Homo antecessor, Biz ve Neandertallerle Uzaktan İlişkili Çıktı

Yeni bir çalışma, arkaik insan türü Homo antecessor’un, modern insanlar ve Neandertallerle uzaktan ilişkili olduğunu gösteriyor.

C: David Herraez Calzada

Avrupa’da bilinen en eski hominin türü olan Homo antecessor’un diğer homo türleriyle ilişkisinin nasıl olduğu ve evrim ağacının neresinde yer aldığı sorusu çokça tartışıldı.

Genetik bilgilerin ve fosil kayıtlarının, modern insanın kökenine ışık tutmasına rağmen, antik DNA’nın bozulması, onların evrimsel gelişimlerinin izlenmesinde zorluk oluşturuyor. Bu sorunu çözmek ve türü soy ağacına yerleştirmeye yardımcı olmak için bir araştırma ekibi, 800.000 yıllık bir insan türünün diş minesindeki proteinleri yeni bir teknik kullanarak inceledi.

(İnsansı Tür Homo antecessor Farklı Bir Diyete Sahipti)

Araştırmacılar, palaeoproteomik olarak adlandırılan ve moleküler bir kanıt elde etmelerini ve insan evrimini daha önce hiç olmadığı kadar geriye doğru tam olarak yeniden yapılandırmalarını sağlayan bir metot kullandılar.

Kütle spektrometrisi teknolojisini kullanarak Homo antecessor diş minelerindeki antik proteinlerin dizilimini yaptılar ve bunları Homo Sapiens gibi diğer hominin türlerdeki eş değerleriyle karşılaştırdılar. Bu süreç Homo antecessor’un insan soy ağacındaki pozisyonunu saptamaya yardım etti.

Hominin kelimesi, modern insanlar, soyu tükenmiş insan türleri ve tüm yakın atalarımızdan oluşan bir grubu ifade ediyor.

Yeni Nesil Protein Analizi

Çalışmanın baş yazarı Frida Welker, “Antik protein analizi, Homo antecessor, biz (Homo sapiens), Neandertaller ve Denisovalılar arasında yakın bir ilişki için kanıt sağlıyor. Sonuçlarımız, Homo antecessor’un; Homo sapiens, Neandertal ve Denisovalıları içeren grubun kardeş grubu olduğu fikrini destekliyor.” diyor.

(Homo antecessor’de Yirmilik Diş için Yeterli Boşluk Yoktu)

Araştırmanın yazarlarından Enrico Cappellini’ye göre, türümüz ve diğerleri arasındaki evrimsel ilişkiler hakkındaki bilgi, hem antik DNA analiz sonuçlarına, hem de fosillerin şekillerinin ve fiziksel yapılarının incelenmesine dayanıyor. DNA’nın zamanla bozulması nedeniyle elde edilen en eski insan DNA’sı yaklaşık 400.000 yaşından fazla değil. Kütle spektrometrili antik protein analizleri, bilim insanlarının bu zorluğu aşmalarına ve insan türlerinin genetik olarak ilişkilerinin nasıl olduklarını belirlemeye ve bu tür bilgileri diğer homininlerinkiyle karşılaştırmalarına yardımcı oluyor.

İnsanlığın Temel Bir Türü: Homo antecessor

Araştırmacılar tarafından analiz edilen fosiller 1994 yılında İspanya’nın Sierra de Atapuerca bölgesinde bulundu. Bilim insanları başlangıçta Homo antecessor’un modern insanlar ve Neandertaller için son ortak ata olduğu sonucuna varmış olsa da, daha sonra bu homininler arasındaki kesin ilişki geniş ölçüde tartışıldı.

Araştırmanın eş yazarlarından Jose Maria Bermudez de Castro, “Homo antecessor tarafından bu homininlerle paylaşılan özellikler, düşünülenden çok daha erken ortaya çıktı. Homo antecessor, Neandertaller, Denisovalılar ve modern insanların oluşturduğu insanlığın temel bir türü olmalıydı.” diyor.

Bu araştırmaların yapılmasını destekleyen HOPE projesi; antik DNA’nın korunamadığı bölgelerden ve zaman dilimlerinden gelen yok olmuş hominin türler arasındaki genetik bağlantıyı, antik hominin proteinlerinin dizilimine dayalı kütle spektrometrisini kullanarak yeniden yapılandırmayı amaçlıyor.


cordis.europa.eu. 8 Mayıs 2020.

Makale: Welker, F., Ramos-Madrigal, J., Gutenbrunner, P., Mackie, M., Tiwary, S., Jersie-Christensen, R. R., … & Gelabert, P. (2020). The dental proteome of Homo antecessor. Nature, 580(7802), 235-238.

Yorumlar
Celal Bayar Üniversitesi Tarih Bölümü mezunu. Tarih Öğretmeni. Tarih Felsefesine ilgi duyuyor. Bu alanda akademik bir kariyer hedefliyor.

You must be logged in to post a comment Login