Antik Mısır’da Hayvanlara İşkence Yapılıyordu

Mısır’da 5000 yıllık bir mezarlıkta, yakalanma ve dövülme kaynaklı yaralar taşıyan hayvan iskeletleri bulundu.

antik mısır'da hayvan sahibi olmak

Antik Mısır’da Hayvanlara İşkence Yapılıyordu

Antik Mısırlılar için egzotik bir hayvanlara sahip olmak,  gücü ve zenginliği belirtirdi. Fakat Nil yakınlarındaki bir mezarlıkta 5000 yıldan daha eski bir zamanda gömülmüş babunlar, suaygırları ve diğer hayvanlar bu anlayışın karanlık tarafını gözler önüne seriyor.

Buradaki mezarlardan birinde bulunan babun iskeletlerinin  el ve ayak kemiklerinde, cezalandırmak amaçlı şiddete maruz kaldıklarını gösteren onlarca kırık kemik bulunuyor. En az iki babunun iskeletinde, kafalarını elleriyle korumaya çalıştıklarını gösteren kırıklar ve çatlaklar var.Bir suaygırının bağlı olduğu ipten kurtulmaya çalışırken bacağını kırdığı, bir antilopun ve yabani ineğin muhtemelen yine bağlanmaktan kaynaklı yaralanmalar yaşadığı açıkça görülebiliyor.

O çağlardaki hayvan sahiplerinin hayvanlara bakmak konusunda oldukça zorluk çektiklerini belirten Zooarkeolog Wim Van Neer, hayvanları esaret altında tutmanın bugünkü kadar karmaşık olmadığını söylüyor.

antik mısır'da hayvan sahibi olmak

Bu hayvanlar, Mısır’ın firavunlar tarafından yönetilen bir birleşik krallık haline gelmesinden çok önce varlığını sürdüren Antik Hierakonpolis mezarlığında bulundu. Kazılarda iki fil, bir leopar, iki timsah ve zengin vatandaşların yanında gömülmüş olan dokuz adet egzotik hayvan bulundu. Mısır’da daha önce hiçbir yerde bu kadar hayvanat bahçesi hayvanı bulunmadığını belirten araştırmacılar, bu hayvanların muhtemelen sahipleri öldükten sonra yanlarına gömülmek için öldürüldüğünü düşünüyor.

Hierakonpolis kazılarını yürüten Renee Friedman, her hayvan türünün sahipleri için farklı anlamlar taşıdığını söylüyor. Elit yöneticiler fillerin gücüne sahip olmak istiyorlardı. Korkutucu ve yıkıcı suaygırına sahip olmak ise doğanın kaotik gücünü kontrol etmek anlamına geliyordu.

antik mısır'da hayvan sahibi olmak

Mezarlıktaki hayvanların yaralarında iyileşme belirtileri görülüyor. Bu da hayvanların hemen öldürülmesi yerine özellikle hayatta tutulduklarını gösteriyor. Bu hayvanların tam olarak ne zaman yaralandıkları net değil ve yakalanmaları sırasında mücadele verirken yaralanmış olmaları ihtimali de göz önünde bulunduruluyor.

Van Neer, bazı hayvanların yakalanmaya çalışırken yaralanmış olabileceğini söylüyor fakat 12 numaralı mezarlıkta bulunan babunların ellerinde ve ayaklarında görülen kırktan fazla kırık kemiğin bu mücadele sırasında olmuş olabileceğine pek sıcak yaklaşmıyor. Van Neer, yakalanma mücadelesinden kaçan bir hayvanın, kol ve bacaklarındaki uzun kemikleri kırmasının daha muhtemel olacağını söylüyor. Van Neer ayrıca, Mısır’ın daha sonraki dönemlerinde bulunan mumyalanmış babunlarda da kötü davranışa yönelik izler olduğunu belirtiyor.


National Geographic

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora programında devam ediyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login