Yok Olan Yerli Grubun Genleri, Tennesseeli Birinde Keşfedildi

Newfoundland’de yaşamış yerli Beothuk halkının bilinen son üyelerinin 200 yıl önce öldüğü düşünülüyordu. Ancak araştırmacılar, bu insanların genlerinin bugün Tennessee’de yaşayan bir insanda bulunduğunu bildirdi.

Newfoundland’de yer alan Beothuk kamp hayatının bir çizimi. C: The History Collectin/Alamy

Shanawdithit, 1829’da tüberkülozdan ölen son Beothuk kadınıydı. Grup, 2000 kişilik nüfusla Newfoundland bölgesinde yaşadı fakat 1500’lerin başlarında bölgeye gelen Avrupalılar, getirdikleri hastalıklarla Beothuk halkını iç bölgelere sürüklediler ve geleneksel olarak avcılık, balıkçılık yaptıkları alanlardan onları uzaklaştırarak açlıktan ölmelerine sebep oldular.

Beothuk kültürünün nesli tükenmiş olsa da genleri yaşamaya devam ediyor. Yeni genetik çalışma, Beothuk genlerinin Shanawdithit’in Tennesse’li amcasının genleriyle aynı olduğunu ortaya çıkardı. Newfoundland’daki Memorial Üniversitesi’nde biyoloji profesörü olan, çalışmanın araştırmacısı Steven Carr, popülasyon genetiğinde çapraz inceleme yapılmasıyla, günümüz Ojibwe (Chippew olarak da biliniyor) halkıyla oldukça iyi eşleşen genetik diziler bulduklarını söyledi.

(Newfoundland’e Farklı Gruplar Tarafından Birçok Kez Yerleşildi)

Beothuk kültürünün yaşadığı fikri, Newfoundland bölgesindeki diğer yerli gruplar için pek şaşırtıcı değil. Örneğin, tarihi ve coğrafyası Beothuk’larınki ile örtüşen bir grup olan Mi’kmaq halkının en doğudaki kabilesi Miawpukek halkının sözlü gelenekleri, Beothuk soyundan gelenlerin çağlar boyunca hayatta kaldığını savunuyor.

Carr, ‘’Herkes Beothuk’a ne olduğunu merak ediyor. Aile bağlarını destekleyecek kanıtları olmamasına rağmen Beothuk Kızılderililerinin soyundan geldiğini iddia eden insanlar var,’’ diyor. Örneğin 2017’de Kanada Yayın Kurumu’na göre Kuzey Carolina’da bir kadın, verileri eksik kullanan ticari bir soy araştırma şirketi kadının yanlışlıkla bu atalardan geldiğini öne sürmesi sonucunda, Beothuk kökenli olduğunu iddia etti.

Eski bir kültür hakkında yeni bulgular

2017’de Current Biology dergisinde yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar Newfoundland’daki üç yerli grup (gizemli bir şekilde ortadan kaybolmadan önce yaklaşık 8.000-3.400 yıl önce Newfoundland’da yaşayan Maritime Archaic; Newfoundland’da yaklaşık 3.800-1.000 yıl önce bulunmuş Palaeoeskimo ve bir de Newfoundland’de yaklaşık 2.000-200 yıl önce yaşamış Beothuk) arasında yakın bir genetik ilişki olmadığını bildirdiler.

Hayatta kalan son Beothuk’lardan biri olan Demasduit’in 1819 yılında yapılmış portresi. Kanada’daki sömürgeciler Demasduit’i ele geçirdikten (ve onu korumaya çalışan kocasını öldürdükten) sonra, adını Mary March olarak değiştirdiler. Demasduit’in bebeği, o yakalandıktan iki gün sonra öldü. C: Library and Archives Canada

Genome dergisinde yayınlanan çalışmada Carr, önceden yayınlanmış olan Beothuk genlerini yeniden analiz etti. Özetle, 18 Beothuk bireyin arkeolojik kalıntılarından alınan mitokondriyal DNA’ya (annelerden çocuklara aktarılan genetik veriler) ve sırasıyla Shanawdithit’in teyzesi ve amcası Demasduit ve Nonosabasut’un kafataslarına baktı. (The Guardian’a göre bu kafatasları 1828’de çalınmış ve Edinburgh Üniversitesi’ne gönderilmişti. Mi’kmaq ve diğer yerli grupların uzun uğraşlarından sonra Newfoundland’e geri gönderilmişlerdi.)

