Evrim Yüzünden Ayrılıklar Kadın ve Erkeği Farklı Etkiliyor

En son yaşadığınız ayrılığı aklınıza getirin. Bu ayrılığı hemen atlatabildiniz mi yoksa haftalarca acı mı çektiniz? Belki de kendinizi gayet iyi hissetmiştiniz? Yoksa kalbiniz parçalara mı ayrılmıştı? Yapılan yeni bir araştırmaya göre, bu soruların cevaplarının cinsiyetinize bağlı olduğu sonucuna ulaşıldı.

Evrim Sonucunda Ayrılık Kadınlara Daha Çok Acı Veriyor

Fotoğraf: Wavebreakmedia, Shutterstock.com

Binghamton Üniversitesi ve Londra Üniversitesi araştırmacılarının yaptıkları araştırmaya göre, kadınların ayrılık sonrasında daha şiddetli bir üzüntü  hissettikleri, erkeklerin ise ayrılık acısını daha uzun sürede atlatabildikleri görüldü. Araştırma kapsamında, 96 ülkeden 5,705 insan ile görüşülerek ayrılık sonrasında yaşanan duygusal ve fiziksel acıyı 1 (hiç acı hissetmiyorum) ile 10 (dayanılmaz bir acı çekiyorum) arasında değerlendirmeleri istendi.

Değerlendirmelerin ortalamasına bakıldığında, kadınların hissettikleri –üzüntü, depresyon, endişe, korku ve odaklanma problemi gibi- duygusal  acının oranının erkeklerden biraz daha yüksek olduğu görüldü. (Kadınların ortalaması 6.84, erkeklerin ortalaması 6.58) Kadınların, ayrılıktan sonra hissettikleri –uykusuzluk, panik atak, beslenme bozukluğu ve kilo değişimi gibi- fiziksel acının oranının da yine erkeklerden daha yüksek olduğu görüldü. (Kadınların ortalaması 4.21, erkeklerin ortalaması 3.75)

Araştırmacılar kadınların ayrılık sonrası yaşadıkları fiziksel ve duygusal acının ortalamasının daha yüksek olduğunu bildirseler de, iki cinsiyetin de ayrılık sonrasında çok benzer duyguları yaşadıkları görüldü. Örneğin, ayrılık sonrası hisleri sorulduğunda, iki grup da korku ve değişkenlik gibi duygulardan ziyade kızgınlık ve depresyon yaşadıklarını bildirdiler. Aynı şekilde hem kadınlar hem de erkekler, ayrılık sonrasında panik atak değil de uyku sorunu ve kilo problemi gibi sorunlar yaşadıklarını bildirdiler.

Peki, kadınlar ayrılık sonrasında neden erkeklerden daha çok acı çekiyorlar? Binghamton Üniversitesi araştırmacısı ve çalışmanın başyazarı Craig Morris’e göre, bu soruyu bilimsel bakış açısından yanıtlarsak, kadınlar ilişki içerisinde kendilerini erkeklere oranla daha fazla riske atıyorlar.

“Basitçe söylemek gerekirse, kadınlar ilişkilerine erkeklerden daha fazla yatırım yapmak üzere evrimleştiler. Kadın atalarımız için kısa bir romantik karşılaşma, 9 aylık bir hamilelik ve sonrasında yıllarca süren bir emzirme süreciyle sonuçlanabiliyordu. Erkekler ise genelde karşılaşmadan dakikalar sonra sahneyi terk ediyor ve başka bir biyolojik yatırıma ihtiyaç duymuyorlardı.”

“Hamilelik tehlikesi, kadınları eş seçme konusunda erkeklerden daha seçici olmaya ve daha “yüksek nitelikli” (birlikte üremeye değer) eşler seçmeye yöneltti. Araştırma, yüksek nitelikli bir eşten ayrılmanın kadınlara, hem fiziksel hem de ruhsal olarak daha büyük bir acı verdiğini gösterdi.”

Ancak, araştırma erkeklerin ayrılık sonrasında daha farklı duygusal yaralar aldığını da gösterdi.

Morris, “Erkekler, kaybın üzüntüsünü daha derinde  ve daha uzun bir süre boyunca hissediyorlar. Bu uzun süre sonunda, erkek kaybedilenin yerine yenisini koymak için her şeye baştan başlaması gerektiğini düşünmeye başlıyor ya da daha da kötüsü, kaybettiğinin yerinin doldurulamaz olduğu sonucuna ulaşıyor.” dedi.


Makale: Morris, C. E., Reiber, C., & Roman, E. (2015). Quantitative sex differences in response to the dissolution of a romantic relationship. Evolutionary Behavioral Sciences9(4), 270-282.

Yorumlar
Marmara Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun. Şu anda uluslararası bir oyun şirketinde lokalizasyon uzmanı olarak çalışıyor. Bir arkeoloji gönüllüsü ve bu alanda yeni şeyler öğrenmeyi çok seviyor. Bilgisayar oyunlarını ve mitolojiyi çok seviyor.

You must be logged in to post a comment Login