Antik DNA, Uruguay’ın ‘Kayıp’ Yerli Halkını Aydınlatıyor

Uruguay’daki ilk insanların tam genom dizileri, Avrupalılar tarafından yok edilmeden önce bölgenin yerlileri hakkında yeni bilgiler veriyor.

Montevideo’nun başkentinde Uruguay’ın yerli halkını anan bir heykel. Bölgenin insan yerleşimine ilişkin arkeolojik kanıtlar 10.000 yıl öncesine dayanıyor. C: Wikimedia Commons

Antik DNA konusunda uzmanlaşmış bir antropoloji doçenti olan John Lindo, “Çalışmamız, eski Uruguay yerli halkının daha önce Güney Amerika’da tespit edilmemiş bir ata soyu taşıdığını gösteriyor.” diyor.

“Bu, Kuzey ve Güney Amerika’da tek bir yerli ırkın olduğu fikri yerine, Güney Amerika’nın çok bölgeli çeşitliliğin var olduğu bir yer olduğu fikrine katkıda bulunuyor.”

Analizler, her ikisi de Christopher Columbus’un 1492’de Amerika’ya gelişinden çok önce olmak üzere, 800 yıl öncesinde yaşamış bir erkeğin DNA örneğinden ve 1.500 yıl öncesinde yaşamış bir kadının DNA örneğinden yapıldı. Örnekler, Doğu Uruguay’daki bir arkeolojik bölgede, biyolojik bir antropolog olan ortak yazar Gonzalo Figueiro tarafından toplandı.

(ilgili: Brezilya’daki Eski Yerli Gruplar Neden Köpekbalıklarını Avladı?)

Analizlerin sonuçları, Panama’dan (Kuzey ve Güney Amerika’yı birbirine bağlayan kara köprüsü) ve doğu Brezilya’dan gelen eski bireylerle şaşırtıcı bir bağlantı olduğunu gösterdi, ancak modern Amazonlarla değil. Bu bulgular, bazı arkeologlar tarafından öne sürülen, biri Amazon popülasyonlarına, diğeri ise Doğu kıyısındaki popülasyonlara yol açan da dahil olmak üzere, Güney Amerika’ya yapılan ayrı göçler teorisini destekliyor.

Lindo, “Şimdi bu teorinin doğru olabileceğine dair genetik kanıt sağladık. Bu, And Dağları’nın eteklerinde bölünen tek bir göç teorisine aykırı.” diyor.

Brezilya’nın güneyindeki Atlantik kıyısında yer alan ve günümüzde Uruguay olarak bilinen bölgede insan yerleşimine ilişkin arkeolojik kanıtlar 10.000 yıldan daha eskiye dayanıyor. Avrupalı sömürgeciler, 1500’lerin başlarında bölgenin yerli halkıyla ilk teması kurdular.

1800’lerde, sömürgeciler yerli halkları yok etmek için bir dizi askeri kampanya başlattılar ve 1831’de Salsipuedes Deresi’nde Charrúa adlı bir etnik grubu hedef alan katliamla sonuçlandı. Yazarlar, Charrúa teriminin geniş anlamda Uruguay topraklarındaki çeşitli avcı-toplayıcı grupları kapsadığını söylüyor.

Lindo, “Avrupalıların gelişinden önce bölgenin yerli halkının bu ilk bütün genom dizileri aracılığıyla, onların genetik tarihöncesinin en azından küçük bir bölümünü yeniden oluşturabildik.” diyor.

Çalışma, kendilerini potansiyel olarak Avrupalı sömürgeciler gelmeden önce bölgede var olan popülasyonlarla genetik olarak ilişkilendirmeye çalışan günümüz Uruguaylılarına kapıyı açıyor. Lindo, “Uruguay’ın dört bir yanından antik arkeolojik alanlardan daha fazla DNA örneği toplamak istiyoruz, bu da bugün ülkede yaşayan insanların olası bir genetik bağlantıyı keşfetmelerini sağlayacak.” diyor.

Lindo antik DNA laboratuvarı, Amerika’nın az keşfedilmiş insan soylarının haritalandırılmasında uzmanlaşmıştı. Çoğu eski DNA laboratuvarı, daha soğuk iklimin örneklerin daha iyi korunduğu Avrupa’da bulunuyor.

Güney Amerika’dan gelen antik DNA dizilimine daha az odaklanıldı. Bunun bir nedeni, kıtanın büyük bölümünde daha sıcak, daha nemli iklimlerin kullanılabilir antik DNA örnekleri toplamayı daha zor hale getirmesiydi, ancak dizileme teknolojisindeki gelişmeler bu sınırlamalardan bazılarının ortadan kaldırılmasına yardımcı oluyor.

Lindo, “Avrupa kökenli iseniz, DNA dizilimi yaptırabilir ve bu bilgiyi atalarınızın belirli köylere kadar nerede olduğunu saptamak için kullanabilirsiniz. Amerika Kıtası Yerlilerinden geliyorsanız, genomunuzun bir kısmının yerli olduğunu öğrenebilirsiniz, ancak yeterli antik DNA referansı olmadığı için doğrudan bir soy izlemeniz olası değil.” diyor.

Lindo, pek çok uygarlığın yok edildiği ve tüm nüfusun öldürüldüğü göz önüne alındığında, Avrupalıların gelişinin neden olduğu büyük yıkımın, resmi daha da karmaşık hale getirdiğini de ekliyor.

Lindo, yerli topluluklar ve yerel arkeologlarla yakın işbirliği yaparak, insanların atalarını daha iyi keşfetmelerine ve anlamalarına yardımcı olmak için Amerika’dan artan sayıda antik DNA referansı içeren ücretsiz, çevrimiçi bir portal oluşturmak için gelişmiş DNA dizileme tekniklerini kullanmayı umuyor.


Emory University. 11 Mayıs 2022.

Makale: ohn Lindo, Rosseirys De La Rosa, Andre Luiz Campelo dos Santos, Mónica Sans, Michael DeGiorgio, Gonzalo Figueiro. 2022. The genomic prehistory of the indigenous peoples of Uruguay, PNAS Nexus.

Yorumlar
Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü Yüksek Lisans mezunu. Aynı üniversitede Doktora adayı. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login