Çin’deki Kraliyet Mezarında Gizemli Bir Şebek Türü Bulundu

Yaklaşık 2.300 yıl önce, Çin’in ilk imparatorunun büyükannesi, ürkütücü hayvanlar topluluğuyla doldurulmuş bir mezara gömüldü. Yeni araştırmaya göre bu mezarda, daha önce bilinmeyen değişik bir Asya maymunu da yer alıyor.

Arkeologlar, eski bir Çin mezarında, önceden bilinmeyen bir cins ve soyu tükenmiş şebek türü olan Junzi imperialis’in kafatasını keşfettiler. C: Londra Camuel Turvey / Zooloji Derneği

Araştırmacılara göre bu keşif çok dikkat çekici, çünkü Junzi imperialis adı verilen bu şebek, son buzul çağından beri soyu tükenmiş olan ilk maymun.

Biyoloji profesörü Helen Chatterjee, Junzi imperialis’in yok oluşunda, insan aktivitesi ve çevresel faktörlerim rol oynadığını söylüyor.

Chatterjee, “Araştırmamız, geçmişte, bu maymunların Çin genelinde daha kuzeyde bir dağılımı da dahil olmak üzere çok daha geniş bir alana sahip olduğunu gösterdi. Fakat zamanla, Çin daha gelişmiş hale geldikçe ve insanlar genişledikçe, bu maymunların dağılımı da önemli ölçüde azaldı. Bugün, uzun kollu kuyruksuz maymunlar, sadece Çin’in çok uzak güneyinde yaşıyor.”

(Meksika’da 2.000 Yıllık Papağan Mumyası Bulundu)

Şebeklerin habitatının boyutunu azaltan, bina gelişmeleri gibi, insan kaynaklı (antropojenik) faktörler nedeniyle; bu maymunlar şimdi Dünya’daki en nadir primatlarından biri.

Kraliyet keşfi

2004 yılında arkeologlar, Çin’in Şensi eyaletinde imparator Qin Shi Huang’ın (MÖ 259 – 210) büyükannesi Lady Xia’ya atfedilen mezarı kazdılar. Ancak mezarda Lady Xia’ın kalıntılarından çok daha fazlası vardı: Ayrıca bir leopar iskeleti (Panthera pardus), bir Avrasya vaşağı (Lynx lynx), bir Asyatik siyah ayı (Ursus thibetanus), bir turna (Grus), evcil memeliler, kuşlar ve şaşırtıcı bir şekilde gizemli bir şebek.

Çin’e özgü altı canlı türü de dahil olmak üzere bilimsel olarak bilinen 20 tür şebek ve büyük kara şebekler. Ancak mezarda bulunan şebek kafatası, çenesi ve dişleri, bilinen hiçbir türe benzemiyordu. Dolayısıyla bilim insanları bu şebeğe yeni bir cins ve tür ismi verdi.

Bu yeni cinse, Çince centilmen anlamına gelen Junzi adı verildi. Çünkü şebekler, Çin tarihi boyunca asil olarak kabul edilmişti. Aslında şebekler, önemli miktarlarda chi (Fen shui enerjisi) ile ilişkilendirildi ve sıklıkla antik Çin şiirleri, öyküleri ve sanatında ortaya çıktı.

(Endonezya’da Ada Hayvanlarından Yapılmış 30,000 Yıllık Takılar Bulundu)

J. imperialis yaşarken muhtemelen bugünkü şebeklere çok benziyordu. Muhtemelen 6 kilogram ağırlığındaydı ve ara sıra böcek veya kuş yumurtası haricinde çeşitli meyveler ve yapraklarla besleniyordu. Bununla birlikte tüylerinin ne renk olduğu ve sesinin nasıl çıktığı bilinemiyor.

“Maalesef bu özellikler günümüze kadar korunamıyor ve bu yüzden nasıl göründüğünü ya da sesinin nasıl çıkmış olabileceğini tahmin edemiyoruz. Ancak günümüzde yaşayan şebeklerden yola çıkarak, yüz tüylerinin renginde ve desenlerinde en fazla çeşitliliği ve türe özgü güzel sesler çıkardıklarını biliyoruz.”

Antik evcil hayvan?

Antik Çin gömüt bölgelerinde, egzotik hayvanların kalıntılarını bulmak yaygın bir durum, ancak bu keşif, bu kadar eski bir alanda bildiğimiz tek şebek.

Lady Xia’nın bu hayvanı bir evcil hayvan olarak besleyip beslemediği kesin değil. O günlerde şebeklerin popülasyonları hızla düşüyordu. Bazen insanlar onları evcil hayvan olarak beslemeye karar veriyordu ve bu hayvanlar küçük kafeslerde tutulduklarında agresifleşebildikleri için büyük köpek dişlerini sökebiliyorlardı.

Belki de J. imperialis’in hikayesi sayesinde, nesli tükenmekte olan şebekler için daha fazla koruma planı devreye sokulacak. Ne de olsa tarihsel kayıtlar, bu esrarengiz şebek soyunun son olarak 300 yıl kadar önce tükendiğini gösteriyor.

Chatterjee, “Junzi’nin keşfi, insanların doğal dünya üzerinde yaratmış olabileceği yıkıcı etkiye dair cılız bir ders. Doğa ayak uyduramaz, bu nedenle birçok tür – birçok şebek türü de dahil olmak üzere – yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.” diyor.


Live Science. 21 Haziran 2018.

Makale: Turvey, S. T., Bruun, K., Ortiz, A., Hansford, J., Hu, S., Ding, Y., … & Chatterjee, H. J. (2018). New genus of extinct Holocene gibbon associated with humans in Imperial China. Science.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login