İtalya’da Bulunan 5.000 Yıllık Enstrüman Yeniden Seslendirildi

İtalya’da bulunan ve büyük bir ceviz kabuğuna benzeyen 5.000 yıllık seramik enstrüman yeniden seslendirildi.

Giovanni Carboni, müzik yapmak için kullanılmış olduğuna inanılan 5.000 yıllık bir eseri tutuyor. C: New York Times

Arkeolog Giovanni Carboni, 2006 yılında bir Roma banliyösünde yapılan bir kazı sırasında garip şekilli seramik objeye denk geldiğinde şaşkınlığa uğramıştı. Carboni “Bu lanet olası şey de ne böyle?” demiştim diyor.

Nesne büyük boy bir ceviz kabuğuna benziyordu, deliklerle eşit şekilde delinmişti. Bir yetişkin erkeğin vücudunun yanına yerleştirilmiş bir şekilde bir mezarda bulunmuştu (Bu adam, asidik toprakta yüzlerce yıl kaldığı için sadece dişleriyle tanımlanmıştı).

Carboni, “Ne olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu” diyor.

2006 yılında bir Roma banliyösünde bir kazı sırasında keşfedilen nesne, bir ceviz kabuğunun yarısını andırıyor. C New York Times

On iki yıl sonra, gizem çözülmüş gibi görünüyor: Dr. Carboni, Campania bölgesinden bilinen ve Neolitik bir toplum Gaudo kültürünün bir eseri olan seramik objenin bir müzik aleti olduğuna inanıyor.

“Bu buluntu yaklaşık MÖ 3000’e tarihlendirildi, yani, İtalya için şimdiye kadar bulunan en eski enstrüman bu.”

(Kazıda Bulunan 500 Yıllık Müzik Notaları Seslendirildi)

Seramik kabuk türünün ilk örneğiydi. Bir hipoteze göre bir peynir süzgeci olabilirdi. Daha sonra, Napoli’nin yakınında bulunan ve müzik enstrümanları için kutular olarak ikna edici bir şekilde tanımlanan kutulardan çıkan iki nesne ile benzerlikler bulundu.

Roma’daki Sapienza Üniversitesi’nde bir arkeoloji öğrencisi olan Martina Nicole Cerri, 2014 yılında doktora tezi için nesneyi incelemeye başladığı zaman, onun dekoratif mi yoksa çalınması mı gerektiğini belirlemeye çalıştı.

Martina Nicole Cerri, enstrümanın iki varsayımsal versiyonunu oluşturdu – biri bir çeşit eğik lute, diğeri bir çeşit lir. C: New York TimeS

Söz konusu araştırma, 5.000 yıl önce mevcut olabilecek malzemeleri kullanarak enstrümanın iki varsayımsal versiyonunu (bir bir çeşit lute, diğeri de bir çeşit lir) yapmayı kapsıyordu.

Sonuç olarak “bakması çok zordu” diye kabul ediyor Cerri, “fakat böyle birşeyi yeniden yaratmak çok zordu.”

Cerri, arkeoloji bölümündeki müzikle ilgili bir başka öğrenci olan Alessio Pellegrini’nin, iki enstrümanın gerçekte çalınıp çalınamayacağına karar vermesini istedi ve “Evet, çalınıyorlarmış!” diye belirtiyor şu an mutlu bir şekilde.

(Bin Yıllık Şarkının Kayıp Dizeleri Bulundu ve Seslendirildi)

Bu yıl, Pellegrini ve kardeşleri Danilo ve Gianluca, tarih öncesi davulun bir kopyası ile birlikte, enstrümanın hem lir hem de lute versiyonlarını kullanarak Sapienza Üniversitesi Köken Müzesi’nde bir konser verdiler.

Alessio Pellegrini, Bayan Cerri’nin yarattığı enstrümanların çalınıp çalınamayacağına karar verdi. C: New York Times

Pellegrini, kendisi ve kardeşlerinin ortaya koyduğu müziğin “sadece bir yorumlama yani bir hipotez” olduğunu söylüyor, çünkü çalışacak bir notaları yoktu. “Kimin çaldığını, nasıl çaldığını, ne tür ezgiler, ne ritimler, ne tür bir tempoda tercih ettiğini bilmiyoruz.”

Bu yıl eser “Kayıp Sesler” başlığıyla üniversite müzesinde sergilendi.

Carboni, “Roma’nın tarihi, genelde Romulus’tan başlıyor olarak kabul edilir” diyerek ve Roma’da 8. yüzyılda kenti kurduğu söylenen efsanevi ilk krala atıfta bulunuyor. Bu nedenle de, ondan önceki yüzyıllara az dikkat edildiğini ekliyor.

Walter Maioli, yarım yüzyıldır daha iyi sesler elde etmek için eski enstrümanların sesleriyle uğraşıyor. Yaygın olarak yaşayan toplulukların müziklerini inceleyen ve düzinelerce enstrüman yapan Maioli, kendini bir müzik bestecisi ve eski müzik sanatçısı olarak adlandırıyor.

Walter Maioli, İtalya’nın Paestum Ulusal Arkeoloji Müzesi’nde bir müzik laboratuvarında eski flüt çalıyor. C: New York Times

Maioli, Synaulia adlı grubuyla eski müziği yeniden hayata geçirmesini içeren birkaç albüm kaydetti. Aynı zamanda Russell Crowe filmi ‘Gladyatör’ de dahil olmak üzere antik Roma’da düzenlenen televizyon ve film yapımları için bestelerle ilgili ona danışıldı.

Bu zamanlarda ise, Maioli üç antik Yunan tapınağına ev sahipliği yapan güney İtalya’daki Napoli yakınlarındaki Paestum arkeolojik sahasında antika müzik atölyeleri düzenliyor.

Maioli, yakın zamandaki bir atölye çalışması sırasında “Taşların sesini hiç duydunuz mu?” diye sordu. Arkeologların çoğu zaman unutabildiği gerçeği ortaya sererek tarih öncesi dönemlerde pek çok gündelik nesnenin müzik yapmak için kullanıldığını belirtti.

7 Maioli ve bazı öğrencileri Paestum’daki Athena Tapınağı’nda eski enstrümanlar çalıyor. C: The New York Times

Müzikal aletlerden oluşan bir sandıktan bir şey seçerek, kayışa bağlı bir suntadan oluşan eski bir ahşap Boğa Böğürteni (bullroarers), yani eski bir ritüel enstrümanını seçti. Birkaç dönüşten sonra, derin bir ses, salonu doldurdu. çeşitli malzemelerden Boğa Böğürten yapan Bay Maioli “işte bu büyük ruhun sesi” dedi.


NY Times. 18 Ekim 2018.

Yorumlar
Bilkent Üniversitesi Arkeoloji bölümü mezunu. Yine Bilkent Üniversitesi, Arkeoloji bölümünde yüksek lisans yapıyor. Klasik arkeoloji, müzeoloji ve dijital arkeolojiyle ilgileniyor.

You must be logged in to post a comment Login