Çatalhöyük’te 8.000 Yıllık Kemik Figürin Bulundu

Çatalhöyük’te kemikten yapılmış insan benzeri bir figürin keşfedildi. Bulgu, Çatalhöyük’te türünün ilk örneği ve yaklaşık 8.000 yaşında.

Çatalhöyük’te keşfedilen 8.000 yıllık kemik figürin, depolama ile ilişkili gözüküyor. C: Pawłowska, K., & Barański, M. Z. (2020).

Keşif, ilk çiftçilerin en büyük proto-şehir merkezlerinden birinde ve dünyanın en ünlü arkeolojik alanlarından birinde gerçekleştirildi. Çatalhöyük, MÖ 7100 ve 6000 yılları arasında bin yıldan fazla bir süre, yani Neolitik çağda sürekli olarak iskan görmüş bir yerleşimdi.

Figürin 2016 yılında bulundu ve şimdi analizlerin sonuçları Archaeological and Anthropological Sciences dergisinde yayımlandı.

Çatalhöyük’ün en ünlü eserleri arasında, yakın zamana kadar masif duruşları ve büyük göğüsleri nedeniyle ana tanrıçalar olarak kabul edilen kil kadın figürinleriydi. Ancak günümüzde bu figürinler genellikle yaşlıları veya ata kültünü tasvir ettiği şeklinde yorumlanıyor. Şimdi ise bilim insanları antropomorfik, yani insan özelliklerine sahip bir kemik figürin keşfini açıkladılar.

(Çatalhöyük’te İnsan Dişinden Yapılmış Takılar Bulundu)

Arkeozoolog ve paleontolog Kamilla Pawłowska, “Bu çok önemli bulgu, kuşkusuz insan özelliklerinin gözler biçiminde çok basit ama açık bir tasviri. Figürin, bir eşeğin proksimal parmağı olan kemikten yapılmış.” diyor.

Yaklaşık 6 cm uzunluğundaki figürin, gözlere benzeyecek şekilde açıkça görülebilen çiziklere sahip. Bu şekilde insan özelliklerini sunmanın benzer yolları, aynı dönemden Orta Doğu’daki diğer arkeolojik alanlarda bulunan eserlerden de biliniyor.

Profesör Kamilla Pawłowska, benzer nesnelerin çoğunun, biraz daha geç bir dönem olan Kalkolitik’ten (MÖ 4300 – 3300) bilindiğini söylüyor. Bunlar da başta eşek ve at kemikleri olmak üzere kemiklerden yapılıyordu.

(Çatalhöyük’te Aynı Evlere Gömülen Bireyler Akraba Çıkmadı)

Şimdiye kadar Çatalhöyük’teki araştırmalar sırasında birçok kez eşek ve atlara ait parmak kemikleri keşfedildi. Genellikle iyi korunmuş olarak bulundular. Bazı durumlarda üzerlerinde işleme izleri vardı, ancak asla insan anatomik özelliklerini anımsatan bir formda değillerdi.

Araştırmacılar, bu tarih öncesi kentte çok fazla eşek olmadığını söylüyor. Koyun ve keçiler daha yaygındı çünkü et, kemik iliği ve yağları bölge halkının beslenmesinde önemli bir unsurdu.

Figürin, Gdańsk Güzel Sanatlar Akademisi’nden Dr. Marek Z. Barański’nin gözetiminde uluslararası bir ekibin çalışması sırasında keşfedildi.

Profesör Kamilla Pawłowska, söz konusu figürini yüzdürme (flotation) örneklerini incelerken buldu. Bu prosedür, arkeologların kemik kalıntıları veya diğer küçük eserleri bulmasını sağlıyor.

Figürinin, yiyeceklerin depolandığı bir odada kil kaplarından birinde olduğu biliniyor. Bu kil kap yaklaşık MÖ 6500-6300 tarihlerinde yapılmıştı.

Teknolojik analizlerden yola çıkan araştırmacılar, bu figürini üretmek için cila ve çentiklerin kullanıldığını söylüyor. Ayrıca bir yapının depolama alanında bulunması, bir şekilde gıda ile ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Dahası, Çatalhöyük’teki diğer tüm modifiye edilmiş hayvan parmak kemikleri ve figürinlerin bağlamlarının detaylı incelenmesi, bu tür eserlerin ibadet nesnesi olarak kullanılması fikrini de desteklemiyor. Aksine, en azından Çatalhöyük’te bu eserler, gıdaların depolanması ya da kendisine ayrılmış alanlarda meydana gelen insan faaliyetleri ile ilişkili görünüyor.


PAP – Science in Poland. 30 Ocak 2020.

Makale: Pawłowska, K., & Barański, M. Z. (2020). Conceptualization of the Neolithic world in incised equid phalanges: anthropomorphic figurine from Çatalhöyük (GDN Area). Archaeological and Anthropological Sciences, 12(1), 18.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login