezarlık olan Sakkara’da bulunuyor.

Tüneller ve yeraltı “sarayı”

İki geçit yeraltına gidiyor ve üç yöne ayrılıyor. Üç depolama galerisi, adaklar için özel bir tünel ve öbür dünya için de olsa bir tür yeraltı “sarayı” oluşturmuş olabilecek tamamlanmamış bir oda içeriyor.

Yeraltı “sarayının”, kralın ritüellerle meşgul olduğunu gösteren stel veya taş oymalar içeren üç sahte kapısı var. Lehner, makalesinde, odanın, belki de kralın Memphis’teki gerçek sarayında bulunan kamış hasırını taklit etmesi amaçlanan mavi fayans karolarla dekore edildiğini belirtiyor. Bu yeraltı odası aceleyle tamamlanmıştı.

Piramidin doğu tarafındaki bir tünelde, çoğu kralın atalarına ait olan 40.000 taş kap bulundu. Arkeologlar, öldüğünde 18 yaşlarında olan bir kadının kalça kemiği de dahil olmak üzere yakınlarda insan kalıntıları ve lahitler buldular. Lehner’in makalesine göre, kadınların bir kısmı Djoser’in zamanından önceki nesillere tarihleniyor ve kim oldukları bilinmiyor.

Modern konservasyon çalışmaları

2006’dan 2020’ye kadar Mısır, Cintec adlı bir İngiliz mühendislik şirketinin mühendislerinden bazı yardımlarla piramidin korunmasına yönelik bir projeye öncülük etti. Koruma çalışmaları sırasında bir noktada, işçiler piramidin yapısını onarırken piramidin çatısını tutmak için dev hava yastıkları kullanıldı.

Piramidin bazı blokları gevşemişti ve koruma çalışmaları sırasında geri yerlerine yerleştirildiler. Hawass, “Ekip, kumun altında kalan tüm blokları toplamayı başardı, hemen onardı ve boşlukları harçla doldurduktan sonra en iyilerini piramidin üzerine yerleştirmek için seçti. Kullanılan harç, eski Mısırlılar tarafından kullanılan aynı kireçtaşı ve kum oranına sahip.” diyor.

Bir tür saygı belirteci

Basamak Piramidin inşası, Gize’deki Büyük Piramit ile sonuçlanacak olan iddialı bir piramit inşa programının başlangıcı oldu. Basamak piramidini tasarlayan kişi Imhotep, sonunda bir tür tanrı olarak kabul edilecekti.

Mısırbilimci Marc Van De Mieroop, “Eski Mısır Tarihi” (Wiley-Blackwell, 2010) adlı kitabında, Kral Djoser’in (Netjerykhet), Imhotep’e ender bir onur vererek, adının ve unvanlarının kralın heykellerinden birinin kaidesine oyulmasına izin verdiğini söylüyor. Unvanlarından biri ona “heykeltıraş şefi” diyor, bu ilk Mısır piramidini tasarlayan birine uygun bir tabir.

Djoser de saygı görmeye devam edecekti ve ölümünden yüzyıllar sonra bile devlet yetkilileri hala onun Basamak Piramidinin yanına gömülmek istiyorlardı. 2022’de arkeologlar, basamak piramidinin yanında “Mehtjetju” adlı böyle bir yetkilinin mezarını buldular. Kendisi yaklaşık 4.300 yıl önce, Djoser’in saltanatından yüzyıllar sonra yaşamıştı.

Uzun süredir devam eden bir soru şu: İmhotep nereye gömüldü? Imhotep’in basamaklı piramit ile ilişkisi göz önüne alındığında, Mısırbilimciler onun en iyi bilinen eserinin yanına gömülmüş olabileceğinden şüpheleniyorlar. Hawass’ın makalesinde belirttiğine göre bir olasılık, Imhotep’in basamak piramidinin altına gömülmüş olması.


Clark, Reg. 2019. “Securing Eternity: Ancient Egyptian Tomb Protection from Prehistory to the Pyramids” American University in Cairo Press.

Dodson, A & Ikram, S. 2008. “The Tomb in Ancient Egypt” Thames & Hudson.

Hawass, Zahi. 2021. “The Discovery of the Sarcophagus of Djoser and the restoration of the step pyramid” Journal of the General Union of Arab Archaeologists.

Lehner, Mark. 2008. “The Complete Pyramids: Solving The Ancient Mysteries” Thames & Hudson.

Van de Mieroop, Marc. 2010. “A History of Ancient Egypt” Wiley-Blackwell.

Welc et al. 2015. “Western Section of the ‘Dry Moat’ Channel Surrounding Step Pyramid Complex in Saqqara in the Light of Ground-penetrating Radar Prospection” Archaeological Prospection.

Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login