Büyük Piramit, büyük depremlere rağmen 4.600 yılı aşkın bir süredir ayakta duruyor ve yeni bir araştırma bunun nedenini ortaya koyuyor.

Mısır’ın Büyük Khufu Piramidi olarak da bilinen Gize Büyük Piramidi, güçlü depremlere rağmen 4.600 yılı aşkın süredir ayakta duruyor. Yeni bir araştırma artık bunun nedenini açıklıyor: Yapı, titreşimlere karşı şaşırtıcı derecede dayanıklı.
Mısır’ın Eski Krallık döneminde (MÖ 2.649 ila 2.150) inşa edildiğinden beri piramit, yalnızca yaklaşık 10 metre yükseklik kaybetti. Üstelik bu süre boyunca pek çok güçlü deprem yaşandı. 1847’de Kahire’nin güneyindeki Fayyum’da meydana gelen tahmini 6,8 büyüklüğündeki deprem ile en üstteki bazı taşları yere düşüren 1992’deki 5,9 büyüklüğündeki sarsıntı bunların arasında.
(İlgili: Antik Mısırlılar Gerçekten Piramitlere Tuzak mı Kurdu?)
Piramidin yapısı boyunca yürütülen yeni titreşim çalışması, bazı mimari özelliklerin yapının tepesine doğru ilerleyen sismik hareketi azalttığını öne sürüyor. Bunların başında, Firavun Khufu’nun bir zamanlar yatırıldığı odanın üzerindeki, “basınç giderici odalar” olarak bilinen oda dizisi geliyor.

Çalışmanın ortak yazarı, Kahire’deki Ulusal Astronomi ve Jeofizik Araştırma Enstitüsü’nde yer bilimci olan Asem Salama, “Bu çalışma, yüzyıllar boyu süren deney ve geliştirmelerle son derece etkili inşaat pratikleri ortaya koyan eski Mısırlı ustaların olağanüstü pratik mühendislik bilgisini gözler önüne seriyor” diyor.
Salama ve ekibi, Büyük Piramit’in içinde ve çevresinde 37 noktaya titreşim algılayıcı yerleştirdi ve piramit içinde turist olmadığı zamanlarda ortam titreşimlerini kaydetti. Salama, “Kültürel miras alanında bu bilgi, anıtın bütünlüğüne tamamen saygı duyarak yapısal kararlılık, gizli zafiyetler ve uzun vadeli koruma stratejileri hakkında önemli içgörüler sağlayabilir” diyor.
Ekip, piramidin her noktasında titreşimlerin yaklaşık 2,0-2,6 hertz arasında değişen, dikkat çekici derecede benzer değerler aldığını saptadı. Bu değerler, genellikle 0,6 hertz civarındaki çevre zemin frekanslarından oldukça farklıydı. Araştırmacıların Scientific Reports dergisinde aktardığına göre, frekanslar arasındaki bu fark, deprem sırasında piramidin yer altından geçen titreşimlerden ayrışmasına yol açıyor. Bu da yapının dayanıklılığına katkı sağlıyor olabilir.

Salama’ya göre piramidin kararlılığına katkıda bulunan diğer özellikler arasında devasa tabanı, sağlam kireçtaşı temeli ve simetrik geometrisi yer alıyor. Titreşimler, çoğu binada olduğu gibi yapının tepesine doğru artıyor (bir gökdelenin depremde sallanacak şekilde inşa edilmesi gibi). Ancak bu örüntü, piramidin içinde yaklaşık 61 metre yükseklikte yer alan basınç giderici odalar sayesinde kesintiye uğruyor. Kral Odası’nın üzerinde konumlanan bu odaların, firavunun son istirahat yerinin üzerindeki ağırlığın bir kısmını hafifletmek üzere inşa edildiği düşünülüyor. Anlaşılan o ki bu odalar aynı zamanda yapının tepesine doğru ilerleyebilecek titreşimleri de azaltıyor.
Araştırmacılar, Büyük Piramit’te daha fazla ölçüm yapmayı planlıyor ve benzer yöntemleri Mısır’daki diğer önemli arkeolojik alanlarda da uygulamayı umuyor. Salama’ya göre piramit biçimine ait bazı özellikler Gize’deki diğer piramitleri de koruyor olabilir. Ancak eski Mısırlı mimarların yöntemlerini zaman içinde değiştirdiği düşünüldüğünde, her yapının kendine özgü olması da büyük olasılık.

Salama, “Daha eski piramitler, eğim geometrisi ve iç planlamadaki değişiklikler dahil olmak üzere deney ve yapısal evrimin izlerini taşıyor” diyor.
Live Science. 21 Mayıs 2026.
Makale: ELGabry, M., Hamed, A., Yoshimura, S. et al. (2026). Architectural and geotechnical aspects affecting earthquake resilience for the antique Egyptian Khufu pyramid. Sci Rep 16, 14032.
Warning: Undefined variable $user_ID in /home/arkeo/public_html/wp-content/themes/hottopix/comments.php on line 48
You must be logged in to post a comment Login