Bronz Çağda Sosyal Eşitsizlik Başlamıştı

Almanya’da 4.000 yıllık mezarlar üzerinde yapılan araştırma, çekirdek ailelerinin uzaklardan gelen yabancı kadın ve daha düşük sosyal sınıfa ait yerel bireylerle aynı evde yaşadığını gösterdi.

Bronz Çağında yetişkin kızlar evden ayrılıyorlardı C: Tom Björklund

Ausburg yakınlarındaki Lech Vadisinden Bronz Çağı mezarlıklarının arkeolojik ve arkeogenetik analizi, bulunan mezar hediyelerine göre üst sınıfa ait biyolojik ailelerin uzaklardan gelen üst sınıftan yabancı kadınlar ile birlikte yaşadıklarını gösterdi. Buna ek olarak, çok sayıda daha az varlıklı kişiler ise bireysel evler ile ilişkilendirilen küçük mezarlıklarda beraber bulundu. Araştırmacılar bu durumu sosyal eşitsizliğin o zaman ve bölgedeki ev yapısının bir parçası olduğu şeklinde bir sonuca vardı. Fakat bu daha az varlıklı kişilerin ev çalışanı veya köle olup olmadıkları hakkında yalnızca spekülasyonda bulunabilinir.

Orta Avrupa’da Bronz Çağı MÖ 2200’den MÖ 800 yılına kadar olan zaman dilimini kapsıyor. Bu zamanda insanlar bronz döküm tekniklerini öğrendiler. Hammaddelerin Avrupa boyunca taşınması gerektiği için bu yeni edinilen bilgiler küreselleşmeye yol açtı. Daha önceki bir çalışmada aynı araştırma grubu 4000 yıl önce Lech Vadisindeki kadınların birçoğunun başka yerlerden geldiğini ve bu bilgilerin taşınmasında belirleyici bir role sahip olduklarını göstermişti.

(Neolitik Tarım Günümüz Eşitsizliğinin Tohumlarını 10.000 Yıl Önce Ekti)

Araştırmacılar bu hareketliliğin etkilerini ve diğer eş zamanlı değişimleri incelemeye çalıştılar. Ausburg güneyindeki Bronz Çağı sit alanında bulunan bireysel çiftlik evlerde ve bu evlerle ilişkilendirilen mezarlarda sürdürülen kazılar, arkeologlara eşsiz bir detayla Bronz Çağının derinliklerine inip Taş Devrinden Bronz Çağına geçişin ev yapısını nasıl değiştirdiğini inceleme şansı sunuyor.

Münih, Ludwig-Maximilians Üniversitesinde Tarihöncesi Profesörü olan Philip Stockhammer “Zenginlik, ya biyolojik akrabalık ile ya da yabancı bir kökene sahip olmakta bağlantılı. Çekirdek aile jenerasyonlar boyunca mülk ve statülerini devam ettirdiler. Fakat her çiftlikte aynı zamanda yerel bir kökene sahip yoksul insanlar da bulduk” diyor.

Bu bulgular Klasik Yunan ve Roma Döneminde olduğu gibi bu dönemde de karmaşık bir sosyal yapının bireysel evlerde bulunduğunu öne sürüyor. Antik Roma’da köleler de aynı zamanda ailenin bir parçasıydı fakat farklı bir sosyal statüye sahiptiler. Lech Vadisindeki bu insanlar ise 1500 yıl daha önce yaşadılar. “Bu durum aile yapısındaki sosyal eşitsizlik tarihinin ne kadar geriye gittiğini gösteriyor.”

700 yıllık sosyal yapılar

İlk büyük çaplı hiyerarşik sosyal yapıların Bronz Çağında ortaya çıktığı zaten biliniyordu. Bu yeni çalışmadaki bulgular ise sosyal farklılıkların tek bir hane içerisinde bile bulunması ve birçok jenerasyon boyunca korunması açısından oldukça şaşırtıcı.

Mezar hediyeleri ölmüş bireylerin sosyal statülerini gösterebilir. Lech Vadisinde silahlar ve incelikle işlenmiş mücevherler yalnızca yakından akraba olan aile bireylerinin veya aileye uzak mesafelerden katılan kadınların mezarlarında bulundu. Diğer yerel kökene sahip akraba olmayan bireyler ise yüksek sınıfa ait mezar hediyelerinin yer almadığı aynı mezarlıklarda bulundular.

Bu çalışma aynı zamanda tarih öncesi mezarlıklarda beşinci jenerasyona kadar olan aile ağaçlarını ilk kez oluşturmayı başardı. Şaşırtıcı bir şekilde bu aile ağaçları sadece erkek soylarını içeriyor. Tahminen bu soylardan gelen kadın bireyler yetişkin olduklarınlarında bu çiftliklerden ayrılmışlar. Diğer bir yandan erkek çocukların anneleri ise uzaklardan bu evlere gelen kadınlardı. Max Planck İnsan Tarihi Bilimi Enstitüsünün Arkeogenetik Departmanı Direktörü Johannes Krause “Yakın zamana kadar tarihöncesi evlilik kurallarını, sosyal yapıyı ve sosyal eşitsizliği incelemenin mümkün olabileceğini düşünemezdik” diyor.

Bu projedeki arkeologlar akrabalık derecelerini mezar hediyeleri ve mezarların lokasyonları ile karşılaştırabildiler ve çiftlerin ve çocuklarının nasıl gömüldüklerini gösterdiler. 100’den fazla antik iskeletten genom çapında veri oluşturulması tarihöncesi kemiklerden aile ağaçlarını oluşturmaya olanak sundu. Sadece yerel ama genetik olarak birbirleriyle bağlantılı olmayan bireyler önemli mezar hediyeleri olmadan gömülmüştü.

Makalenin baş yazarı Alissa Mittnik ise “Maalesef bu bireylerin hizmetkar veya köle olup olmadıklarını söyleyemeyiz. Kesin olan şey ise erkek soyları boyunca çiftlik evlerinin jenerasyondan jenerasyona geçtiğini ve bu sistemin Taş Devrinden Bronz Çağına geçiş esnasında sabit bir şekilde 700 yıldan fazla devam ettiği. Lech Vadisi erken dönem sosyal eşitsizliğinin bireysel evlerde bulunabildiğini gösteriyor” diyerek ekliyor.


Makale: Mittnik, A., Massy, K., Knipper, C., Wittenborn, F., Friedrich, R., Pfrengle, S., … & Harbeck, M. (2019). Kinship-based social inequality in Bronze Age Europe. Science, eaax6219.

Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü mezunu ve Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümü ile yandalı var. Paris Diderot Üniversitesi'nde Genetik yüksek lisansını tamamladı ve Jacques Monod Enstitüsü'nde Paleogenomik laboratuvarında doktorasına devam ediyor. Araştırma alanları: Fransa'daki Neolitik Dönemden itibaren antik insan popülasyonlarının demografisi ve dinamiği, nadir görülen genetik hastalıkların evrimi ve Orta Çağ Fransızlarının genetik yapısı.

You must be logged in to post a comment Login