Avrupa’nın En Ünlü Bataklık Cesedi Tollund Adamı Kimdi?

O bir insan kurbanı mıydı? Yoksa bir suçlu mu? Uzmanlar 2.400 yıl önce Danimarka’daki bir bataklıkta bulunan adamın yaşamı ve ölümüyle ilgili ayrıntıları bir araya getirmeye çalışıyor.

Tollund Adamı 1950 yılında Danimarka’nın Jutland bölgesindeki Bjældskovdal bataklığında keşfedildi. Mumyalaşmış bedeni, boynunda deri bir kordonla uyur pozisyonda bulundu ve bilim insanları o zamandan beri dikkat çekici derecede iyi korunmuş kalıntılarını analiz ediyor. C: Robert Clark

Yakıt için turba kesen bir aile 1950 yılında Danimarka’daki bir bataklıkta gizemli bir ceset bulduğunda, iyi korunmuş cesedin yerel bir katilin son kurbanı olduğunu düşündüler. Aslında, hiç de öyle değildi: Adam öldürülmüş olmasına rağmen, cesedi yaklaşık 2.400 yıl öncesine, Demir Çağı’na tarihleniyordu.

Şimdilerde sadece Tollund Adamı olarak bilinen bu adamın inanılmaz derecede korunmuş, sakallı ve hafifçe gülümseyen yüzü, dünyanın en ünlü bataklık cesetlerinden biri olmasını sağladı ve insan kurbanı olduğu varsayımıyla daha da gizemli bir hal aldı.

Keşfinden bu yana geçen on yıllar içinde bilim insanları Tollund Adamı üzerinde kapsamlı çalışmalar yaparak yaşamı ve ölümüyle ilgili daha fazla ayrıntıyı bir araya getirdiler. İşte doğal yollarla mumyalaşmış bu adam hakkında bilinmesi gerekenler.

Tollund Adamı Kimdi?

Yirmilik dişlerin varlığı, Tollund Adamı’nın Danimarka’nın Jutland bölgesindeki Bjældskovdal bataklığında öldüğünde en az 20 yaşında olduğunu gösteriyor, ancak araştırmacılar onun aslında 30 ila 40 yaşlarında olduğunu düşünüyor. Radyokarbon tarihlemesi, MÖ 405 ile 380 yılları arasında bir zamanda öldüğünü gösteriyor.

(İlgili: Bataklık Cesetleri Hakkında Ne Biliyoruz?)

Yaklaşık 1.80 boyunda olan Tollund Adamı, boynunda bir iple uyur pozisyonda bulunmuştu. Yapılan otopside, son derece iyi korunmuş kafası ve yüzüne dikkat çekilerek asılarak öldüğü anlaşıldı.

Ölümünden sonra turba bataklığındaki asidite, Tollund Adamı’nın kemiklerini ve bozulmamış ancak küçülmüş bir beyin ve içeriğiyle birlikte bağırsakları dahil olmak üzere yumuşak dokularının çoğunu korudu.

Tollund Adamı’nın derisi ve tırnakları bataklığın oksijensiz ortamında geçirilen binlerce yıl boyunca kararmıştı. Ancak turbayı oluşturan ana yosun olan sphagnum yosunu bozunduğunda ortaya çıkan kimyasallar nedeniyle tam olarak çürümeden günümüze kaldı.

Bilim insanları Tollund Adamı’nın asılarak öldüğünü bilseler de neden öldürüldüğünden henüz emin değiller. İntikam için ya da bir kurban ayininin parçası olarak öldürülmüş olabilir mi? C: Alamy

Bugün bu adamın cesedi, keşfedildiği yerin yakınındaki bir Danimarka kültürel miras müzesi olan Silkeborg Müzesi’nde muhafaza ediliyor.

Tollund Adamı Hangi Topluluğa Aitti?

Tollund Adamı, Roma’nın Avrupa’nın büyük bölümünü fethetmesinden önceki yıllarda, Demir Çağı’nın başlarında yaşadı. Bu dönemde Jutland’da nüfus yoğundu ve köyler ile çiftliklere ev sahipliği yapıyordu. Dönemin çiftçileri tahıl yetiştiriyor, hayvan besliyor ve yerel bataklıklara genellikle yiyecek ya da silah, bazen de insan bedeni bırakmayı içeren dini ritüeller düzenliyorlardı.

Günümüz araştırmacıları bu bataklıkların tanrılarla ve öbür dünyayla bağlantıları olan doğaüstü yerler olarak görüldüğünden şüpheleniyor. Ancak Jutland sakinleri arkalarında hiçbir yazı bırakmadıkları için, dini ritüellerini gerçekte neyin yönlendirdiği belirsiz.

Tollund Adamı Ne Giyiyordu?

Bataklıklar, 1951 yılında bulunan bir İskoçya bataklık cesedini çevreleyen örme giysiler gibi, cesetlerle birlikte giysileri de muhafaza etmeleriyle ünlü. Ancak Tollund adamı çok daha az kıyafet giyiyordu: Sadece bir şapka ve kemerle çıplak olarak gömülmüştü.

