1796 yılında bir çocuğun tesadüfen bulduğu bu nadir bronz miğfer, gerçek bir savaş için fazla gösterişliydi.

1796’da, İngiltere’nin Ribchester kasabasında genç bir çocuk evinin arkasındaki tarlalarda dolaşırken, bir çukurun içinde 30’dan fazla metal eserden oluşan bir koleksiyona rastladı. Bu yığının içindeki en benzersiz ve en etkileyici parça, Erken Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen, yüz maskeli bronz bir miğferdi.
Ribchester Miğferi 1813’te British Museum koleksiyonuna girdi ve o tarihten beri sergileniyor. Miğfer iki ana parçadan oluşuyor: savaşçı bir sahneyle süslü bir miğfer başlığı ve genç bir adamın yüzü biçiminde yapılmış bir maske. Miğfer parçaları birlikte 1,3 kilogram geliyor. Roma Britanyası’nda bugüne kadar bulunmuş yüz maskeli miğferlerin yalnızca üç örneğinden biri.
(İlgili: Bilinen En Eski Miğferlerden Biri: Meskalamdug Miğferi)
Miğfer başlığı, altı süvari ile 11 piyadenin görünürdeki çarpışmasını betimleyen bir sahneyle yoğun biçimde süslenmiş. Süvariler sayıca az olmasına rağmen üstün gibi görünüyor; çünkü iki piyade askeri ölü halde yatıyor. Miğfer başlığında ayrıca zaferi simgeleyen iki palmet motifi, düşmandan ele geçirilmiş zırhı işaret eden bir kalkan ve mızraklar da tasvir edilmiş. Ense hizasında bulunan delikler, miğfere bir zamanlar şeritlerin takıldığını düşündürüyor.

Yüz maskesinde, genç adamın ifadesiz ve sakalsız bir yüzü var. Saçlarının kıvrımları dört yılan başına dönüşüyor. Bu da, başka Roma askeri teçhizatlarında da görülen Medusa ve Gorgonlar mitine görsel bir gönderme olmalı. Gencin saçlarının üzerinde “corona muralis” biçiminde bir diadem duruyor. Şehir suru şeklindeki bu taç, Roma’da en yüksek askeri nişan biçimlerinden biriydi. Ancak maskenin göz ve burun delikleri çok küçük olduğundan, gerçek bir çatışmada takılması pek pratik olmazdı.
Arms & Armour dergisinde 2019’da yayımlanan bir çalışmada arkeologlar Jamie Kaminski ve David Sim, Ribchester Miğferi’nin amacını “hippika gymnasia” (süvari turnuvaları) sırasında giyilen özel bir teçhizat olarak açıkladı. Bu etkinlikler, hem askeri bir talim türüydü hem de birlikler ve ziyarete gelen ileri gelenler için bir eğlence işlevi görüyordu.

Kaminski ve Sim, “Etkinlikler, birliğin seçkin binicileri arasında yapılan göstermelik savaşları da içeriyordu. Bu sırada hem insanlar hem de atlar, çoğu zaman Yunanlar, Troyalılar ve Amazonlar kılığında, gösterişli teçhizat takımlarıyla süsleniyordu” diyor.
Miğferin, günümüzde Ribchester köyünün bulunduğu yerde bir zamanlar yer alan Bremetennacum Veteranorum adlı Roma kalesinin yakınında, gelecekte yeniden kullanılmak üzere ya da hurdaya ayırma amacıyla, diğer askeri teçhizatla birlikte bir kutu ya da sandık içinde depolanmış olması muhtemel. Kale 2. yüzyılın sonlarında terk edildi ve bu eser yığını büyük olasılıkla unutuldu; ta ki meraklı bir genç çocuk 17 yüzyıl sonra onu kazıp çıkarana kadar.
Live Science. 2 Şubat 2025.
Makale: Kaminski, J., & Sim, D. N. (2019). Interpreting the Ribchester Helmet. Arms & Armour, 16(1), 1-26.
You must be logged in to post a comment Login