10.000 Yıl Önce Yok Olan Devlerin Günümüze Etkileri Sürüyor

Yeni bir çalışma, on binlerce yıl önce nesli tükenen büyük memelilerin günümüz besin ağlarını nasıl şekillendirdiğini açıklıyor.

(Görsel: Pixabay / CC0 Public Domain)

Bundan 50.000 ila 10.000 yıl önce, dünyanın en büyük memeli türlerinin çoğu tarih sahnesinden çekildi.

Şöyle bir gözünüzün önüne getirin: 18 santimetrelik dişleriyle kılıç dişli kediler, fil büyüklüğünde tembel hayvanlar… Kavisli dişleri 3,5 metreyi aşan yünlü mamutlar… Hatta bir araba boyutunda, üç tonluk bir vombat! Milyonlarca yıl boyunca Dünya üzerinde dolaşan bu iri cüsseli memelilerin çoğu, özellikle de ağırlığı bir tonu aşanlar tamamen silindi. Yok oldular.

Sonuçları Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu dev memelilerin ortadan kaybolmasının, günümüzde hayatta kalan türlerin besin ağlarını nasıl kökten şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Ayrıca bu değişimlerin neden dünyanın bazı bölgelerinde, özellikle de Amerikalarda diğer yerlere kıyasla çok daha belirgin olduğunu açıklıyor.

Nesil tükenmesi ekosistemlerde nasıl bir dalgalanma yaratıyor?

Herhangi bir türün nesli tükenmek üzere olduğunda veya tükendiğinde, sadece o tür yok olmaz; hayatta kalan türler arasındaki ilişkiler ağı da çoğu zaman karmaşık yollarla değişime uğrar.

Araştırmanın kıdemli yazarı Lydia Beaudrot, avcı türler ortadan kalktığında av konumundaki hayvanların kontrolsüzce çoğalabileceğini ve bunun zincirleme etkilere yol açabileceğini belirtiyor.

(İlgili: Neden Artık Çok Sayıda Dev Hayvan Yok?)

Beaudrot, önceki araştırmalarına dayanarak, on binlerce yıl önceki büyük memeli yok oluşlarının, “kimin kimi yediğini” belirleyen o karmaşık besin ağları üzerinde çok uzun süreli etkiler bırakmış olabileceğine dair bir önseziye sahipti. Beaudrot, “Ancak elimizde yeterli veri noktası yoktu” diyor.

Bunun üzerine Beaudrot ve meslektaşları, daha geniş mekansal ölçeklerde daha fazla veriyi sentezlemek için yeni yöntemler geliştirmeye başladılar. Yeni çalışma için Beaudrot ve başyazar Chia Hsieh liderliğindeki ekip; Amerika, Afrika ve Asya’nın tropikal ve yarı tropikal bölgelerindeki 389 farklı noktadan elde edilen güncel av-avcı ilişkisi verilerini analiz etti.

Çalışma; ayılar, kurtlar, filler ve aslanlar dahil olmak üzere 440’tan fazla memeli türünü kapsıyordu.

Küresel karşılaştırmalar ne söylüyor?

Dünyanın dört bir yanındaki besin ağları aslında aynı temel trofik seviyelerine sahiptir: beslenenler ve karşılığında başkalarına yem olanlar. Ancak türlerin sayısı ve çeşitleri bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir.

Araştırmacılar genel olarak, günümüzde Amerika kıtasındaki besin ağlarının, Afrika ve Asya’dakilere kıyasla daha az sayıda ve daha küçük av hayvanına sahip olduğunu keşfetti.

Avların vücut kütlesi ve aktivite kalıpları gibi özelliklerine baktıklarında ise Amerikalar’daki avcıların, daha dar bir özellik yelpazesine sahip ve birbirleriyle daha az örtüşen avlara yöneldiğini gördüler.

On binlerce yıl önce, dünyanın en büyük memeli türlerinin çoğu yok oldu. Yeni bir araştırma, günümüzde “kimin kimi yediği” bağlamında bu durumun zincirleme etkilerinin hala nerelerde hissedildiğini ortaya koyuyor. (Görsel: Chia Hsieh, Michigan Eyalet Üniversitesi)

MSU’nun Ekoloji, Evrim ve Davranış programında doktora sonrası araştırmacı olan Hsieh, bölgeler arasındaki bu farklılıkların sadece hava durumu veya mevsimler gibi güncel faktörlerden kaynaklanmadığını söylüyor. Aksine, geçmişteki nesil tükenmesi olaylarının şiddetindeki farklılıkların bu tabloda önemli bir rol oynadığı anlaşıldı.

Amerikalar’ın tarihöncesindeki ağır kayıpları

Her bölge kendi payına düşen kayıpları yaşadı. Ancak en ağır darbeyi Amerika kıtası aldı; son 50.000 yıl içinde ağırlığı 45 kilogramın üzerindeki tüm memelilerin dörtte üçünden fazlası yok oldu.

Örneğin, Güney Amerika bir zamanlar birkaç dev geyik türüne ev sahipliği yapıyordu. Bu hayvanların nesli tükenmek üzereyken yaşanan kayıplar; kılıç dişli kediler ve ulukurtlar (dire wolves) gibi yırtıcılar için daha az av seçeneği bıraktı; bu da besin ağını tabiri caizse hem düzleştirdi hem de seyreltti. Hsieh, “Besin zincirinin alt kısmının büyük bir bölümü kaybedildi” diyerek durumu özetliyor.

Devler neden yok oldu?

En devasa memelilerin neden ortadan kaybolduğu hala bir tartışma konusu.

Bazı bilim insanları, mamutların ve diğer devlerin yok olmasında iklim ve çevresel stres faktörlerinin rol oynadığını savunuyor. Diğerleri ise bu sonun sorumlusu olarak insanların Afrika’dan dünyanın diğer bölgelerine yayılmasını görüyor.

Ancak sebep ne olursa olsun, bu yeni çalışma, devlerin gidişinin etkilerinin günümüzde hala sürdüğünü doğruluyor.

Günümüz yaban hayatı için ne anlama geliyor?

Bu araştırma oldukça önemli; çünkü bilim insanlarının bugün nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerin uzun vadeli potansiyel etkilerini anlamasına yardımcı oluyor.

Dünya genelinde, ağırlığı 9 kilogramdan fazla olan tüm memelilerin neredeyse yarısı, Uluslararası Doğa Koruma Birliği tarafından “hassas”, “tehlikede” veya “kritik derecede tehlikede” olarak sınıflandırılıyor.

Beaudrot, bir sonraki adım olarak ekibin, tarihsel nesil tükenmelerinin gelecekte belirli toplulukları daha savunmasız hale getirip getirmeyeceğini incelemeyi planladığını söylüyor.

Hsieh, “Geçmişi inceleyerek gelecekte bizi nelerin beklediğini de anlamaya çalışabiliriz” diyerek sözlerini noktalıyor.


Michigan State Üniversitesi. 27 Nisan 2026.

Makale: C. Hsieh, E.C. Fricke, W. Lee, D. Gorczynski, & L. Beaudrot. (2026). Historical legacies shape continental variation in contemporary mammal food webs. Proceedings of the National Academy of Sciences, 123 (19) e2519938123.

You must be logged in to post a comment Login