Neandertallerin Bir İnancı Var mıydı?

Neandertallerin mağaralarda bıraktığı kalıntılar ve defin uygulamaları, inançla mı ilgiliydi, yoksa sadece pratik çözümler miydi?

Neandertaller ölülerini gömüp kafataslarını topluyorlardı. C: Pixabay

Bir çeşit inanca dair kanıtlar, türümüzün Neandertallerle bir arada yaşadığı Paleolitik döneme kadar uzanıyor. Giderek artan bulgu birikimi de, soyu tükenmiş bu insan soyunun benzer davranışlara yatkın olabileceğini düşündürüyor.

Neandertal ritüeli

Arkeologların karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, fosil kayıtlarında fiziksel iz bırakmayan eski uygulamaları, gelenekleri ve deneyimleri yeniden kurgulamak. Bu nedenle, tarihöncesi insanların sembolik düşüncelerini ve eylemlerini yorumlamak son derece karmaşık bir süreç. Özellikle de Neandertaller gibi bizimle aynı türe ait olmayan homininler söz konusu olduğunda.

Yine de maddi buluntular, Pleistosen’deki kuzenlerimizin neler yapmış olabileceğine dair bazı ipuçları verebilir. Örneğin 1990’larda araştırmacılar, Fransa’daki bir Neandertal mağarasının derinlerinde tuhaf bir yapı keşfetti: Özenle düzenlenmiş sarkıtlardan (stalagmit) oluşan iki halka. Bu sıra dışı düzenlemenin tam olarak ne amaçla kullanıldığı hâlâ bilinmiyor. Ancak speleotem halkalarının içinde düzenli olarak ateş yakıldığına dair kanıtlar bulunuyor.

(İlgili: Neandertallerle Nerede Seviştiğimiz Belli Oldu: Her Yer)

Antropologlar, yaklaşık 176.000 yıl öncesine tarihlenen bu keşfi hâlâ yorumlamaya çalışıyor. Önde gelen görüşlerden biri, buranın bir “ritüel alanı” olarak kullanıldığı ve dolayısıyla sembolik ve hatta dini inanışlara işaret edebileceği yönünde. Öte yandan, bu düzenlemenin tamamen gündelik/ev içi bir işleve sahip olması da mümkün. Bulgunun Neandertal bilişi ve davranışı açısından ne anlama geldiği konusunda kesin bir sonuca varılmış değil.

Neandertal cenazeleri

Cenaze gelenekleri, dini pratikler ve öte dünya inancıyla yakından bağlantılı. Bu nedenle Neandertallerin ölülerini gömmüş olması küçümsenecek bir ayrıntı değil. İlginç biçimde, bu davranışın Levant’ta yaklaşık 120.000 yıl önce belirginleştiği görülüyor. Bu da zaman ve mekân açısından, bilinen en erken Homo sapiens gömüleriyle örtüşür.

Bu yüzden bazı arkeologlar, iki insan soyunun, kilit bir coğrafi bölgede kaynaklar için rekabet etmeye başladıklarında “bölge işaretleme” aracı olarak iskeletleri gömmeye yöneldiğini düşünüyor. Ancak bu mezarlar, ruhani inançların kanıtı olarak da yorumlanıyor.

İşi daha da karmaşık hale getiren bir nokta ise şu: Yakın tarihli araştırmalar, bu erken Levant mezarlarının aslında Neandertal–Homo sapiens melezleri olduğunu; yani iki hominin soyunun birbirleriyle çiftleşmeye başladığı dönemde ortaya çıktığını gösterdi. Bu durum, Neandertallerle modern insanlar arasındaki gen ve kültür alışverişinin, karmaşık cenaze geleneklerinin ve bunlarla ilişkili bilişsel süreçlerin yükselişini kolaylaştırmış olabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Bununla birlikte, en ünlü Neandertal mezarlığı Şanidar Mağarası’nda bulunuyor. Burada yedi birey, yaklaşık 50.000 ila 80.000 yıl önce gömülmüştü. Bu iskeletlerden birinin polenle kaplı olduğu saptanınca, Neandertallerin ölülerini gösterişli bir çiçek sunusuyla öte dünyaya uğurladığı “çiçekli gömme” fikri ortaya atılmıştı.

Ne var ki bu fikir büyük ölçüde çürütüldü; çünkü polenin mağaraya, yuva yapan arılar tarafından taşınmış gibi göründüğü anlaşıldı.

Neandertallerin “ayı kültü” var mıydı?

Bir diğer son derece tartışmalı teori, Neandertallerin mağara ayılarına tapındığı iddiası. İlk kez 20. yüzyılın başlarında arkeolog Emil Bächler tarafından ortaya atılan bu düşünce, “Ejderha Mağarası” anlamına gelen Drachenloch adlı alanda, doğal olmayan bir sanduka içinde çok sayıda ayı kemiğinin bulunmasına dayanıyordu.

Yıllar sonra yapılan analizler, kemiklerin aslında doğal süreçlerle biriktiğini ortaya koyunca bu hipotez çürütüldü. Ancak son birkaç yılda, Polonya’da Neandertallerin mağara ayısı kafatasları üzerine sembolik oyma izleri bırakmış olabileceğini düşündüren yeni kanıtlar gündeme geldi ve bu da “ayı kültü” ihtimalini yeniden alevlendirdi.

Başka bir yerde, İspanya’daki Des-Cubierta Cave’de arkeologlar, yaban öküzleri ve bozkır gergedanları da dahil olmak üzere büyük memelilere ait, boynuzlu düzinelerce kafatası buldu.

Neandertallerin bu “kafatası mağarası”ndaki kalıntıları kuşaklar boyunca biriktirip depoladığı anlaşılıyor. Bu kemik koleksiyonu yorumlamak son derece zor; fakat bu birikimin yüzlerce yıl, hatta daha uzun süre sürdürülen bir tür ruhani ya da dini pratiği temsil ediyor olması mümkün.

Yani Neandertallerin bir ayı kültüne ya da genel olarak herhangi bir dine sahip olup olmadığını kesin olarak söylemek şu an için çok zor.


IFL Science. 11 Şubat 2026.

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login