Carr, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından yürütülen ve ticari DNA testi kullanan kişilerin yanı sıra, dünya çapında yapılan araştırma projelerinden elde edilen DNA dizileri ile dolu bir veritabanı olan GenBank’ta Beothuk mitokondriyal DNA’sı ile eşleşmeler aradı. Tennessee’de yaşayan bir adamın Nonosabasut ile eşleşen mitokondriyal DNA’ya sahip olduğunu ortaya çıkardı. Adam, Carr’a beş nesil önce ailesinin annesinin izini sürdüğünü ve soyağacında böyle bir ilişkinin farkında olmadığı için Beothuk ile olan bağlantısına şaşırdığını söyledi. Carr, ‘’Şimdi bu bağlantıyı araştırmak için son derece meraklı ve soyunu aramaya da devam edecek,’’ dedi.

Current Biology çalışmasında olduğu gibi, Carr Maritime Archaic’in Beothuk ile yakından ilişkili olup olmadığını buldu. İki grup çok uzak bir atayı paylaşıyor: Kuzey Kutbu Araştırmaları Direktörü William Fitzhugh bilinen en eski Maritime Archaic bireyin (yaklaşık 8.000 yıl önce güney Labrodor’da 12 yaşında ölen bireyin gömütünün analizine göre) Beothuk’a benzer bir DNA’ya sahip olduğunu söyledi.

Carr’a göre bunun nedeni, yerli Kuzeydoğu Amerika’nın ortak atalarının (Innu ve Innuit hariç) en az 15.000 yıl öncesine ait olması ve bu bölgeye yayılan farklı grupların muhtemelen bu atadan gelmesi. Bununla birlikte, Maritime Archaic ile Beothuk arasındaki ilişki, Carr’ın Beothuk ve Tennessee adamı arasında bulduğu son derece ilişkinin aksine, uzaktır.

Ayrıca GenBank araştırması, Beothuk’un ve Newfoundland’dan antik Maritime Arkaik halklarının ‘’her ikisinin de soylarını modern Kanada Ojibwe ile paylaştığını’’ yani genlerinin daha coğrafi olarak merkezi bölgelerdeki atalarından kalma Hint halkların kadar izlenebileceğini gösterdi. Fitzhugh, yeni çalışmanın örneklem büyüklüğü ile sınırlı olduğunu belirtti, “Tepkilerimden biri, bu DNA çalışmalarının ne kadar karmaşık olduğu ve mevcut örneklere ne kadar bağımlı oldukları; genomik analiz teknolojisinin nispeten yeni olduğu ve hızla gelişerek belki de farklı sonuçlara yol açacağıdır.’’

Sonraki adımlar

Daha önceki bir çalışmada başka bir grup araştırmacı, Beothuk ve Mi’kmaq arasındaki genetik bağlantıları araştırdı. Ancak, American Journal of Physical Anthropology’de yayınlanan bu 2007 çalışması, çok kısa DNA parçalarına bakıldığı için sonuçlar büyük ölçüde neticesiz kaldı.

Bu sonuçlara rağmen Carr’ın genetik alandaki çalışmaları, Mi’kmaq First Nation’dan Şef Mi’sel Joe’nun dikkatini çekti. “Şef sadece doğru olduğuna inandıkları şeyi göstermekle ilgilendi,’’ diyor Carr. Joe ise, Mi’kmaq ve Beothuk’un, kültürel olarak nesil tükenmeden önce birbirleri ile aile ilişkilerini sürdürdüklerini söyledi.

Carr, GenBank’ta yalnızca bir Mi’kmaq geni olmasından dolayı, Beothuk ve Mi’kmaq’ın yakından ilişkili olup olmadığını belirlemek için Mi’kmaq First Nation ile çalışmanın daha iyi olacağını düşünüyor. Bu yeni çalışma kayıtlı en az 200 veya daha fazla Mi’kmaq bireyini içerecek, bu nedenle 2017’deki çalışmadan daha büyük olacak.

Bu çalışmanın sonuçları, Beothuk ve Mi’kmaq halkı arasındaki tarihi ilişkiyi detaylandırmaya yardımcı olabilir.

Joe, “Aynı Newfoundland adasını paylaştık ve adanın çok büyük olmadığını söylemek gerek. Elbette zaman zaman insanlarımız onlarla karşılaşmıştır ve bazen onlarla yaşamıştır. Bu karşılaşmalar rekabet yüzünden her zaman dostça değildi fakat dostça yaklaşıldığı zamanlar da oldu,’’ dedi.


Live Science. 2 Temmuz 2020.

Makale: Carr, S. M. (2020). Evidence for the persistence of ancient Beothuk and Maritime Archaic mitochondrial DNA genome lineages among modern Native American peoples. Genome, (999), 1-7.

Yorumlar
İstanbul Üniversitesi Tarihöncesi Arkeolojisi mezunu. Aynı okulda Tarihöncesi Arkeolojisi bölümünde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login