Devasa Diplodocus’un Atası İki Ayaklı Hızlı Koşan Bir Türdü

Diplodocus gibi devasa ve yavaş sauropod dinozorların iki ayaklı küçük ataları vardı – ve biri, Thecodontosaurus gibi hızlı ve çevikti.

Bir sauropodomorf dinozor olan Thecodontosaurus antiquus.

Brachiosaurus ve Diplodocus gibi büyük, uzun boyunlu, dört ayaklı dinozorların erken atalarından biri, yaprakları, dalları ve et içeren yiyeceğini kavramak için muhtemelen ön ayaklarını kullanan hızlı, çevik bir iki ayaklıydı.

200 milyon yıldan fazla bir süre önce Geç Triyas Döneminde yaşamış 30 santimetre yüksekliğindeki bir dinozor olan Thecodontosaurus antiquus, bir sauropodomorftu. Bu, Jura ve Kretase dönemlerinde daha sonra yaşayan devasa otçul sauropodlarla aynı gruba ait olduğu anlamına geliyor.

T. antiquus’un arka bacaklarında kuvvet yerine hız özellikli kaslar vardı, oysa ön ayak kasları ağırlık taşımaktan çok kavramak için daha uygundu. İngiltere’deki Bristol Üniversitesi’nden Antonio Ballell, bununla birlikte, yaklaşık 20 milyon yıl sonra Jura’nın başlarında, onun soyundan gelenler, kasları çok daha fazla ağırlığı taşıyabilen yavaş hareket eden dört ayaklılara dönüştü.

Ballell ve meslektaşları, incelenen ilk dinozorlardan biri olan ve Triyas döneminin ilk dinozor türü olarak adlandırılan T. antiquus’un uzuv ve vücut kemiklerindeki kas morfolojisi ile ilgili kas sokum noktalarını, olukları, çıkıntıları ve yara izlerini incelediler.

(Mükemmel Derecede Korunmuş Dinozor Embriyosu Bulundu)

Şu anda İngiltere’nin güneybatısında bulunan Triyas kara yüzeyindeki eski bir yarıktan gelen fosiller, son derece iyi korunmuştu. Ballell, “Bu çok yaygın değil. Genellikle kemiğin yüzeyleri aşınır, bu nedenle ince ayrıntıları göremezsiniz.” diyor.

Araştırmacılar, fosil kemik yüzeylerini modern timsah ve kuş kemiklerinin yüzeyleriyle karşılaştırdılar, özellikle bir zamanlar kas ve diğer yumuşak dokuların birleştiği kemiklerdeki bölgelere baktılar. Ayrıca günümüz kertenkelelerinin kemiklerine baktılar ve daha önce Triyas ve Jura’dan dört ayaklı sauropodomorflar hakkında elde edilen verileri incelediler.

Ballell, T. antiquus’un arka bacak kaslarının hızlı bir şekilde kasıldığını ve böylece hızlı ve çevik harekete izin verdiğini keşfettiler. “Burada bir özellik alışverişi var, çünkü çok fazla kuvvet üreten kaslar yavaş kasılır ve hızlı kasılan kaslar genellikle daha az kuvvet üretir. Dolayısıyla T. antiquus’un kaslarının konumu ve yönelimi, spektrumun hızlı tarafına doğru olduğunu gösteriyor, yani daha hızlı hareket edebilir… ve muhtemelen hızlı dönüşler yapabilirdi.”

Buna karşılık, dev Jura sauropodomorfları “megaherbivorlardı”, yani tükettikleri tüm bitki maddelerini sindirmek için gerekli olan büyük sindirim yollarını tutmaya yardımcı olmak için sütun benzeri dört bacağa ihtiyaçları vardı.

T. antiquus’un ön ayaklarına gelince, derin ve yaralı bir oluk gibi dirsek kemiği ve kürek kemiğindeki diğer izler, onların büyük dirsek esnekliğine ve uzantısına sahip olduğunu gösteriyor. Kol ve omuz kemiklerinin uzun, ince şekilleri, daha küçük kaslara ve daha az omuz uzantısına sahip oldukların işaret ediyor, bu da onların ağırlık taşıyan uzuvlar olarak işlev görmelerini pek mümkün kılmıyor.

Kalça kemikleri ayrıca araştırmacıların muhtemelen omnivor olduğunu söylediği dinozorun ayağa kalkıp iki arka uzuvları üzerinde yürümesine izin verecek kasların varlığını da yansıtıyor. Ballell, “Muhtemelen dalları kesmek ve yiyecek temin etmelerine yardımcı olmak için çok iyi evrimleşmiş ellerini – başparmağında bir pençe ile – kullanıyorlardı.” diyor.

Ballell, bulguların dinozorların ve özellikle de sauropodomorf soyunun nasıl ve ne zaman iki ayak üzerinde yürümekten dört ayak üzerinde yürümeye evrimleştiğinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunduğunu söylüyor. “Dinozorlarda duruşun evrimi oldukça karmaşık.” diyor.


New Scientist. 19 Ocak 2022.

Makale: Ballell Antonio, Rayfield Emily J., Benton Michael J. 2022. Walking with early dinosaurs: appendicular myology of the Late Triassic sauropodomorph Thecodontosaurus antiquus. R. Soc. open sci.

Yorumlar
Arkeofili editöryel servisi. İletişim: arkeofili@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login