ABD tarihinin bilinen ilk evcil kedi kalıntıları, 1559 yılında Pensacola Körfezi’nde batan bir İspanyol gemi batığında ortaya çıktı.

Yeni bir araştırma, bir yetişkin ve bir yavru kediye ait 466 yıllık kalıntıların, bugünkü Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde keşfedilen en eski evcil kedi buluntuları olduğunu ortaya koydu. Yapılan çalışmaya göre, bu pençeli yolcular yüzyıllar önce Florida açıklarında yaşanan trajik bir gemi kazasında hayatlarını kaybetmişti.
Söz konusu gemi, İspanyol kraliyeti adına Meksika’dan yola çıkan, Tristán de Luna y Arellano liderliğindeki sömürge filosunun bir parçasıydı. Eylül 1559’da, yeni kurulan İspanyol yerleşimi Santa María de Ochuse yakınlarında demirli olan 11 gemiden birkaçı, Pensacola Körfezi’nde patlak veren bir kasırga nedeniyle batmıştı. Arkeologların 2006 yılında bulduğu ve “Emanuel Point II” adıyla literatüre kazandırdığı bu batıklardan birinin, bir yetişkin ve bir yavru evcil kediye (Felis catus) ev sahipliği yaptığı anlaşıldı.
(İlgili: Çin’de 3.500 Yıl Boyunca Leopar Kedileri Evcilleştirilmiş)
Arizona Üniversitesi’nden zooarkeoloji uzmanı Dr. Martin Welker, mevcut anlayışa göre evcil kedilerin Orta Doğu kökenli olduğunu ve bu nedenle Amerika kıtasına mutlaka insanlar tarafından getirilmiş olmaları gerektiğini vurguluyor.
Arkeologlar daha önce Kristof Kolomb’un 1492’de ulaştığı Haiti’deki yerli Taíno kasabası En Bas Saline gibi erken dönem İspanyol yerleşimlerinde kedi kalıntılarına rastlamış olsa da, Kolomb hiçbir zaman Kuzey Amerika ana karasına ayak basmamıştı. Dr. Welker’a göre Florida’daki bu İspanyol seferleri, evcil kedilerin bugünkü ABD topraklarına ulaşması için ilk gerçek fırsatı temsil ediyordu.
Araştırma ekibi; kemikleri zooarkeolojik karşılaştırmalar, kimyasal imzaları inceleyen izotopik analizler ve antik DNA çalışmalarıyla kapsamlı bir teste tabi tuttu. Sonuçlar, kemiklerin sadece evcil kedilere ait olduğunu doğrulamakla kalmadı, aynı zamanda bu hayvanların beslenme alışkanlıkları hakkında da çarpıcı veriler sundu.

Batı Florida Üniversitesi’nden antropolog John Bratten’e göre, inceledikleri kedi, gemideki farelerle beslenmiyordu; aksine tam olarak gemicilerden beklenen bir beslenme düzenine sahipti. Bu izotopik veriler, gemicilerin kediyi ya fare popülasyonunun yetersizliği nedeniyle ya da ona duydukları sevgiden dolayı kendi istihkaklarıyla beslediklerini gösteriyor.
Kedinin bir “haşere kontrol uzmanı” olmanın ötesinde, mürettebat tarafından bakılan bir evcil hayvan olma ihtimali, arkeolojik verilerle güçleniyor.
Genetik analizler, her iki kedinin de Avrupa kökenli olduğunu doğruluyor. Kedilerin gemiye nasıl dahil olduğu tam olarak bilinmese de, filonun Florida’ya yelken açmadan önce Meksika’daki duraklarında rıhtımdan sızmış olabilecekleri veya yiyecek stoklarını korumak amacıyla kasıtlı olarak mürettebata dahil edildikleri düşünülüyor.
Kedilerin haşere kontrolündeki uzmanlığı, tarihin her döneminde insanların dikkatini çekmişti. Nitekim antik Romalıların da kedileri Avrupa’ya tam olarak bu pratik fayda için getirdiği düşünülüyor. Günümüzde ABD’deki her üç haneden birinde bir evcil kedinin yaşaması ve dünya genelindeki 600 milyondan fazla kedi nüfusu, bu binlerce yıllık birlikteliğin ulaştığı noktayı özetliyor.
Araştırmacılar çalışmada, kedilerin fare avcısı olmasının şaşırtıcı olmayacağını, çünkü “evcilleştirilmelerinden Yeni Dünya’ya gelişlerine kadar birçok toplulukta kedilerin birincil rolünün haşere kontrolü olduğunu, bu işe çok uygun olduklarını ve insan komşularından çok az gözetim gerektirdiğini” yazdılar. Çalışmaya göre, eski Romalılar muhtemelen bu nedenle kedileri Avrupa’ya getirdiler.
Live Science. 30 Nisan 2025.
Makale: Welker, M. H., Bratten, J. R., & Guiry, E. (2025). Exploring the Arrival of Domestic Cats in the Americas. American Antiquity, 90(2), 263–281.
You must be logged in to post a comment Login