Romalılar ve Vikingler, Britanya’yı kontrol etmiş olmalarına rağmen Britanyalılar üzerinde önemli bir genetik iz bırakmamış. Anglo-Saksonlar içinse durum farklı.

Romalılar Britanya’nın büyük bölümünü yaklaşık 400 yıl boyunca kontrol etmiş olsa da, yeni antik DNA araştırması bu egemenliğe ait görece az miktarda genetik kanıt olduğunu ortaya koyuyor.
MS 43’ten yaklaşık 410’a kadar süren Roma egemenliği daha çok Britannia eyaletinin kültürünü değiştirmiş gibi görünüyor. Bu dönemde Britanya’nın yerli halkının büyük çoğunluğu Roma imparatorluk yaşam biçimine geçmiş.
Çalışma henüz hakemli bir dergide yayımlanmadı. Uzmanların bir kısmı sonuçlara katılırken bazıları daha temkinli yaklaşıyor.
Yine de çalışmanın bulgularından bazıları, daha önce Britanya’ya yönelik Germen göçü üzerine yapılan genetik çalışmaların sonuçlarıyla örtüşüyor. Çalışmada görev almayan arkeolog Duncan Sayer, “Bu sonuçlar daha önce sahip olduğumuz verileri kesinlikle doğruluyor” diyor.
(İlgili: Britanya’daki Roma Askerleri İshal ve Karın Ağrısı Çekiyormuş)
Araştırmacılar incelemelerinde, MÖ 2.550 ile MS 1.150 arasında Britanya’da gömülen 1.000’i aşkın bireyin genomunu mercek altına aldı. “Britanya dışı” atasal kökene sahip olarak tanımlanan Roma DNA’sının, Britanya’nın Roma döneminde gömülen bireylerin genetik profilinin yalnızca yaklaşık yüzde 20’sini oluşturduğunu saptadılar. Buna karşılık, sonraki Anglo-Sakson döneminde “Germen” kaynaklı DNA, o dönemde Britanya’da gömülen insanların genetik yapısının yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyordu.
Sayer’a göre bu bulgular, yerli Britanyalıların Roma İmparatorluğu’nun başka yerlerinden gelen insanlarla şaşırtıcı derecede az, ama Anglo-Sakson kökenli insanlarla sıklıkla karıştığına işaret ediyor.
Araştırmaya katılmayan arkeolog James Gerrard, “Roma döneminde insanlar Britanya’ya yerleşiyor olsa da bu, 5. ve 6. yüzyıllardaki Germen dilli toplulukların [Anglo-Saksonların] yerleşimiyle aynı biçimde değildi” diyor.
Son çalışmayı yürüten ekip, İngiltere’nin kuzeyinde bölgenin büyük bölümünün Danimarka geleneklerini takip ettiği ve Danelaw olarak adlandırıldığı sonraki Viking Çağı’na dair de çok az genetik kanıt bulduklarını belirtiyor. Bu dönemde İngiltere’de gömülen insanların genetik profillerinin yalnızca yaklaşık yüzde 4’ü Demir Çağı İskandinav atasoyuna işaret ediyor.
Ekip aynı zamanda 8. yüzyıldan itibaren Orta ve Güney Avrupa kökenli atasoy oranlarının yükseldiğini, bunun da Orta Çağ döneminde İngiltere’ye daha fazla insan göç ettiğine işaret ettiğini yazıyor.

Kültürel dönüşüm
Yazarlar, “Roma Britanyası’ndan daha önce alınan DNA örneklerinin görece küçük ölçekli ve bölgesel ya da bağlamsal olarak sınırlı kaldığını” belirterek kendi “veri setlerinin bu boşluğu doldurduğunu” öne sürüyor.
Ne var ki çalışmaya katılmayan Gerrard, yeni araştırmanın Britanya’nın genetik tarihine dair doğru bir tablo sunmayabileceği konusunda uyarıyor.
Her şeyden önce, Tunç Çağı ile Orta Çağ arasında, yani yaklaşık 3.700 yıllık bir zaman dilimine ait, Britanya’da gömülmüş 1.039 kişiden alınan DNA’yı inceleyen yeni çalışmada bu kişilerin yalnızca yaklaşık 200’ü Roma dönemine ait. Gerrard’a göre bu, Britanya’da yıllar içinde Roma döneminde gömülen birkaç bin kişinin kökeninin incelendiği arkeolojik araştırmalara kıyasla küçük bir örneklem büyüklüğü.
Bunun yanı sıra, yeni araştırmadaki gömütler ağırlıklı olarak kırsaldan değil kentlerden geliyor. Oysa karışma oranlarının kırsalda farklı olmuş olabileceği biliniyor. Gerrard’a göre çalışmanın sonuçları çarpık da olabilir. Çünkü Roma varlığı, çok sayıda askeri birliğin kamplarda konuşlandığı İngiltere’nin kuzeyinde ve Roma kentsel yerleşimlerinin daha yaygın olduğu İngiltere’nin doğusunda daha güçlüydü.
Gerrard, “Bence antik DNA’nın tüm nüfusu temsil edip etmediğine dair bir sorunumuz var” diyor.
Kelt kadınları
Romalılar, Britanya’nın büyük bölümünü MS 43’te İmparator Claudius’un emriyle istila ederek topraklarına kattı. Daha önce ise Claudius’un evlat edinme yoluyla büyük büyük büyük amcası olan Iulius Caesar, MÖ 55 ve 54’te kısa süreli iki istila girişiminde bulunmuştu. Roma egemenliği MS 410 civarında, kuzey sınırını koruyan Roma birliklerinin Roma topraklarını Germen istilalarına karşı savunmak üzere kıtaya geri çağrılmasıyla sona erdi.
Çalışma Roma egemenliğine dair görece az genetik kanıt bulmuş olsa da araştırmacılar, Romalıların gömme pratikleri üzerinde belirgin bir etkisi olduğunu öne sürüyor. Roma öncesi Britanya gömütleri çoğunlukla anasoylu akrabalık ilişkilerine göre gruplanıyordu. Bu durum belki de Kelt geleneğinde aile reisi olarak kadınlara verilen öneme işaret ediyor. Araştırmacılar bu pratiğin, yerli halkın bir kalesi olan İngiltere’nin batısında bir süre daha devam ettiğine ilişkin kanıtlar buldu. Bu kültürel gelenek altında kadınlar görece güçlü konumdaydı, atalarından kalma evlerinde yaşamaya devam ediyorlardı; evlendikleri erkekler ise onların topluluklarına taşınıyordu.
Ne var ki araştırmacılara göre Britanya’daki Roma dönemi mezarlıklarındaki kalıntılardan elde edilen DNA’da bu tür örüntüler görülmüyor. Bu durum geleneksel Roma ataerkil uygulamasını yansıtıyor olabilir.
Live Science. 27 Mayıs 2026.
Makale: Silva, M., Booth, T., Anastasiadou, K., McCabe, J., Barrington, C., Kelly, M., … & Skoglund, P. (2026). Genomic history and selection in Roman and early medieval Britain. bioRxiv, 2026-04.
You must be logged in to post a comment Login