Antik Mısır Hayvan Mumyalarının Üçte Birinin İçi Boş Çıktı

Yüksek güçlü röntgen cihazlarıyla Antik Mısır’ın 3000 yıllık hayvan mumyalarını inceleyen İngiliz araştırmacılar, antik Mısırlıların dinleri, inançları ve yaşayışları üzerine yeni keşiflerde bulundu.

Bir BBC belgeseli kapsamında Manchester Üniversitesi bilim insanları, 800’den fazla antik Mısır hayvan mumyasının CT taramalarını ilk kez gösterdi. Fakat taramalar, gösterdiği şeyler kadar, göstermediği şeylerle de oldukça şaşırttı.

Manchester Museum, University of Manchester

Mısırbilimci Lidija McKnight, incelenen hayvan mumyalarının yaklaşık olarak üçte birinin içinin tamamen boş olduğunu söyledi. Mumyaların üçte birinin içinde de bazen sadece tek bir kemikten oluşan, kısmi iskeletler vardı.

McKnight Washington Post’a yaptığı açıklamada “Bazılarının içinden beklenilen şeylerin çıkmaması, insanları en çok şaşırtan şey oluyor. Fakat daha çok mumyayı inceledikçe bu yavaş yavaş sıradan bir olay haline geldi” dedi.

McKnight MÖ. 1000 ile MS. 400 arasına tarihlenen mumyalarının çoğunun dışının birbirine benzer olduğunu, ama içlerinde çok farklı şeyler olduğunu söylüyor. Örneğin dışarıdan birbirine benzeyen iki kedi mumyasının birinin içinden tam bir kedi iskeleti çıkarken, diğeri boş olabiliyor.

Bir kedi mumyası ve röntgenle görülen içindeki iskelet. Manchester Museum, University of Manchester

Mısırbilimci McKnigt, boş hayvan mumyalarının ilk olarak uzun bir süre önce ortaya çıktığını ekliyor. “Bu mumyalar ilk keşfedildiğinde arkeologlar içlerinde ne olduğunu görmek için bazılarını açmıştı. Mumyaların içinde tam hayvan iskeletleri olmadığını görünce oldukça şaşırdılar. O zamana ait kayıtlar ve raporlara göre uzmanlar, bu mumyaların sahte olduğunu, ya da  mumyacıların eksik hayvan kalıntıları kullanarak bir çeşit düzenbazlık yaptığını düşünmüş.”

“Fakat zaman geçtikçe bu kadar fazla miktarda boş mumyayla karşılaştığımız için, başka bir açıklaması olduğunu düşünmeye başladık.” Son tahminlere gör Mısırlılar geriye 70 milyondan fazla hayvan mumyası bıraktı.

McKnight’ın söylediğine göre, birçok insan bütün Mısır hayvan mumyalarının, sahiplerine öldükten sonra eşlik eden evcil hayvanlar olduğunu düşünüyor. Fakat aslında 4 farklı çeşit hayvan mumyası var. Bunlar yaşarken tapılan ve öldüklerinde ihtişamlı mezarlara konulan kült hayvanları; sahipleriyle gömülen evcil hayvanlar; sahipleri için öbür dünyada yiyecek olarak mumyalanan hayvanlar; ve adak olarak verilen hayvanlar.

Bulunan hayvan mumyalarının çoğunluğu bu son adak kategorisine giriyor. “Bu mumyalar dualar okunarak tanrılara verilen hediyelerdi” diye açıklıyor McKnight. “Bu mumyalardan birini alıp, tanrılara kendi adlarına bir mesaj iletmesini istiyorlar, sonra da tanrıların karşılık olarak birşey yapmasını bekliyorlardı.”

Yaklaşık 2 milyon adet mumyalanmış Aynak (ibis) kuşunun bulunduğu yeraltı mezarlığı

“Mısır’ın dini inanç sisteminde, hayvan mumyalarının böyle bir rolü olduğunu ve bu yüzden bu kadar fazla miktarda bulunduklarını düşünüyoruz. O zamanlarda birden ortaya çıkan ve 1,000 yıl boyunca devam eden bir sektör gibiydi.”

Bu popüler adaklar, Mısırlıların neden içi boş olan ya da içinde kuştüyü ve yumurta kabuğu gibi sembolik objeler olan mumyalar kullandığını açıklamaya yardımcı olabilir.

McKnight hayvan mumyalarına modern bir bakış açısıyla, sahte oldukları gibi düşüncelerle bakılmaması gerektiğini söylüyor. “Büyük ihtimalle çok daha masum ve anlamlı bir açıklaması vardı. Kullandıkları malzemeler, en az hayvanlar kadar önemliydi.”

Antik Mısır Timsah mumyası. Manchester Museum, University of Manchester

McKnight yaklaşık 800 hayvan mumyasının taramasını yaptı. Mısırbilimci, en aklında kalanın büyük bir timsah mumyası olduğunu söylüyor. “Timsahın başının üstünden bir darbe aldığının kanıtları vardı. Genelde hayvanların ölüm nedenini bu kadar kesin olarak anlayamayız.”

McKnight, bu mumyaların bir çeşit zaman kapsülü olduğunu, ve modern bilimle içlerini açmadan da içlerinde ne olduğuna bakabileceğimizi söylüyor.

Timsah mumyasının CT taraması

Washington Post

Yorumlar
Robert Kolej’de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi’nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Koç Üniversitesi’nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisans yaptı. 2015-2017 yılları arasında İstanbul’daki Pera Müzesi’nde koleksiyon sorumlusu olarak görev yaptı. Şu anda A.B.D.’deki Notre Dame Üniversitesi’nde doktora yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login