Daha ileri incelemeler, Tollund Adamı’nın yılın bir bölümünde ayakkabı giydiğini, ancak çoğu zaman yalınayak yürüdüğünü ortaya koydu. Yüzündeki kirli sakallar tıraş olmuş olabileceğini gösteriyor.

Tollund Adamı’nın Son Yemeği

2021’de araştırmacılar Tollund Adamı’nın son öğününün içeriğini keşfetti; arpa, çeşitli yabani tohumlar, keten ve balık içeren bir lapa. Bağırsak analizi ayrıca, diğer bazı ünlü bataklık cesetlerinin aksine, Tollund Adamı’nın öldüğünde yenilebilir halüsinojenlerin veya diğer şifalı bitkilerin etkisi altında olmadığını ortaya çıkardı. Bunlar tipik olarak bir insanın kurban edildiğini gösteren işaretler olarak kabul ediliyor.

Kuzey Avrupa’daki turbalıklarda yaklaşık 2.000 mumyalanmış kalıntı ve iskelet bulundu. Bu insanların çoğu MÖ 400 ile MS 400 yılları arasında öldü, ancak bilinen en eski bataklık cesedi, MÖ 8.000 civarında ölen 25 yaşındaki Danimarka’nın Koelbjerg Adamı.

Tollund Adamı’nın Ölümü

Ancak bilim insanları Tollund Adamı’nın bir tören kurbanı olabileceğini söylüyor. Bağırsaklarında bulunan çok çeşitli tohum ve yabani ot türleri, kurban edildiği düşünülen diğer bataklık cesetlerinin sindirim sistemlerinde keşfedilenlere benziyor.

Arkeolog Henry Chapman, bu kurbanlar için “Çevrede bir şeyler ters gittiği için bir insan kurban edildiği öne sürülüyor” diyor. Bu vakalar araştırmacıları, kurbanların ölmeden önce, belki de çiftçiliği veya besin kaynaklarını tehdit eden çevresel değişikliklere yanıt olarak çok çeşitli yiyecek türlerini yemeyi içerdiğine inanmaya yöneltti.

Bir başka olasılık da Tollund Adamı’nın ölümünün daha kötü olabileceği: Belki de bir suçluydu veya intihar ederek öldü ya da o dönemde Kuzey Avrupa’da bir uygulama olduğu düşünülen intikam cinayetinin bir parçasıydı. Bölgede bulunan diğer bataklık cesetleri, kasıtlı öldürme ve hatta cesetlerin korkunç şekilde istismar edildiğine dair kanıtlar gösteriyor.

Ancak kasıtlı olarak öldürüldüğü açık olsa da, Tollund Adamı’nın cesedi dikkatlice gömülmüş, ağzı ve gözleri kapatılmıştı. Nihayetinde bu özenli gömülme, asılma ve o dönemde cesetlerin yakılarak gömülmesinin bataklıklara atılmasından daha yaygın olduğu gerçeği, birçok araştırmacının onun ölümünün bir tür kutsal kurbanın parçası olduğuna inanmasının nedeni.

Tollund Adamı’nın Geriye Kalan Gizemleri

Keşfinin üzerinden yaklaşık 75 yıl geçmiş olmasına rağmen, Tollund Adamı meraklı arkeologlara daha fazla bilgi vermeye devam edebilir. Bilim insanlarının bataklık bedeniyle yaptıkları ilk deneyler sırasında başı dikkatle korunmuş ve Danimarka’da sergilenmeye başlanmıştı. Ancak vücudu kurudu ve yanlış yere kondu.

On yıllar boyunca kimse bataklık cesedinin uzuvlarının ve organlarının nerede olduğunu bilmiyordu. Bu durum, 1980’lerde yeni teknolojilerle donanmış araştırmacıların cesedin geri kalanının potansiyel değerini fark etmeleri ve cesedin geri kalanını bulmak için halktan yardım istemeleri üzerine tuhaf bir arayışa yol açtı.

Kopan parçaların Danimarka’daki çeşitli müze ve kurumlarda saklandığı ortaya çıktı. Arayışlar sonucunda iç organlar ve bataklık cesedinin sağ ayak başparmağı dışında her şey bulundu; bu parçanın yeri, eski konservatörün çocukları babalarının ölümünden sonra müzeye iade edene kadar bir sır olarak kaldı.

Silkeborg Müzesi internet sitesinde “Artık neredeyse tüm vücut parçaları müzenin mülkiyetinde” diyor. Müze ayrıca “Bununla birlikte, iç organları olabilecek şeyleri içeren gizemli bir kavanoza rastlayan olursa, sizden haber almak isteriz.”
 diyor.

Araştırmacılar şu ana kadar Tollund Adamı’nın dokularından antik DNA elde etmekte başarısız olsalar da, bu kalıntılar hala daha fazla bilgi sağlayabilir.

Bu arada, bataklık adamı şiirlerden müziğe ve çocuk kitaplarına kadar her şeye ilham verdi; bu da hem bilim insanlarında hem de toplumda uyandırdığı hayranlığın devam ettiğinin bir kanıtı.


National Geographic. 6 Şubat 2024.

Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Tarih bölümü mezunu. Antik Çağ Tarihinde yüksek lisans yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login