Amerika’dan Bilinen Alet Teknolojisi, Arabistan’da Keşfedildi

İlk olarak binlerce yıl önce Kuzey Amerika’da kullanılan bir teknoloji, bağımsız olarak Yemen ve Umman’da icat edilmiş.

Bu kaya sığınağı, Yemen’deki Manayzah kazılarının bir parçasıydı. C: Joy McCorriston

Yeni bir araştırmaya göre, güney Arabistan’da yaklaşık 8.000 yıl önce yaşayan insanlar, sadece yararlı olmakla kalmayıp aynı zamanda alet yapma becerilerini göstermek için tasarlanmış karmaşık taş silahlar yarattılar.

Araştırmacılar, günümüzde Yemen ve Umman’da Neolitik dönemde yapılmış mızrak uçları ve ok uçları gibi sivri uçlu aletleri ortaya çıkardılar ve incelediler.

(Avrasya’daki En Eski Ok ve Yay Teknolojisi Keşfedildi)

Analizlere göre, ilk olarak binlerce yıl önce Kuzey Amerika’da yaşayan insanlar tarafından kullanılan ve yivli olarak adlandırılan sivri uçlu aletler oluşturmak için uygulanan bir işlemin, bağımsız olarak Yemen ve Umman’da icat edildiği ortaya çıktı.

Manayzah (Yemen) ve Ad-Dahariz (Umman) bölgelerinde düzinelerce yivli uç bulundu. Buradaki örnekler, Amerika’dakilerden en az iki bin yıl sonra, yaklaşık 8.000 ila 7.000 yıl önce Neolitik döneme aitti. C: Joy McCorriston, OSU

Ancak çalışmanın ortak yazarı Joy McCorriston, yiv yapma işleminin, Kuzey Amerika’da kullanılma şekliyle Arabistan’da kullanılma şekli arasında önemli bir fark olduğunu söylüyor.

Kuzey Amerika’da yiv, sadece ok ucunu veya mızrak ucunu daha işlevsel hale getirmek için kullanıldı. Ancak Arabistan’da insanlar bunu teknik becerilerini göstermek için de kullandılar.

(Sömürgeciler, Mezoamerika Bakır Eritme Teknolojisini Kullanmış)

McCorriston, “Bir tavus kuşunun tüyleri gibiydi – hepsi görünüş içindi. Yüksek başarısızlık riskiyle birlikte bu çok zor teknolojiyi kullanmakta ne kadar yetenekli olduklarını göstermek için yiv kullandılar.” diyor.

Şimdiye kadar, tarih öncesi yivleme tekniği yalnızca 13.000 ila 10.000 yıllık Amerika arkeolojik alanlarında ortaya çıkarılmıştı. C: Jérémie Vosges / CNRS

Bilim insanları, Yemen’deki Manayzah ve Umman’daki Ad-Dahariz olmak üzere iki arkeolojik alandaki sivri uçlu aletleri inceledi: McCorriston ve ekibi, 2004’ten 2008’e kadar süren Manayzah’daki kazıları yönetti.

Çalışmanın baş yazarı Rémy Crassard, Kuzey Amerika dışında yivli uçlar bulmanın önemli bir keşif olduğunu söylüyor.

Crassard, “Bu yivli uçlar yakın zamana kadar gezegenin başka yerlerinde bilinmiyordu. Bu durum, 2000’li yılların başlarında, bu nesnelerin ilk izole örneklerinin Yemen’de ve daha yakın zamanda Umman’da tanınmasına kadardı.” diyor.

Yivleme işlemi, ayırt edici bir oluk oluşturmak için bir taştan yongaların çıkarılmasına dair yetenek gerektiren bir süreci içerir. McCorriston, bunun oldukça zor olduğunu ve mükemmelleştirmek çok fazla pratik gerektirdiğini söylüyor.

Yivleme, mızrak ucunun veya ok ucunun tabanında belirgin bir oyuk bırakarak, uzun bir yonganın çıkarılmasını içeren özel bir tekniktir. C: Rémy Crassard, CNRS

Kuzey Amerika’da, sivri uçlu aletlerdeki neredeyse tüm yivler tabanın yakınına yapıldı, böylece aletin ok veya mızrak sapına ip ile tutturulması sağlandı. Başka bir deyişle pratik bir uygulaması vardı.

Ancak bu çalışmada araştırmacılar, uca yakın olarak yapılmış, yararlı bir amacı yokmuş gibi görünen yivli bazı uçlar buldular.

Buradaki eski insanların yaptığına inandıklarına benzer bir şekilde sivri uçlu aletler yapabilmek için, çakmaktaşı şekillendirme konusunda usta bir teknisyen araştırmaya dahildi.

McCorriston, “Bunu nasıl yapacağını öğrenmek için yüzlerce deneme yaptı. Bu çok zordu ve bunu nasıl doğru yapacağını öğrenmeye çalışırken bu uçların çoğunu kırdı.” diyor.

Taş alet deneyleriyle desteklenen ayrıntılı teknolojik analiz ve uzman modern çakmaktaşı ustası tarafından yapılan deneyler, Amerika ve Arabistan yivleme prosedürleri arasındaki benzerlikleri gösterdi. C: Jérémie Vosges, CNRS

Öyleyse ortaya şu soru çıkıyordu: Bu Neolitik dönem insanları, bu kadar maliyetli ve zaman alan bir şey iken ve uçları daha kullanışlı hale getirmezken bunu neden yapıyorlardı? Ayrıca sadece bazı uçlarda yiv yapmışlardı.

“Elbette kesin olarak söyleyemeyiz, ancak bunun yetenekli alet yapımcılarının başkalarına bir şeyi işaret etmelerinin bir yolu olduğunu düşünüyoruz, belki de birinin iyi bir avcı, hızlı bir iş bitirici ya da becerikli olduğu.”

“Bu, birinin yaptığı şeyde iyi olduğunu göstermiş olmalıydı. Bu, kişinin toplumdaki sosyal konumunu iyileştirebilirdi.”

Bulgular, Amerika’daki ve Umman’daki yivli uçlar arasında birçok benzerlik olsa da, farklılıklar da olduğunu ortaya koydu. Bu iki apayrı bölgedeki yiv yapma biçiminde iki noktada farklılıklar vardı. Bu durum, iki bölge arasında binlerce kilometre ve binlerce yıl olduğu göz önüne alındığında şaşırtıcı değildi.

Araştırmanın eş yazarı Michael Petraglia, Umman ve Yemen’deki yivli uçları bulmanın kıtalar genelinde “bağımsız icat”ın en iyi örneklerinden birini sağladığını söylüyor.

Petraglia, “Yaşları ve bölgeler arasındaki binlerce kilometre göz önüne alındığında, aralarında olası bir kültürel bağlantı yok.” diyor.

“Bu, insanlık tarihindeki kültürel yakınsamanın veya bağımsız icatların açık ve mükemmel bir örneği.”


Phys. 5 Ağustos 2020.

Makale: Crassard, R., Charpentier, V., McCorriston, J., Vosges, J., Bouzid, S., & Petraglia, M. D. (2020). Fluted-point technology in Neolithic Arabia: An independent invention far from the Americas. PloS one, 15(8), e0236314.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login