İnkaların Çocuk Kurban Etmelerine Dair Yeni Bulgular

Yeni BT bulguları, İnka çocuk kurbanların sadece birer adak olmadığını; ritüel yoluyla kutsal aracılara dönüştürüldüklerini gösteriyor.

(Fotoğraf: Maria Camila Castaño / Pexels)

İnkaların, tanrıları yatıştırmak amacıyla çocukları kurban ettikleri ritüeller gerçekleştirdikleri uzun zamandır biliniyor. Arkeologlar bugüne kadar bu kurbanların kalıntılarını birçok kez analiz etmiş olsalar da, her buluntu ileri teknik detaylar sunabilen BT (bilgisayarlı tomografi) taramasından geçmemişti.

Şimdi ise yeni bir çalışma, BT taraması yeni tamamlanan dört İnka çocuk kurbanına dair bulguları açıklayarak; bu çocukların yaşamlarına, ölümlerine ve bu kanlı ritüelin imparatorluk için taşıdığı anlama ışık tutuyor.

Capacocha ritüeli

Yaklaşık 13. yüzyılın sonlarından MS 1572 yılına kadar hüküm süren İnka İmparatorluğu, dinî pratikleri geniş ve çok etnikli topraklarını birleştirmek için güçlü bir araç olarak kullanmıştı. Bu inanç sisteminin en dehşet verici parçalarından biri, çocukların tanrılara adak olarak sunulduğu capacocha ritüeliydi. İnkalar için yüksek dağ zirveleri, güçlü tanrılarla bağlantılı kutsal mekanlar olarak kabul ediliyor, bu nedenle kurban eylemleri genellikle bu zirvelerde gerçekleşiyor ya da kalıntılar buralara bırakılıyordu.

(İlgili: 500 Yıllık İnka Çocuklarında Çiçek Hastalığı Tespit Edildi)

Çalışmanın yazarlarına göre, “Bu kurbanlar, bölge seçkinlerine mensup her iki cinsiyetten çocukları ve acllahuasi’den (Güneş kültüne adanmış seçilmiş kadınlar evi) genç kadınları kapsıyordu. Bazı tarihçiler kurbanları canlı gömülme, boğulma, havasız bırakılma veya başa darbe alma gibi yöntemlerle öldürülen, “güzel ve kusursuz” bireyler olarak tanımlıyor. Capacocha ritüelleri, imparatorluk sarayını ilgilendiren önemli olaylar, doğal afetlere verilen yanıtlar veya döngüsel kutlamalar sırasında gerçekleştiriliyordu.”

Daha önceki çalışmalarda, bu ritüellerle ilişkilendirilen birkaç mumya üzerinde yapılan BT taramaları çarpıcı sonuçlar vermişti. Bu analizler, çocukların kurban edilmeden önce genel olarak oldukça iyi beslendiklerini, öldükleri sırada kalın karın yağı tabakalarına ve dolu midelere sahip olduklarını ortaya koymuştu. Ayrıca, bu mumyalardan en az birinin (ünlü Llullaillaco Bakiresi’nin), kurban edildiği sırada bir solunum yolu hastalığı taşıdığı saptanmıştı.

Yeni BT taraması bulguları

Araştırma ekibi; 1990’lı yıllarda Peru’daki Ampato ve Sara Sara yanardağlarında bulunan dört mumya üzerinde ileri seviye BT taramaları gerçekleştirdi. Ampato’da bulunan üç birey (Ampato #1, #2 ve #4) ile Sara Sara yanardağının tek örneği olan birey mercek altına alındı. Yapılan DNA analizleri ve mezar hediyeleri, bu kurbanların tamamının kız çocuğu olduğunu gösteriyor. 2019 yılında yapılan önceki röntgen çalışmaları, Ampato #2 ve #4’ün yaklaşık 6 yaşında öldüğünü öne sürmüştü, ancak görüntü kalitesi düşüktü. Ampato #1’in ise 15 yaşlarında olduğu düşünülüyordu.

“Ampato Leydisi” olarak da bilinen ve dört örnek arasında en iyi korunmuş olan Ampato #1 üzerindeki taramalar; kafatası, göğüs kafesi ve leğen kemiğinde ağır hasarlar saptadı. Bu bulgular, yaklaşık 15 yaşındaki genç kızın muhtemelen küt kuvvet travması sonucu meydana gelen şiddetli bir ölümle can verdiğine işaret ediyor.

Ampato #2 üzerindeki taramalar ise sadece kafatası travmasını değil, aynı zamanda anormal derecede genişlemiş bir yemek borusuna (megaözofagus) dair kanıtları da ortaya çıkardı. Bu durum, yaklaşık 6 yaşındaki çocuğun kurban edilmeden önce ciddi bir hastalıkla mücadele ettiğini gösteriyor. Ayrıca, kalıntıların bir kısmının bölgedeki doğa olayları, muhtemelen bir yıldırım çarpması sonucu tahrip olduğu saptandı.

Araştırmanın en sıra dışı bulgusu ise Ampato #4’te karşımıza çıkıyor. Bazı kemiklerin eksik olduğu bu örnekte, yumuşak dokuların yerini tekstil ürünlerinin aldığı görüldü. Araştırmacılar bu durumu, vücudun ölümden sonra kasıtlı bir şekilde yapay olarak yeniden yapılandırılması ve korunması olarak yorumluyor. Sara Sara bireyine ait taramalar ise kafa travmasını ve kireçlenmiş iç organları gün yüzüne çıkardı.

Süregelen anlam ve koruma

Ekip; mumyaların ölümden sonra tekrar açılmasının ve Ampato #4’teki gibi müdahalelere maruz kalmasının, ritüel sürecinin ölümle son bulmadığını gösterdiğini belirtiyor. Bu, kurban edilen bir çocuğun vücudunun tekstil ürünleriyle kısmen tamamlandığının belgelendiği ilk İnka vakası ve bu da çocuğun formunu koruma kaygısını gösteriyor. Bulgular, çocukların sadece birer adak olmadığını; kurban edilme eylemiyle “kutsal aracılara” dönüştürüldüklerini ve ölümden sonra da sembolik olarak “aktif” kalmaya devam ettiklerini gösteriyor.

İspanyol sömürgecilerin kayıtları da bu tezi destekliyor: Kayıtlara göre İnkalar, önemli kararlar almak ya da evlilik onayı istemek için bu kutsal mumyaları ziyaret etmeye devam ederlerdi. Bu çalışma, geçmiş toplumların inanç sistemlerini yönetmek ve tanrılarıyla bağlarını korumak için ne kadar ileri gidebildiklerini gözler önüne seriyor. Modern hastane teknolojisi de 500 yıl önce uzak And zirvelerinde yaşanan olaylara bugün ışık tutmaya devam ediyor.


Makale: Socha, D. M., Panzer, S., Reinhard, J., Zink, A., Martínez Sulca, W. C., Grupp, F., & Paladin, A. (2026). Paleoradiology opens new insights into frozen mummified children from Ampato and Sara Sara volcanoes, Peru. Journal of Archaeological Science: Reports, 70, 105610.

You must be logged in to post a comment Login