İngiltere’de 500.000 Yıl Önce El Baltalarının Tekniği Değişmiş

Bu baltaları tam olarak hangi insan türünün yaptığını ya da karmaşık konuşma kapasitesine sahip olup olmadıklarını tam olarak bilmiyoruz.

İngiltere’deki Aşölyen örnekleminden el baltası örnekleri: el baltasının orta kısmındaki çıkıntılar, doğrudan yontularak şekillendirilmiş. C: Shipton, C. et al. 2026.

Britanya’daki Paleolitik arkeolojik kayıtlar, yaklaşık yarım milyon yıl önce taş yontma becerilerinde oldukça ani bir artış yaşandığını gösteriyor. Araştırmacılar, bu kırılma noktasından önce ve sonra üretilen el baltalarındaki işçiliği analiz ederek, söz konusu atılımın bilişsel bir yükselmeyi yansıtıyor olabileceğini ve bunun arkaik insanlarda konuşmanın gelişimine de katkı sunmuş olabileceğini öne sürüyor.

Çalışmanın yazarlarına göre, 560.000 yıldan daha eski el baltaları (örneğin Kent’teki Fordwich’te bulunanlar) “görece kalın, asimetrik ve düzensiz kenarlı” iken, yaklaşık 480.000 yıldan itibaren ortaya çıkanlar “ince, simetrik ve düzenli kenarlı”. West Sussex’teki Boxgrove buluntularıyla temsil edilen bu ikinci grup, daha az rafine öncüllerine göre ortalama yüzde 41 daha ince.

Bu, oldukça önemli bir tasarım güncellemesi. Çünkü değişim yalnızca 80.000 yıllık bir zaman diliminde gerçekleşmiş. Kıyaslamak gerekirse, Doğu Afrika’daki daha erken “Oldowan” alet yapımcılarının el baltalarının kalınlığını yalnızca yüzde 15 azaltabilmeleri için yaklaşık yarım milyon yıla ihtiyaç duyduğu biliniyor.

(İlgili: İngiltere’de Avrupa’nın En Eski Kemik Aletleri Bulundu)

Çalışma yazarları, arkeolojik nesnelerin yüzeylerindeki yonga izlerine dayanarak, kalite artışının kenarı döndürerek yongalama gibi yenilikçi tekniklerin benimsenmesinden kaynaklandığı sonucuna varıyor. Bu teknik, bir çakmaktaşı parçasını sürekli döndürerek yonga koparmak için en uygun açıyı yakalamayı içeriyor. Buna ek olarak, geyik boynuzu ya da kemikten yapılmış yumuşak çekiçlerin kullanımı da bu gelişmede rol oynamış olabilir.

Araştırmacılar bir dizi deneyde, acemi çakmaktaşı yontucularının bu kavramları kolayca kavrayabildiğini, fakat bunlarda ustalaşmanın inanılmaz derecede zor olduğunu gördü. Hatta modern katılımcılar 90 saatlik eğitime rağmen Boxgrove örneklerine denk el baltaları üretemedi.

Yazarlar, gelişmiş taş yontma eğitiminin modern insanlarda “beynin sağ ventral premotor korteksindeki beyaz madde üzerinde değişiklikler” oluşturabildiğini gösteren önceki araştırmalara dikkat çekiyor. İlginç biçimde, “dilin, dudakların, çenenin ve konuşma için gerekli gırtlağın ince motor kontrolü” için beynin genişlemiş motor alanlarının şart olduğunu; ayrıca “ventral premotor korteksin konuşma sırasında özellikle etkinleştiğini” vurguluyorlar.

Araştırmacılar, Boxgrove’dan elde edilen Pleistosen hominin kalıntılarının, İspanya’daki Sima de los Huesos’ta bulunanlarla büyük ölçüde benzer olduğunu söylüyor. Sima de los Huesos’ta, yaklaşık 430.000 yıl önce kafalarının arkasına alınan şiddetli darbelerle öldürüldükleri düşünülen Neandertal benzeri 29 insanın kalıntıları, derin bir çukurun içine adeta “atılmış” halde bulunmuştu.

Bu olay bambaşka bir hikaye, fakat Sima de los Huesos örneklerinin konuşmaya elverişli dil kemiğine (hyoid) sahip olmaları ve iç kulak yapılarının da konuşulan dili duymaya yönelik özelleşmiş gibi görünmesi dikkat çekici.

Aynı durumun İngiltere’deki arkeolojik balta yapımcıları için geçerli olup olmadığını bilmiyoruz. Ancak yeni çalışmada sunulan kanıtlar, taş yontmadaki yetenek artışının konuşabilme becerisiyle birlikte gelişmiş olabileceğini düşündürüyor.

Araştırmacılar şu sonuca varıyor: “Britanya’da yaklaşık yarım milyon yıl öncesinden itibaren el baltası yontma becerisinde görülen belirgin artış, ventral premotor korteksi de içeren daha geniş bir motor kontrol genişlemesini yansıtıyor olabilir. Bu da insanın sesli iletişimdeki uzmanlaşmasının temelini oluşturuyor.”


IFL Science. 14 Ocak 2026.

Makale: Shipton, C., Foulds, F., Rawlinson, A., Ashton, N., Leroyer, M., & White, M. (2026). Pronounced increase in hominin biface knapping skill half a million years ago in Britain. Journal of Archaeological Science: Reports.

Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login