3500 Yıl Önce Mısır’da Mumyalamanın Nasıl Olduğunu Gösteren Yüz

Firavun Thutmose III zamanında Ahırlar Şefi olarak bilinen ve şehrin ileri gelenlerinden sayılan Nebiri’nin yüzü mumyalama tekniklerine ışık tutuyor.

F: Philippe Froesch

Arkeologlar, Mısır’ın MÖ 1550’den MÖ 1292’ye kadarki dönemini kapsayan 18. Hanedanlık’ta yer alan ve hanedanın ileri gelenlerinden biri olarak kabul görmüş Nebiri’nin yüzünü yeniden canlandırdı. Araştırmalar, o dönemde kraliyet dışı elitlerin cenaze törenlerine ışık tutarak, cesedinin mumyalanması için nasıl hazırlandığına dair yeni bilgiler de ortaya koyuyor.

Nebiri, yaklaşık 3500 yıl önce Firavun Thutmose III’ün döneminde görev alan “Ahırlar Şefi” olarak biliniyor ve geçmiş araştırmalar onun 45 ila 60 yaşları arasında akut kalp yetmezliğinden öldüğünü gösteriyor. Kraliçeler Vadisi’ne gömülen Nebiri’nin yağmalanan mezarından geriye sağlam bir şekilde kalan sadece kafası.

Bu kafanın keşfi oldukça önem arz ediyor, zira kraliyet ailesi dışındaki yüksek statüdeki kişiler için cenaze törenlerinin nasıl yapıldığına dair nadir bir örnek. Çünkü, 18’den 20. Hanedana kadarki dönem içerisindeki cenaze törenleri hakkında yıllar boyunca kral ve kraliçe mumyaları üzerinde yaptıkları radyolojik incelemeler sayesinde oldukça önemli bilgilere ulaşan Antik Mısır Bilimcileri, kraliyet dışı olup yüksek mevkide bulunan kişilere uygulanan prosedürlere dair daha az veriye sahip olduklarını belirtiyorlar.

Nebiri’nin yüzü kraliyet ailesi mensubu olmayan elitlere uygulanan mumyalama tekniklerine ışık tutuyor. F: Philippe Froesch

Nebiri’nin kafası üzerinde yapılan ve Adli Tıp, Tıp ve Patoloji Dergisinde yayınlanan bu çalışma, araştırmacıların bu mezar uygulamalarına ilişkin bilgilerini geliştirmelerine ve Nebiri’nin Ahırlar Şefi olarak 18. Hanedanlık içerisindeki statüsünün teyidine olanak sağlıyor.

Yayınlanan bu çalışmanın baş yazarı Robert Loynes, Manchester Üniversitesi KNH Biyomedikal Mısır Bilimi Merkezi’nde yaptığı açıklamada; “Bu araştırma adli tıp yöntemlerini kullanarak Nebiri’nin nasıl göründüğünü belirleyebilmek, mumyalama tekniklerini incelemek ve aynı dönemde yaşamış diğer insanlarla nasıl karşılaştırma yapılabilir olgularına odaklandı.” diye belirtti.

Nebiri’nin kafasına, mumyalama esnasında gördüğü işlemleri araştırmak için CT taramaları yapıldı. CT tarama verilerini kullanarak, bilim insanları daha sonra, bugün mahkemelerde dahi kabul gören ve tercih edilen adli tıp yöntemlerini kullanarak yüzün yeniden yapılandırmasını gerçekleştirdi.

Daha evvel akciğerleri ve başı sarmak için kullanılan keten parçalarının bazılarında, tarifte kullanılan bileşiklerin tanımlanması için biyokimyasal analizler yapılmıştı ve muhtemelen hayvansal yağ, aromatik bitki ve reçineden oluşan bir karışımın kullanıldığı tespit edilmişti. CT taramaları ve yüz rekonstrüksiyonu çalışmaları ile birlikte, bu analizler, araştırmacılara, bu örnekte kullanılan mumyalama işlemlerinin bazı önemli özelliklerini keşfetmelerine olanak sağladı.

Nebiri’nin adli tıp yöntemleri kullanarak yeniden canlandırılan yüzü. F: Philippe Froesch

Bu analizler, kafatasında bulunan ve burun boşluğunu beyinden ayıran kalbur şeklindeki etmoid kemiğine açılan bir delikle, beynin çıkarılmasını sağlayan için eşsiz bir yaklaşımın kanıtlarını gösteriyor.

“Beyni çıkartmak için kafatası boşluğuna girmek, Herodot tarafından MÖ 450 civarlarında kabaca açıklanan bir yönteme göre kribriform tabakasını kırmak ve daha sonra da beyni çıkarmaktı” diye açıklayan Loyne bu yöntemle beynin çoğunun kafatasının içinde kaldığını ve kafatasının içerisinde zarar görmemiş bir şekilde kaldığını belirtiyor. Ayrıca kafatası içerisinde kalan beyin kalıntılarının içine keten kumaşı yerleştirildiğini ve o şekilde bırakıldığını bulduklarını da ekliyor.

Aslında keten bandajların bu kafada pek çok yerde kullanılmasının sebebinin onu korumak ve görünümünü bozmamak için olduğu düşünülüyor. Yani bu durumda burunda açılan deliklerin aslında beynin çıkarılması için değil de bu keten bezlerin sokuşturulması için açılmış olabileceği de fikirler arasında. Mumyalama işlemi sırasında ayrıca gözlerin de dikkatli bir şekilde hazırlandığı, göz yuvalarının içine yerleştirilen keten bezler sayesinde küresel şeklini koruduğu belirtiliyor.

Dönemin diğer yüksek statülü elit gömülerinde görülen tekniklerle benzerlik sergileyen bu mumyalama teknikleri Nebiri’nin bu elit toplumun bir parçası olduğunun kanıtı olarak kabul ediliyor. “Çalışmalarımız, kendisinin yüksek statü seçkini olduğu fikrini destekler nitelikte ve bu onun Ahırlar Şefi unvanıyla da oldukça uyumlu, çünkü, atlar 18. hanedanlıktan hemen önce Mısır’a gelmişti. Ama buna ek olarak mumyalama teknikleri de karşılaştırıldığında, bu fikir için önemli miktarda kanıt eklemek mümkündür, “diye ekliyor Loynes.

Kraliyet ailesi mensupları dışındaki elit kişilere uygulanan mumyalama ritüellerinde değişiklikler olabileceğini de belirtmek gerekir, zira Mısır’da her birinin kendi pratiklerini gerçekleştirdiği çok sayıda farklı mumyalama atölyesi bulunuyordu.

Mısır’da 5200 Yıllık En Eski Anıtsal Hiyeroglifler Keşfedildi

Mısır’daki 3.000 Yıllık Ahşap Protez Muhtemelen Dünyanın En Eskisi


IBTimes – By Léa Surugue. 22 Haziran 2017.

Makale: Loynes, R. D., Charlier, P., Froesch, P., Houlton, T. M., Lallo, R., Di Vella, G., & Bianucci, R. (2017). Virtopsy shows a high status funerary treatment in an early 18th Dynasty non-royal individual. Forensic Science, Medicine and Pathology, 1-10.

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümünü bitirdikten sonra, Uludağ Üniversitesi'nde Arkeoloji Yüksek Lisansı'nı tamamladı. Daha sonra, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Bölümü'nde ikinci yüksek lisansına başladı ve Kültür Mirası üzerine odaklandığı bu programdan Kültür Mirası ve İletişim konulu teziyle mezun oldu.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply