Antik Mısır’ın Katipleri Mesleki Sakatlıklardan Muzdaripti

Antik Mısır katiplerinin kalça, çene ve başparmaklarında görülen hasarlar, sürekli yazı yazmanın bedeni olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.

Mısırlı katiplerin çalışma pozisyonları. C: Brukner Havelková, P., et al. (2024).

Günümüzde uzun süre ofis çalışması, sırt ağrısından göz yorgunluğuna kadar bedene çeşitli bedeller ödetebiliyor. Ancak bu tehlikelerin yeni olmadığı anlaşılıyor. Araştırmacılar, Antik Mısırlı katipler arasında sıklıkla kalça, çene ve başparmak hasarına rastlandığını ortaya koydu.

Mısır’ın Abusir nekropolünde MÖ 2.700 ile 2.180 yılları arasında gömülen katiplerin kalıntılarını inceleyen uzmanlar, başka işler yapan erkeklerle karşılaştırıldığında bu kişilerin eklem bozunumuna ilişkin belirtiler sergilediğini belirledi.

Çalışmanın birinci yazarı Petra Brukner Havelková, “Çalışmamız, antik Mısır’da katiplik ‘mesleğiyle’ ilişkili mesleki risk faktörlerinin neler olduğu sorusuna yanıt sunuyor” diyor. Araştırmanın aynı zamanda ünvanı veya mesleği bilinmeyen bireylerin iskeletleri arasında katiplerin tespit edilmesine de yardımcı olabileceğini ekliyor.

(İlgili: Machu Picchu’daki İşçiler Uzak Diyarlardan Geliyordu)

Ekip, Abusir’den MÖ 3. binyıla tarihlenen 69 yetişkin erkeğe ait kalıntıları inceledi. Bunların 30’unun katip olduğu biliniyordu.

Nüfusun yalnızca yüzde birinin okuma yazma bilebildiği bu dönemde katiplik, yüksek sosyal statü gerektiriyor ve kritik idari işlerin yürütülmesini kapsıyordu. Çalışmanın ortak yazarı Veronika Dulíková, katiplerin on yıllarca sürebilecek mesleki kariyerlerine gençlik yıllarında başlamış olabileceğini söylüyor.

Ancak bu meslek insanlara bazı bedeller ödetmiş gibi görünüyor. Ekip, katiplerle katip olmayanlar arasında bazı iskelet özelliklerinin görülme sıklığında küçük farklılıklar saptadı. Bu durum iki grubun birbirine çok benzediğini düşündürüyor. Bununla birlikte katiplerde belirli değişiklikler neredeyse her zaman daha yüksek oranda gözlemlendi.

Katiplerin iskeletlerinin en çok etkilenen bölgelerini gösteren çizim. C: Brukner Havelková, P., et al. (2024).

Bunlar arasında alt çene ile kafatası arasındaki eklemlerde, sağ köprücük kemiğinde, sağ omuzda, sağ başparmakta, sağ dizde ve özellikle boyun bölgesinde olmak üzere omurgada osteoartrit yer alıyor.

Ekip ayrıca humerus ile sol kalça kemiğinde fiziksel stresin işaretlerini, diz kapaklarında çöküntüleri ve sağ bilekte değişimleri de saptadı.

Araştırmacılar, bazı değişikliklerin katiplerin yaşlı olmasından etkilenmiş olabileceğini kabul etmekle birlikte sonuçların antik sanatlarda katipler için betimlenen çapraz bacak veya tek bacak çömelme pozisyonlarıyla tutarlı olduğunu belirtiyor. Bu pozisyonda kolların desteksiz, başın öne eğik olması omurgaya baskı uyguluyor.

Çene çevresindeki değişiklikler de bu tür pozisyonlarla veya yazıcıların fırça benzeri bir başlık oluşturmak için sazdan aletlerini çiğneme alışkanlığıyla bağlantılı olabilir. Başparmaklardaki değişimler ise katipler kalemleri tutarken kullandıkları sıkıştırma tutuşuyla bağlantılı olabilir.

Brukner Havelková, katipler en azından zaman zaman baş ağrısı çekmiş olabilir ve çene çıkığı da yaşadıklarına dair kanıtlar var diyor. “Ellerinde de karpal tünel sendromu yaşamış olmalarına şaşırmam. ancak ne yazık ki bunu kemikler üzerinde tespit edemiyoruz” diye ekliyor.


The Guardian. 27 Haziran 2024.

Makale: Brukner Havelková, P., Dulíková, V., Bejdová, Š. et al. (2024). Ancient Egyptian scribes and specific skeletal occupational risk markers (Abusir, Old Kingdom). Sci Rep 14, 13317.

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login