Afrika’dan 100.000 yıl önce çıkan bu Homo sapiens grubu Umman’a ulaştı, ancak daha sonra bir nedenle tamamen ortadan kayboldu.

Günümüzde Afrika dışındaki tüm insan toplulukları, Afrika’yı 70.000 ile 50.000 yıl önce terk eden ve ardından dünyaya yayılan tek bir insan göç dalgasının torunları. Ancak arkeolojik kanıtlar, bazı insan gruplarının Afrika dışına bundan çok daha erken tarihlerde yayılmış olabileceğini; yine de bir şekilde kalıcı biçimde yerleşemediğini ya da günümüze uzanan bir genetik miras bırakmayı başaramadığını gösteriyor. Şimdi ise bunun nedenini nihayet biliyor olabiliriz.
Henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş yeni bir çalışmanın yazarları, Umman’ın Dhofar bölgesindeki dört tarihöncesi alanı analiz ederek Arap Yarımadası’nın bu bölümünün 109.000 ile 95.000 yıl önce Homo sapiens’e ev sahipliği yaptığını ortaya koydu. Bu eski insanlar, Kuzeydoğu Afrika’daki Nil Vadisi’nde yaklaşık 150.000 yıl önce ortaya çıkan Nubia Levallois teknolojisi ile ilişkilendirilen taş aletleri geride bıraktı.
Araştırmacılara göre Afrika’yı Arabistan’a bağlayan Bab el Mandab Boğazının genişliği, deniz seviyelerinin düştüğü yaklaşık 115.000 yıl önce 30 kilometreden 5 kilometreye kadar azalmıştı. Bu yüzden ekip, öncü topluluğun suyu aşmak için bu fırsattan yararlanmış olabileceğini düşünüyor. Karşıya geçtiklerinde, ihtiyaç duyabilecekleri her şeyi sağlayabilecek, nemli ve otlarla kaplı bir manzara bulmuş olmalılardı.
(İlgili: Ürdün’de Afrika’dan Çıkışa Dair 1.9 Milyon Yıllık Kanıtlar Bulundu)
Örneğin çalışma yazarları, yaklaşık 100.000 yıl öncesine tarihlenen geniş göllere dair kanıtlar buldu. Ayrıca bu dönemde sarkıt ve dikitlerin etkin biçimde büyümüş olması, yerel mağaralardan önemli damlama suyu sistemlerinin aktığını gösteriyor.
Ne var ki yaklaşık 93.000 yıl önce Nubia Levallois taş aletleri arkeolojik kayıtlarda birdenbire görünmez hale geliyor. Daha sonraki buluntular (Mudayyan endüstrisini temsil eden eserler) bu önceki teknolojiyle bir süreklilik göstermiyor. Bu da Nubia aletlerini yapan insanların muhtemelen tamamen ortadan kaybolduğunu düşündürüyor.
Paleo-iklim verileri, bu kayboluşun manzaranın hızla kuruduğu, çevresel çöküş ve şiddetli kuraklaşmanın yaşandığı bir döneme denk geldiğini öne sürüyor. Araştırmacılar, “Bir zamanlar akiferlerin yeniden beslenmesiyle ayakta kalan yeraltı suyuyla beslenen kaynaklar, kurumuş havzalara dönüştü” diyor.
Araştırmacılar, “Bu sonuçlar, Afrika dışına erken insan yayılımlarının iklime bağlı ve demografik açıdan kırılgan olduğunu; ayrıca türümüzün dünya çapında kalıcı biçimde yerleşmesinden önce tekrarlanan başarısızlıklar yaşandığını gösteriyor” diye yazıyor.
İlginç olan şu ki, Doğu Akdeniz bölgesindeki Nubia Levallois eserleri Umman’dakilerle kabaca aynı yaşta. Bu da birbirleriyle ilişkili iki insan grubunun Afrika’dan yaklaşık aynı zamanda ayrılmış olabileceğini düşündürüyor. Bu topluluklardan biri Arabistan’a doğru güney rotasını izledi. Burada, bu dönemde Avrasya’da yaşayan Neandertaller ya da diğer homininlerle yolları kesişmeden, sonunda yok olup gitti.
Diğer grup ise biraz daha kuzeye, Orta Doğu’ya yöneldi ve burada Neandertallerle karşılaşmış, hatta muhtemelen çiftleşmiş olabilirler. Bu grubun akıbetinin tam olarak ne olduğu belirsiz; fakat bir şekilde onların da “başaramadığını” biliyoruz, çünkü genlerinin hiçbiri daha sonraki insanlara aktarılmadı.
Araştırmacılar, “Bu bulgular, Avrasya’nın başarılı biçimde kolonileştirilmesinin 80.000 yıl sonrasında gerçekleştiğine işaret eden giderek büyüyen genomik kanıtlar bütününe katkı sağlıyor” diye yazıyor. “Daha erken yayılımlar demografik açıdan kırılgandı ve Afrika dışında kalıcı bir tutunma noktası oluşturamadı.”
IFL Science. 20 Şubat 2026.
Makale: Rose, J., et al. 2026. A failed human expansion out of Africa 100,000 years ago. Research Square.
You must be logged in to post a comment Login