237 Milyon Yıl Önce Böcek Çeşitliliğinde Patlama Oldu

Çin’de keşfedilen devasa boyutta iki fosil yatağı, hala çözülememiş bir gizemin ipuçlarını sunuyor: böcekler nasıl hayvan krallığının en çeşitli üyeleri haline geldi?

Bu planthopper fosili, böcek biyoçeşitliliğinde yaşanmış bir patlamayı belgelendirmeye yardımcı oldu. C: D. Zheng et al. Science Aadvances (2018)

Keşif, 252 milyon yıl önce meydana gelmiş bir kitlesel yok oluşun ardından böcek çeşitliliğinde bir patlama olduğunu ve bunun birçok böceğin beslendiği bitkilerde benzer bir çeşitlenmeyle aynı döneme denk geldiğini ortaya çıkardı.

Washington, D.C.’de bulunan, Smithsonian Enstitüsü’nün idare ettiği Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nden, çalışmaya dahil olmayan, paleoekolog Conrad Labandeira, bulgunun “son derece etkileyici” olduğunu söylüyor.

Permiyen Triyas yok oluşu olarak bilinen bu kitlesel yok oluş volkanik faaliyet, küresel ısınma ve deniz yaşamının %90’ını omurgalı karasal hayvanların ise %70’ini yok eden asteroit etkilerinin birleşimi sonucu meydana gelmişti. İlkel kınkanatlılar, bitki parçalamaya elverişli ağız yapıları olan ağaç böcekleri, dev hamamböcekleri ve yusufçuklar da dâhil birçok böcek türü bu olaydan önce sayıca artmıştı, ancak araştırmacılar bu türlerden hangilerinin yaşanan felaketi atlattığı konusunda bir kesinliğe ulaşmış değil. Böcekler kabuk ve kemik gibi dayanıklı vücut parçalarından yoksun olduğu için bu soruyu cevaplandırabilecek fosiller oldukça az.

(Dünyanın En Eski Tarımcıları 25 Milyon Yıllık Termit Karıncalarıydı)

Çin, Nanjing’de yer alan Devlet Paleobiyoloji ve Stratigrafi Laboratuvar’ından paleontolog Zheng Daran, Wang Bo ve meslektaşları Çin’in kuzeybatısında ipucu barındırması mümkün beş alan tespit etti. Bu alanlardan, aralarındaki mesafe 2300 kilometre olan, kumtaşı ve diğer tortul kayaçlarla kaplı antik göl yataklarından oluşan, ikisinin böcek varlığı açısından son derece zengin olduğu belirlendi. Ekip, yalnızca bu iki alandan 800 fosil topladı.

Paleontologlar Çin’in kuzeybatısında, yüzlerce böcek fosili çıkardı.

Hong Kong Üniversitesi’nden Chang Su-Chin’le çalışan Wang, Zheng ve meslektaşları kumtaşını tarihlendirerek, alanların yaklaşık 230 milyon yıllık olduğunu saptadı. Ekibin bildirdiğine göre, 11 ana böcek grubunda 28 böcek ailesiyle daha eski olan alan böcek varlığı açısından da daha çeşitli. Bu çeşitliliğin, her ikisi de daha ilkel türlerinki gibi üç aşamalı değil dört aşamalı yaşam döngülerine sahip sinekler ve kınkanatlılar gibi daha gelişkin böceklerin birçoğunu içeriyor olması muhtemel. Daha yeni olan alanda ise, birçoğu daha eski olan alanda da var olan, altı sıra 10 böcek ailesi bulunuyor.

Labandeira’nın bildirdiğine göre araştırma sonucu elde edilen bulgular kınkanatlılar ve hamamböcekleri de dâhil bazı böcek türlerinin büyük yok oluş olayını atlattığını, diğerlerinin ise bu olaydan sonra evrim geçirdiğini gösteriyor. Labandeira’nın bitki hasarı modelleri de dâhil antik böcek-bitki etkileşimleri üzerine yaptığı kendi çalışması da böcek biyoçeşitliliğinin söz konusu zaman dilimi boyunca yok oluştan kurtulanlardan ve yeniden evrimleşenlerden türediğini göstererek bu sonucu destekliyor.

Fosillerin bulunduğu alanlar, bu evrim patlamasının, özellikle su böcekleri için, araştırmacıların düşündüğünden çok daha erken meydana geldiğinin altını çiziyor. Kalıntılar arasında fosilleşmiş yusufçuklar, şayak sinekleri, sandal böcekleri ve su kınkanatlıları yer alıyor. Paleontologlar şu ana kadar, böylesi su böceklerinin 130 milyon yıl öncesine kadar çeşitlenmediğini sanıyordu. Zheng’in belirttiğine göre bu böcekler-hem avcı olanlar hem de bitki yiyenler- onları bugün gördüğümüz ekosistemlere doğru hareket ettirerek tatlı su komünitelerinin daha karmaşık ve daha üretken olmasına yardımcı oldu.

Böcek çeşitliliğindeki bu patlama için saptanan daha erken tarih, bitki çeşitliliğinde meydana gelmiş patlamayla dönem olarak uyuşuyor. Polen taşıyıcı ve zararlı haşerat olarak böcekler ileriki bitki evrimini, bitki evrimi ise böcek evrimini teşvik etmişti. Bu olaylar zinciri ise günümüzdeki bitki ve hayvan çeşitliliğine ulaşılmasına yardımcı oldu.


Science Mag. 5 Eylül 2018.

Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu. Arkeoloji ve özellikle sanat tarihini çok seviyor.

You must be logged in to post a comment Login