Köpek dostlarımızın yardım etme dürtüsü, evrimsel olarak kedi türünden ziyade küçük bir çocuk ile şaşırtıcı benzerlikler taşıyor.

Siz bir eşyanızı ararken köpeğiniz neden yardım etmek için acele ederken kediniz genellikle olup bitene kayıtsız görünür? Yeni bir araştırma, bu davranışsal farkın derin evrimsel kökenleri olabileceğini ve belirli durumlarda köpeklerin kedilere kıyasla yeni yürümeye başlayan çocuklara daha benzer tepkiler verdiğini ortaya koyuyor.
Animal Behaviour dergisinde yayımlanan çalışma; eğitilmemiş evcil köpek, evcil kedi ve 16-24 aylık çocukların, tanıdık bir bakıcının gizli bir nesneyi aradığı anlardaki tepkilerini inceledi. Araştırmanın temel amacı, bu üç grubun doğrudan bir ödül beklentisi olmaksızın başkalarına fayda sağlayan eylemler olarak tanımlanan “kendiliğinden prososyal davranışlar” sergileyip sergilemediğini ve ev yaşamını paylaştığımız bu türler arasındaki benzerlikleri belirlemekti.
(İlgili: Köpek Çeşitliliği, Sanılandan Binlerce Yıl Önce Ortaya Çıkmış)
Araştırmacılar, bu davranışı test etmek için oldukça basit ve doğal bir senaryo kurdular: Ebeveyn veya sahip; çocuk, köpek ya da kedinin açıkça görebileceği bir noktaya gizlenmiş bir nesneyi aramaya başladı. Deneyin en kritik noktası, bakıcının denekten doğrudan herhangi bir yardım talep etmemesiydi. Ekip, deneklerin nesnenin yerini kendiliğinden işaret edip etmediğini; örneğin nesne ile bakıcı arasında mekik dokuyan bakışlar atıp atmadığını, nesneye yaklaşıp yaklaşmadığını veya nesneyi bakıcıya getirip getirmediğini gözlemledi.
Çalışmanın başyazarı Melitta Csepregi, “Çocukların bu yaşlarda başkalarına yardım etme eğiliminde oldukları zaten biliniyordu. Deney grubumuzdaki çocukların daha önceki çalışmalarda bildirilenlere benzer bir performans sergilemesi, kullandığımız yöntemin ve deneysel kurulumun prososyal davranışı ölçmek adına uygunluğunu doğrulamış oldu” diye belirtiyor.
Araştırma bulgularına göre, köpek ve çocuk deneklerin büyük çoğunluğu şaşırtıcı derecede benzer davranış kalıpları sergiledi. Deney sürecine hızla uyum sağlayan bu grupların yüzde 75’inden fazlası, gizlenen nesnenin yerini işaret etti veya nesneyi geri getirdi. Deneklerin bu konuda özel bir eğitim almamış olmaları, herhangi bir ödül beklentisi taşımamaları ve gizlenen nesnenin (bir bulaşık süngeri) kendileri için bir değer ifade etmemesi; yardım etme konusunda içsel ve güçlü bir motivasyona sahip olduklarını gösteriyor.
Öte yandan, kedi deneklerin bu tür bir yardım davranışına yönelme olasılığının çok daha düşük olduğu saptandı. Kediler durumu dikkatle takip etseler de, gizlenen nesnenin doğrudan kendi istedikleri bir şey (en sevdikleri ödül maması veya oyuncak gibi) olduğu kontrol deneyleri haricinde nadiren sürece dahil oldular.
Çalışmanın kıdemli yazarı Márta Gácsi’ye göre bu durum; evcilleşmenin, yaşam alanını paylaşmanın ve yakın bağlar kurmanın, kendiliğinden gelişen insan benzeri bir yardım etme davranışı üretmek için tek başına yeterli olmadığını kanıtlıyor.
Araştırmacılar, bu farkın temel nedeninin evrimsel tarihin derinlerinde yattığı görüşünde birleşiyor. Köpekler, binlerce yıl boyunca insanlarla etkileşime giren son derece sosyal atalardan evrilirken; kediler yalnız yaşayan atalardan geldiler ve insan yerleşimlerinin yakınına yerleşerek bir anlamda “kendi kendilerini evcilleştirdiler”. Köpeklerin aksine kediler, tarihsel süreçte insanlarla iş birliği yapmaları yönünde bir seçilime uğramadılar.
Bu bulgular, kedilerin iş birliğine karşı “kötü niyetli” olduğu şeklinde yorumlanmamalı. Aksine bu durum, dahil olmak için somut bir neden bulunmadığında kedilerin, köpeklerle kıyaslandığında çok daha yüksek olan bağımsızlıklarını yansıtıyor. Kediler, insanlara olan düşük bağımlılık seviyeleriyle tutarlı olarak, eyleme geçmek yerine gözlemci kalmayı tercih ediyorlar.
Günlük yaşamımızı paylaştığımız türleri mercek altına alan bu araştırma, sosyal davranışların ve iş birliğinin evrimsel süreçte nasıl şekillendiğine dair önemli veriler sunuyor. Ayrıca, bir yardım eline (veya patisine) ihtiyaç duyduğumuz anlarda evcil hayvanlarımızın neden bu denli farklı tepkiler verdiğini bilimsel bir temele oturtuyor.
Eötvös Loránd Üniversitesi. 26 Şubat 2026.
Makale: Csepregi, M., Moravcsik, A. Á., Miklósi, Á., vd. (2026). Dogs’ behaviour is more similar to that of children than to that of cats in a prosocial problem situation. Animal Behaviour, 233, 123488.
You must be logged in to post a comment Login