Stonehenge’in Kayıp Sesleri

Stonehenge ile ilgili pek çok cevapsız sorunun cevabı için sesler yardımcı olabilir mi? Dr. Till, Sanal Gerçeklik Teknolojisi sayesinde geliştirmiş olduğu yeni bir uygulama ile bizi, bu mistik taş bloklar arasındaki 3.000 yıl önce var olan ses boyutuna taşıyor.

Sanal Gerçeklik – VR teknolojisi sayesinde Stonehenge’in tarihine yeni boyutlar kazandırılıyor. F: BBC

Günümüzden 3.000 yıl önce var olan sesleri kaybolmuş olsa da, Huddersfield Üniversitesi-Müzik Teknolojisi Bölümü’nden Dr. Rupert Till bazı antik enstrümanları ve sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak Stonehenge’in bütünsel yapısındaki yankıları gösteren sanal bir ses turu yarattı.

Farklı seslere sahip olan yerlerin antik insanların ilgisini çektiğine dair çok sayıda kanıt bulunduğunu belirten Dr Till, Stonehenge’de de “garip bir akustik” bulunduğuna inanıyor. Örneğin günümüzde bile Stonehenge’de bir rüzgarın ya da bir davul sesinin 47hz bas tonu sağladığını söylüyor.

İlk olarak, Washington (ABD) – Maryhill’de bulunan Stonehenge’in replikasını ziyareti sırasında daire formun sese olan etkisini düşünerek araştırmalarına başlayan Dr. Till, şu anda –ziyaretçi turistlerin ve yakındaki A303 otoyolundaki otomobil sesleri de dahil olmak üzere- anlık sesleri yok ederek bizleri 3.000 yıl önceki ses boyutu algısına taşıyan yeni bir uygulama geliştirdi. Bunun için, insanlara Stonehenge’in bozulmamış halindeki yankılaması içinde o zamanki müziğe benzer bir duygu yaratmak amacıyla yine o zamanlarda kullanıldığı düşünülen kemikten yapılmış flütler ve hayvan boynuzları gibi bazı enstrüman seslerinden yardım alan Dr. Till, alanın bir Rock konseri mekânında beklenen düzeyde özellik sergilediğini belirtiyor.

Daha önce İspanya’da içlerinde yapılan kazılar sayesinde müzikal enstrümanların bulunduğu derin yer altı mağaralarında da çalışmış olan Dr. Till, birkaç bin yıl önce insanların akustik ortamlara ilgi duyduğuna dair güçlü kanıtların olduğunu açıklıyor. Tünellerin ve mağara sistemlerinin yankılarının insanlar için özel bir anlam taşıyor olabileceği ve bazı belli insan işaretlerinin bulunduğu sarkıtların müzikal bir işlevi olduğu düşünülüyor. Sarkıtlara doğru bir şekilde vurulduğunda derin bir tını duyulabileceği ve hatta bu şekilde büyük dikey bir ksilofon gibi çalınabileceği belirtiliyor.

Stonehenge’in akustiğini gösteremek adına Dr. Rupert Till minik bir davul çalıyor. F: BBC

Garip ve farklı teoriler için cazip bir yer olan Stonehenge, bu sayede arkeoloji alanında da hızla büyüyen ve yer edinen sanal gerçeklik teknolojisi (VR) ile geçmişi yeniden yaratma çalışmaları için de bir odak noktası oluyor. Geçmişin görselleştirilmesinde uzmanlaşmış arkeolog Dr. Aaron Watson’a göre Sanal Gerçeklik ile tarihin araştırılmasında bize yeni yollar açıyor:

“Sanal gerçeklik dünyasını yaratmaya başladığımız andan itibaren, özellikle insanlar hakkında ‘ne giyiyorlardı, duruşları nasıldı, dövmeleri var mıydı’ gibi sorular sormaya başlar. Sürükleyici bir deneyim yaratmak için bu soruların cevaplanması gerekiyor. Bu şekilde bizi kitaplarda anlattığımızın ötesine götürebilecek yeni bir duyusal deneyim kazandırıyor.”

İstanbul’daki Ayasofya’nın Ortaçağ’daki Görkemli Sesi Canlandırıldı

Antik Yunan Tiyatrosunun Mükemmel Akustiğini Koltukları Etkilemiş

Akustik İllüzyonlar Tarih Öncesi Sanatı Etkilemiş Olabilir


The lost sounds of Stonehenge – By David Sillito – Media and Arts Correspondent. BBC. 6 Ocak 2017.

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümünü bitirdikten sonra, Uludağ Üniversitesi'nde Arkeoloji Yüksek Lisansı'nı tamamladı. Daha sonra, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Bölümü'nde ikinci yüksek lisansına başladı ve Kültür Mirası üzerine odaklandığı bu programdan Kültür Mirası ve İletişim konulu teziyle mezun oldu.

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply